Ramazan ayında uzun süren susuzluk, böbrek sağlığını tehdit ediyor. Özellikle böbrek taşı hastalığının bu dönemde daha sık görülebildiğine dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Üroloji Uzmanı Op. Dr. Hikmet Cebrayılov, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu.

Böbrek taşının, idrardaki mineral ve tuzların kristalleşmesiyle oluştuğunu belirten Cebrayılov, yeterli su tüketilmediğinde idrarın yoğunlaştığını ve zamanla taş oluşumunun başladığını söyledi. Türkiye’nin böbrek taşı açısından riskli ülkeler arasında yer aldığını ifade eden Cebrayılov, her 7 kişiden birinin hayatının bir döneminde böbrek taşı sorunu yaşadığını kaydetti.

Risk grupları genişliyor

30-50 yaş arası erkeklerde daha sık görülen böbrek taşı; ailesinde taş öyküsü bulunanlar, az su tüketenler, fazla tuzlu ve et ağırlıklı beslenenler ile şeker ve tansiyon hastalarında daha yaygın görülüyor. Ramazan ayında gün boyu susuz kalan kişilerin de risk altında olduğuna dikkat çekiliyor.

Belirtiler ani ve şiddetli

Böbrek taşının en belirgin belirtisi ani başlayan ve kasıklara doğru yayılan şiddetli yan ağrısı. Bu tabloya bulantı, kusma, idrarda kan, sık idrara çıkma ve yanma eşlik edebiliyor. Ağrıyla birlikte ateş ve titreme olması durumunda enfeksiyon gelişmiş olabileceği belirtilirken, hastaların vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurması gerektiği vurgulanıyor.

Tedavi edilmezse ciddi sonuçlar doğurabilir

Memişoğlu’ndan Açıklama: Yeni Alımlar Ne Zaman?
Memişoğlu’ndan Açıklama: Yeni Alımlar Ne Zaman?
İçeriği Görüntüle

Uzmanlar, tedavi edilmeyen taşların böbrekte tıkanıklığa yol açabileceğini, enfeksiyon gelişmesi halinde hayati risk oluşabileceğini belirtiyor. Uzun vadede böbrek fonksiyon kaybına kadar ilerleyebilen ciddi tablolar görülebiliyor.

Günlük su tüketimine dikkat

Günde en az 2,5 litre idrar çıkarmayı hedefleyecek şekilde yaklaşık 3-3,5 litre su tüketilmesi öneriliyor. İdrar renginin açık sarı olması yeterli sıvı alımının göstergesi olarak kabul ediliyor.

Modern yöntemlerle tedavi mümkün

Günümüzde böbrek taşlarının tedavisinde büyük kesiler yerine kapalı yöntemler tercih ediliyor. Şok dalgalarıyla taş kırma (ESWL), idrar yolundan girilerek lazerle taşın parçalanması (RİRC) ve büyük taşlarda uygulanan iğne deliği yöntemi (PNL) en sık kullanılan tedavi seçenekleri arasında yer alıyor. Küçük taşlar ise bol sıvı ve ilaç tedavisiyle kendiliğinden düşebiliyor.

Tekrarlama riski yüksek

Böbrek taşı hastalığının tekrarlama oranının yüksek olduğuna işaret eden Cebrayılov, önlem alınmadığı takdirde 5 yıl içinde her iki hastadan birinde taşın yeniden oluşabildiğini belirtti. Bu nedenle özellikle Ramazan ayında iftar ile sahur arasında yeterli su tüketimi ve dengeli beslenmenin büyük önem taşıdığı kaydedildi.

Muhabir: Melisa Sapaz