Uğurcan BAYRAKDAR
Uzmanlar, özellikle gıda fiyatlarındaki artışın, çalışanlar için büyük bir sorun oluşturduğunu belirtiyor. Enflasyon oranlarının yüksekliği, düşük gelirli ailelerin bütçelerinde önemli oranda daralmaya yol açarken, işverenler de bu durumun ekonomik dengeleri olumsuz etkileyebileceğinden endişe ediyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 2025 yılı başında yapılan %30’luk zammın, şimdilik işçilerin alım gücünü biraz olsun artırdığını fakat enflasyon oranlarının yüksekliği göz önünde bulundurulduğunda ek bir düzenlemenin gerekip gerekmediğine dair değerlendirmelerin süreceğini söyledi. Bakan, enflasyonun düşüş göstermesi durumunda ara zam yapılmayabileceğini belirtirken, “Ancak olası bir ekonomik aksaklık veya olumsuz gelişme durumunda Temmuz ayında tekrar gündeme gelebilir” dedi. Ayrıca, ekonomik göstergelere göre bu kararın şekilleneceğini ifade eden Bakan, “Bu konuda gelişmeleri sürekli izliyoruz ve halkın ihtiyaçlarını karşılamak adına gereken adımları atacağız” şeklinde konuşmuştu.
Ekonomistlerin Görüşleri ve Ara Zammın Etkileri
Ekonomistlere göre, asgari ücrete yapılacak bir ara zam, enflasyon üzerinde ek baskılar oluşturabilir. Bu artış, piyasada daha fazla paranın dolaşmasına yol açarak talep artışına neden olabilir ve dolayısıyla fiyatların yükselmesine neden olabilir. Ekonomistler, özellikle %25’lik bir maaş artışının yıllık enflasyonu 1,5 ila 5 puan arasında artırabileceğini belirtiyor.
Ayrıca, asgari ücret artışının sadece işçileri değil, aynı zamanda işverenleri de etkileyeceği bir diğer önemli konu. İşverenler, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerde ek maliyetlerin iş gücü üzerindeki etkisini göz önünde bulunduruyor. Ancak, bazı sektörlerde çalışanlar, alım güçlerinin artırılmasının enflasyon karşısında hayati önem taşıdığını savunuyor.
Hükümetin Alacağı Karar Ne Olacak?
Bakan Işıkhan’ın açıklamaları, asgari ücretin Temmuz ayında artırılıp artırılmayacağı konusunda net bir karar olmadığına işaret ediyor. Hükümet, Temmuz ayında yapılacak bir düzenleme için ekonomik göstergeleri, enflasyon oranlarını, döviz kurlarındaki dalgalanmaları ve ülkenin genel ekonomik durumunu göz önünde bulunduracak. İşçi sendikaları ve işveren örgütleri de bu süreçte hükümet ile görüşmelerini sürdürüyor.
Sonuç olarak, Temmuz ayında asgari ücrete yapılacak bir artış, hem çalışanlar hem de işverenler için kritik öneme sahip. Çalışanlar, maaşlarının alım gücünü artıracak ek bir artış beklerken, işverenler ise bu artışın işletmelerine getireceği ek maliyetleri ve olası enflasyonist etkileri değerlendiriyor. Bu nedenle, Temmuz ayında yapılacak olası bir düzenleme, sadece asgari ücretlileri değil, tüm ekonomiyi etkileyebilecek bir karar olacak.
Çalışanlar ve İşverenler Ne Yapmalı?
Çalışanlar, bu sürecin nasıl şekilleneceği konusunda dikkatle gelişmeleri takip etmelidir. Eğer Temmuz ayında bir artış yapılırsa, bu durum bütçelerine nasıl yansıyacak, hangi alanlarda ekonomik rahatlama sağlanacak, bunlar önem taşıyor. İşverenler ise artan maliyetler konusunda hazırlıklı olmalı ve işletmelerinin sürdürülebilirliğini sağlamak adına gerekirse önlemler almalıdır.
Bakan Işıkhan’ın yaptığı açıklamalar, durumun izlenmeye devam edildiğini ve gerektiğinde müdahale edileceğini gösteriyor. Bu nedenle hem çalışanlar hem de işverenler, karar süreci netleşene kadar temkinli olmalı ve olası değişikliklere karşı hazırlıklı olmalıdır.