Emeklilik onun için bir durak değil, yeni bir başlangıç oldu. Uzun yıllar kamuda üst düzey görevlerde bulunmuş, emekliliğinin ardından ise bilgisini, emeğini ve birikimini sivil toplum alanına taşıyarak yerel kalkınma ve sürdürülebilirlik mücadelesine yön vermiş bir isim…
Sonsöz Gazetesi’nden Sümer Taşkıran’ın haberine göre; Mudurnu Sürdürülebilir Kalkınma Derneği Başkanı Fulya Kırımoğlu, ata tohumlarından kooperatifçiliğe, turizmden eğitime uzanan geniş bir yelpazede yürüttüğü çalışmaları ve Türkiye’ye dair hayalini anlattı.
“MESLEK HAYATIM KAMU HİZMETİYLE ŞEKİLLENDİ”
Röportajın başında kendisini tanıtan Fulya Kırımoğlu, eğitim hayatını Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Kütüphanecilik Bölümü’nde tamamladığını, 1984 yılında mezun olduğunu ifade etti. Kamu görevine genç yaşlarda başladığını belirten Kırımoğlu, Maliye Bakanlığı Mithatpaşa Vergi Dairesi’nde tahakkuk memuru olarak başladığı meslek hayatını; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü ve Trabzon Devlet Tiyatrosu Müdürlüğü gibi önemli kurumlarda sürdürdü.
Kültür Bakanlığı Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü Araştırma Planlama Koordinasyon Daire Başkanlığı’nda idare müdürlüğü görevini üstlenen Vatansever Kırımoğlu, kamuda edindiği planlama, koordinasyon ve yönetim deneyiminin bugün yürüttüğü sivil toplum çalışmalarının temelini oluşturduğunu vurguladı.
“ATA TOHUMLARI SADECE TARIMIN DEĞİL, GELECEĞİN MESELESİDİR”
Ata tohumlarının korunmasının neden hayati olduğu sorusuna net bir yanıt veren Fulya Kırımoğlu, bu meselenin yalnızca tarımsal bir tercih olarak ele alınamayacağını ifade ederek, yüzyıllar boyunca coğrafyasına uyum sağlamış ata tohumlarının iklim değişikliği, hastalıklar ve kuraklık karşısında daha dirençli olduğuna dikkat çekti.
Ata tohumlarının çiftçiyi dışa bağımlılıktan koruduğunu, gıda güvenliğini güçlendirdiğini ve toplumsal bağımsızlığı desteklediğini belirten Kırımoğlu, aynı zamanda bu tohumların halk sağlığıyla doğrudan ilişkili olduğunu dile getirdi. Ona göre ata tohumlarını korumak; kültürü, çevreyi, ekonomiyi ve gelecek kuşakların yaşam hakkını birlikte savunmak anlamına geliyordu.
“TOHUMLUK VAKFI’NDA KENT İLE KÖY ARASINDA KÖPRÜ KURULDU”
Tohumluk Vakfı’ndaki gönüllü çalışmalarına değinen Kırımoğlu, sahada en önemli katkının kent ile köy arasında kurulan iletişim olduğunu söyledi. İnsanın da bitkinin de özünde tohum olduğunu vurgulayan Fulya Kırımoğlu, bu anlayışın kendisini mutlu ettiğini ifade etti.
Kızılcahamam İlçe Halk Eğitim Müdürlüğü’nde aldığı 804 saatlik sof dokuma kursunu anlatan Kırımoğlu, tiftik keçisinden elde edilen iplikle dokuma yapmayı öğrendiğini ve öğretici belgesi aldığını belirtti. Bu alanda ilerleyen dönemde öğretici olarak sahaya inmeyi hedeflediğini de sözlerine ekledi.
Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.




