İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, iki ayrı çağrı merkezi üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık olaylarına yönelik çalışma başlattı. Yapılan incelemelerde şüphelilerin, yeni açılan telefon hatlarını kullanarak vatandaşların kişisel bilgilerini ele geçirdiği ve kendilerini kamu görevlisi ya da devlet yetkilisi olarak tanıttığı belirlendi.
Şüphelilerin, vatandaşların milli ve manevi hassasiyetlerini kullanarak çeşitli bahanelerle para talep ettikleri tespit edildi.
Sel felaketinde zarar görenlere yardım toplama bahanesi
Yürütülen soruşturmada şüphelilerin, kamu görevlisi, belediye çalışanı veya kaymakamlıkta görevli üst düzey yetkililer adına aradıklarını söyledikleri belirlendi. Şüphelilerin, bazı firmalardan son yaşanan sel felaketlerinde zarar gören vatandaşlara yardım topladıklarını öne sürerek para istedikleri ortaya çıktı.
Satın alınmayan ürünler için sahte icra tehdidi
Şüphelilerin kullandığı bir diğer dolandırıcılık yönteminin ise internet üzerinden satılan ürünlerle ilgili olduğu tespit edildi.
Özellikle sahte cinsel sağlık ürünlerini sosyal medya üzerinden pazarlayan şüphelilerin, kapıda ödeme yöntemiyle ürün siparişi veren kişilere imzalattıkları evrakları daha sonra kullandıkları belirlendi. Ürünleri teslim almayan kişileri telefonla arayan şüphelilerin, kendilerini hukuk bürosu çalışanı veya avukat olarak tanıttıkları ve “Haciz işlemi başlatacağız” diyerek korkutup para talep ettikleri tespit edildi.
İki ayrı çağrı merkezine operasyon düzenlendi
Polis ekiplerinin çalışmalarını tamamlamasının ardından belirlenen iki ayrı çağrı merkezine operasyon düzenlendi. Operasyonda 33 şüpheli gözaltına alınırken, adreslerde çok sayıda dijital materyale el konuldu.
Yapılan incelemelerde şüphelilerin söz konusu yöntemlerle yaklaşık 300 kişiyi mağdur ettiği belirlendi.




