Türkiye’nin ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleştirilen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, Türk dünyasının siyasi, ekonomik ve stratejik geleceğine ilişkin önemli mesajlarla tamamlandı. Sonsöz Gazetesi’nden Sümer Taşkıran’ın haberine göre; Cumhuriyet Bayramı ile aynı döneme denk gelen zirve, Türk devletleri arasındaki ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmeler açısından da dikkat çekti.

Zirveye Türkiye, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti cumhurbaşkanları düzeyinde katılırken Azerbaycan'ı Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov temsil etti. Macaristan ise zirveye katılım sağlamadı.

Whatsapp Image 2026 11 03 At 16.23.07

Zirveye ilişkin gözlem ve değerlendirmelerini gazetemiz SONSÖZ’e özel anlatan Eğitimci-Yazar Murat Anar, özellikle Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde yaşanan gelişmelerin Türk dünyasının birlik ve beraberliği açısından önemli bir sınav niteliği taşıdığını belirtti.

“ALİYEV’İN KATILMAMASI İLİŞKİLER AÇISINDAN DİKKAT ÇEKİCİ”

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in zirveye katılmamasını değerlendiren Anar, son dönemde Azerbaycan'a yönelik eleştirilerin zaman zaman demokratik eleştiri sınırlarını aşarak hakaret boyutuna ulaştığını ifade etti. Türkiye'nin bu süreçte resmî düzeyde gerginliği tırmandıracak bir tutum sergilemediğini savunan Anar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallılar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Azerbaycan'ın bağımsızlığına ve iç işlerine müdahale edilmemesi gerektiğine ilişkin açıklamalarını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Aliyev'i telefonla arayarak Azerbaycan'ın Bağımsızlık Günü'nü kutladığını ve zirveye davet ettiğini belirten Anar, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın da Azerbaycan'a yönelik açıklamaları nedeniyle görevden alındığını dile getirdi.

Sendikal özgürlükte baraj tartışması yeniden alevlendi
Sendikal özgürlükte baraj tartışması yeniden alevlendi
İçeriği Görüntüle

Aliyev'in zirveye katılmama gerekçesi olarak aynı gün Bakü'de düzenlenen FIFA U-15 Dünya Kupası ve Festivali'nin kapanış ve ödül törenine katılımının gösterildiğini hatırlatan Anar, Azerbaycan'ın zirvede Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov tarafından temsil edilmesinin iki ülke ilişkileri açısından ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“TÜRKİYE BEYİNSE AZERBAYCAN TÜRK BİRLİĞİNİN KALBİDİR”

Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ilişkilerin yalnızca iki ülkenin diplomatik ilişkileri olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Anar, Türk dünyasının geleceğinde iki ülkenin birbirini tamamlayan stratejik roller üstlendiğini ifade etti. Anar, bu yaklaşımını şu sözlerle dile getirdi: “Türkiye Türk birliğinin stratejik ve diplomatik aklı, yani beyni ise Azerbaycan Türk birliğinin duygusal yönü, ruhu, yani kalbidir. Zaman zaman kalple beyin fikir ayrılığına düşebilir. Ancak kalp ya da beyinden biri hastalanırsa Türk birliği çöker.”

Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.

Muhabir: Haber Merkezi