Sahte sigortalılık ve usulsüz emeklilik işlemlerine karşı kapsamlı bir denetim süreci başlatıldı. Tebligat gönderilen yurttaşlardan savunma talep ediliyor.
Denetim Süreci
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), sahte sigortalılık iddialarına yönelik geniş kapsamlı bir inceleme başlattı. Özellikle 2016 sonrası yapılan emeklilik işlemleri mercek altına alınırken, usulsüzlük şüphesi bulunan dosyalar öncelikli olarak değerlendiriliyor. Primlerin naylon şirketler üzerinden yatırıldığı ve sahte sağlık raporlarıyla emeklilik hakkı elde edildiği düşünülen kişiler soruşturma kapsamına dahil ediliyor.

Tebligat ve Savunma Süreci
İncelemeler kapsamında usulsüzlük şüphesi bulunan kişilere ikamet adresleri üzerinden tebligat gönderiliyor. SGK, ilgili yurttaşlardan ilçe merkezlerine başvurarak savunmalarını sunmalarını talep ediyor. Tebligata üç iş günü içinde yanıt verilmesi gerektiği, aksi halde işlemlerin tek taraflı olarak sonuçlandırılabileceği belirtiliyor.

Geriye Dönük Tahsilatlar
Usulsüzlük tespit edilmesi halinde geriye dönük ödemeler farklı yöntemlerle tahsil ediliyor. Kurum kaynaklı hatalarda son beş yıla ait ödemeler faizsiz geri istenirken, vatandaş kaynaklı usulsüzlüklerde ise son on yıla ilişkin ödemeler faizli olarak tahsil ediliyor.
SGK’nin bu tür denetimleri daha önce de gündeme gelmişti. 2024 yılında Aydın’da gerçekleştirilen “Joker Çetesi” operasyonunda çok sayıda kişinin emekliliği iptal edilmişti. SGK uzmanı Özgür Erdursun, kurumun uzun süredir benzer denetimler yürüttüğünü ve bugüne kadar yüz binlerce emeklilik işleminin iptal edildiğini ifade etti. Erdursun, işyeri ortağı olup başka bir işyerinde sigortalı gösterilerek emekli olanların da denetim sonrası emekliliklerinin iptal edilebildiğini belirtti.

Sosyal güvenlik uzmanları, emeklilik işlemlerinin yasal mevzuata uygun şekilde yürütülmesinin önemine dikkat çekiyor. Sahte belge kullanımı veya naylon şirketler üzerinden prim yatırılması gibi yöntemlerin hem cezai yaptırımlara hem de emeklilik hakkının kaybına yol açabileceği vurgulanıyor. SGK’den tebligat alan yurttaşların, belirlenen süre içinde başvuru yaparak savunmalarını sunmaları gerektiği ifade ediliyor. Bu süreç, sosyal güvenlik sisteminde güvenilirliğin korunması açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.





