Son yıllarda hızla yükselen kira fiyatları ve artan konut ihtiyacı, Türkiye’de kiracı ile ev sahibi arasındaki gerilimi yeni bir boyuta taşıdı.
Sonsöz Gazetesi’nden Goncagül Konaş’ın haberine göre; özellikle büyükşehirlerde tahliye davaları, kira tespit uyuşmazlıkları ve depozito anlaşmazlıklarında ciddi artış yaşanırken, yargı sistemi de yoğun dosya yüküyle karşı karşıya kaldı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Uğur Sertaç Uygun, ekonomik şartların kira hukukundaki uyuşmazlıkları derinleştirdiğini belirterek, barınma hakkının artık toplumsal bir mesele haline geldiğini söyledi.

“KİRA UYUŞMAZLIKLARINDA OLAĞANÜSTÜ ARTIŞ YAŞANDI”
Son yıllarda özellikle büyükşehirlerde kira uyuşmazlıklarının ciddi biçimde arttığını ifade eden Uygun, ekonomik dalgalanmalar, yüksek enflasyon ve konut arzındaki yetersizliğin süreci derinleştirdiğini söyledi. Uygun, “Daha önce kira ilişkileri çoğunlukla kira bedelinin ödenmemesi veya sınırlı tahliye uyuşmazlıkları üzerinden ilerlerken, bugün artık kira ilişkisinin neredeyse her aşaması ihtilaf konusu haline gelmiş durumda” ifadelerini kullandı.
6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin ardından Ankara gibi büyükşehirlere yoğun göç yaşandığını belirten Uygun, bunun da kira piyasasını doğrudan etkilediğini söyleyerek, “Enflasyonist piyasa şartları ve deprem gibi faktörler nedeniyle büyükşehirlerde konut ihtiyacı doğmuştur. Konut arzının eksik kaldığı noktalarda ise kira tahliye davaları ve kira tespit davalarında olağanüstü bir artış gözlemlenmiştir.” diye konuştu.

“SULH HUKUK MAHKEMELERİNİN SAYISI ARTIRILDI”
Kira fiyatlarındaki sert yükselişin hukuki başvuruları da artırdığına dikkat çeken Uygun, özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir’de dava yoğunluğunun dikkat çekici boyutlara ulaştığını söyledi. Uygun, “Kira ilişkilerinden kaynaklı hukuki ihtilaf sayısı büyükşehirlerde o kadar artış gösterdi ki, Ankara gibi büyükşehirlerde Sulh Hukuk Mahkemesi sayısı iki katına çıkarılmıştır” diyen Uygun, yargı sisteminin bile artan kira krizine cevap vermekte zorlandığını ifade etti. Kira hukukuna ilişkin danışmanlık taleplerinde de ciddi yükseliş olduğunu belirten Uygun, “İnsanlar artık yalnızca dava açmak için değil, sözleşme yaparken bile hukuki destek alma ihtiyacı hissediyor. Bu da meselenin sıradan bir özel hukuk uyuşmazlığını aşarak sosyal bir boyut kazandığını gösteriyor.” dedi.
EN ÇOK TAHLİYE DAVALARI GÖRÜLÜYOR
Sahada en sık karşılaşılan uyuşmazlıkların başında tahliye davalarının geldiğini belirten Uygun, özellikle ihtiyaç nedeniyle tahliye, kira bedelinin ödenmemesi ve tahliye taahhüdüne dayalı işlemlerin yaygın olduğunu belirtti. “Kira tespit davaları da çok arttı. Çünkü uzun süredir düşük bedelle oturan kiracılar ile güncel piyasa koşullarına ulaşmak isteyen mal sahipleri arasında ciddi bir fark oluştu” ifadelerini kullanan Uygun, depozito anlaşmazlıklarının da uygulamada yoğun şekilde yaşandığını aktardı.
Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.




