Sevgili Dostlar,
Yeni yıla girdiğimiz şu günlerde hala daha yeni yılı kutlamanın ideolojik bir düşünce olduğu fikrinde olan kimseler görüyorum. Hayır efendim, bu ne dini ne siyasi ne ideolojik bir şeydir. Bunlardan tamamen bağımsız bir özerkliktir. Belki geçmişin belki son bir senenin ağır yüklerinden kurtulmak, belki yapamadıkları “arkası yarın”ların gelmesini beklemek, hayallerini söndürmemek, onları canlı tutmak, ruhunu canlı tutmaktır belki… Bu nedenle yeni bir yılın gelişi yeni hayallerin de yaşamda kalmasıdır. Bu nedenle her yeni yıl kutlanmalıdır. Her yeni başlangıcın kutlanması gerektiği gibi. Umut ekmek için. Kendinin, yakınının, sevdiğinin doğum gününü, özel yıl dönümlerini kutlamak gibi. Yaşamı kutsamaktır aslında. Ona hak ettiği değeri vermektir. Herkesin kendince bildiği yöntemlerle, kimsenin kimsenin kişisel ve yaşam alanına müdahale etmeden, kimsenin bir başkasının hakkını gasp etmeden, özgürlüğünü elinden almadan, kimsenin kimseyi yadırgamadığı, herkesin kendi bildiği biçimde istediği gibi kutlamasının gerektiği özel bir gün, yeni bir hayatın başlangıcıdır. Kimi dua ederek, kimi ibadet yaparak, kimi dilek dileyerek, kimi güzel enerjiler betimleyerek, kimisi eğlenerek coşarak, kimi dans ederek, kimi yılbaşı partisinde mutlu olmaya çalışarak girer yeni seneye. Ama hepsinin altında ve kökeninde, o çok ihtiyacımız olan şey “umut” vardır. Karanlıkların ardından gelecek aydınlıkların düşü, gecenin ardından doğacak güneşin sıcaklığı, dibe vurdukça yukarı çıkılacak zamanın da geleceği fikri, işte hepsi umut.
Umut olmadan yaşayabilir mi insan? Yaşayabilir belki ama ruhsuz, cansız, zoraki… O nedenle “umut” bu yaşamda sahip olabileceğiniz her şeydir. Onur ve umut sahip olabileceğiniz yegane kıymetlerdir.
Umut hakkındaki en sevdiğim sözleri sizinle paylaşmak isterim. Halâskâr Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün o çok sevdiğim sözüyle başlamak isterim: “Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim.” Ahhh ne şahane ne yüce bir söz! Bu sözü hep hatırıma gelir, düşünürüm… Peki ya siz? Hangisi hayatınıza dokunmuştur?
Aristoteles “Umut, uyanık insanların rüyasıdır” derken; Mevlana “Umut hiç bitmeyen bahar mevsimidir. İçine kar da yağar, fırtına da kopar ama çiçekler hep açar” demiş, Montaigne “Issız yerlerde kendin için bir evren ol” demiş. Ve daha niceleri… Önemli olan bilmek kadar farkında olabilmek elbette bu öğretilerin…
Herkesin; yalnızca kendisi için değil, ülkemiz ve dünya için, tüm insanlık için gönülden, ulvi dilek ve niyazlarda bulunduğu, güzelliklere açılan çiçekli bir kapıdan girer gibi umudumuzu hep canlı tutacağımız parlak bir sene dilerim. Sevgilerimle…