Genç Sağlık Sendikası Genel Sekreteri ve Kamu Çalışanları Stratejik Araştırmalar Merkezi (KAMUSAM) Başkanı Furkan Ali Çiftçioğlu, Gazetemiz SONSÖZ'e yaptığı kapsamlı değerlendirmede Türkiye'de uzun yıllar toplumun bel kemiğini oluşturan orta direğin göz göre göre yok olduğunu söyledi.
Sonsöz Gazetesi’nden Sümer Taşkıran’ın haberine göre; çiftçioğlu, orta sınıfın yalnızca gelir seviyesiyle açıklanamayacağını belirterek, bu kesimin eğitim, hukuk, liyakat ve demokratik istikrar açısından da toplumun en önemli dinamiği olduğunu ifade etti. Sosyoloji literatüründen örnekler veren Çiftçioğlu, Amerikalı sosyolog C. Wright Mills'in White Collar adlı eserinde orta sınıfı modern toplumun en güçlü unsuru olarak tanımladığını hatırlattı. Türkiye'de ise Cumhuriyet'in kuruluşundan itibaren memurların, öğretmenlerin ve küçük esnafın orta direğin temelini oluşturduğunu belirten Çiftçioğlu, bu yapının yıllarca ülkenin sosyal dengesi açısından kritik rol üstlendiğini dile getirdi.
Çiftçioğlu, "Bir dönem maaşıyla ev geçindirebilen, çocuklarını okutabilen, kültürel hayata katılabilen ve geleceğe güvenle bakabilen memur profili vardı. Bugün ise aynı tabloyu görmek mümkün değil." ifadelerini kullandı.
"DEMOKRASİNİN TEMELİ GÜÇLÜ ORTA SINIFTIR"
Orta sınıfın yalnızca ekonomik bir kavram olmadığını dile getiren Çiftçioğlu, siyaset bilimci Seymour Martin Lipset'in tezine de atıfta bulundu. Lipset'e göre güçlü demokrasilerin temelinde güçlü bir orta sınıf bulunduğunu belirten Çiftçioğlu, orta sınıfın hukuka, eğitime ve kurumsal yapılara güvenen en önemli toplumsal kesim olduğunu söyledi.
1980'li yıllarda dönemin Başbakanı Turgut Özal'ın "Türkiye'nin orta direği memur, öğretmen ve küçük esnaftır. Bu direk çökerse ev de çöker." sözlerini hatırlatan Çiftçioğlu, bugün gelinen noktada bu uyarının gerçekleşmeye başladığını savundu.

"MEMUR AY SONUNU DEĞİL, AY ORTASINI GETİREMİYOR"
Ekonomik sıkıntının kamu çalışanlarının günlük yaşamına doğrudan yansıdığını belirten Çiftçioğlu, çarpıcı örnekler verdi. Üniversite mezunu bir memurun kredi kartı borcunu düşünerek ay ortasında harcamaktan çekindiğini belirten Çiftçioğlu, nöbetten çıkan hemşirenin pazar tezgâhında fiyat sorup geri döndüğünü, yıllarca görev yapan öğretmenlerin çocuklarının eğitim masrafları için ikinci iş aradığını, adliyelerde görev yapan kâtiplerin ise ulaşım masraflarını dahi hesaplamak zorunda kaldığını söyledi.
Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.




