Katıldığı bir canlı yayında gündemi değerlendiren Dışişleri Bakanı Hakan Fidan "İran'a yönelik bir hava saldırısı söz konusu olduğunda, bu saldırıyı düzenleyecek olanlar rejimin yıkılmasını hedefliyorlar. Böyle bir saldırıda rejim yıkılır mı? sorusuna, "Hayır, yıkılmaz." cevabını vermiş.

Konuşmasının devamında İran'daki sorunun rejimin kendisi olarak tanımlanmasının çok da doğru bir yaklaşım olmayabileceğini ifade eden Fidan, "Sorun rejimin kendisi değil. Sorun rejimin aldığı kararlar ve uyguladığı politikalar. Bu tabii rejimin kendisinden ne kadar ayrılır ne kadar ayrılmaz o başka bir tartışma konusu ama İran rejiminden çok daha merkezi, çok daha totalistik olan rejimler de var." görüşünü paylaştı.

Açıkça söylemem gerekir ki İran’da asli sorun; bu ülkede hüküm süren teokratik diktatörlük ve İran’daki insan hak ve özgürlüklerine düşman, halk egemenliğine asla izin vermeyen molla cuntasının ta kendisidir.

Hakan Fidan “İran rejiminden çok daha merkezi, çok daha totalistik olan rejimler de var." demiş ama Fidan şunu bilmelidir ki İran’daki rejimden daha totalistik bir rejim olsa olsa Kuzey Kore rejimi olur!

Herkes bilmelidir ki İran’da 79 yılında yaşanan darbe ile iş başına gelen molla cuntası ve bu cuntanın kurduğu teokratik diktatörlük rejimi yıkılmadan dünyaya ve özellikle de bölgemize barış, huzur ve refah asla gelmeyecektir.

Fidan, İran toplumunda var olan bir takım sıkıntılara yönelik sahici memnuniyetsizliklerin, protestoların, başkaldırıların ve bunlara sert cevapların ortada olduğunu belirterek, protestolardaki can kaybına yönelik ciddi spekülasyonlar olduğunu söyledi. Bu konuda resmi rakamların 3 bin civarında olduğunu belirten Fidan, insan hayatı söz konusu olduğunda bunların büyük rakamlar olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Böyle bir sıkıntı alanı var ama bu sıkıntı alanı, rejimi değiştirmeyle alakalı veya rejimi değiştirecek bir şey olmaz, savaşta olsa bile. İran'da belli senaryoları dillendirmek istemiyorum ama hava saldırısıyla veya başka bir şeyle rejim değişmez. O, boş bir hayal. Şu olur, hükümet zayıflar, sistem zayıflar, halk karşısında hizmeti götüremez hale gelir. Kendisi daha sonra, mevcut rejim çok daha radikal kararlar alıp belki düzeltmeyi tercih edebilir. Dönüşebilir." Demiş.

Hakan Fidan çok yanılıyor bir kere diktatörlükler asla dönüşmez yıkılır ve yerine yeni bir rejim kurulur. Bu yeni rejimin demokrasi olabilmesi için ise ülke dışından demokrasiyi savunan güçlerin katkısı mutlak suretle gereklidir. Bu değişime demokrasiyi savunan güçler müdahale etmez ya da edemezse genellikle bir diktatör devrilir gider ve yerine bir başka diktatör gelir. Daha istisnai hallerde ise bir monarşi kurulup iktidar bir hanedanın eline geçebilir.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın İran’a yönelik olası bir ABD askeri müdahalesine ilişkin “Rejim hava saldırısıyla değişmez” açıklamasına, Trump'a yakınlığıyla bilinen ABD’li Senatör Lindsey Graham’dan da bir yanıt geldi.

Hakan Fidan'ın açıklamasından yaklaşık iki saat sonra X üzerinden açıklamalarda bulunan Graham, Bakan Fidan'a yönelik şu sözleri kullandı:

· Sözde bölgesel müttefiklerimize: İran halkının tüm tepkilerine rağmen, Ayetullah'ı ve onun cani rejimini iktidarda bırakmanın iyi bir fikir olduğunu bir an bile düşünüyorsanız, hayal dünyasında yaşıyorsunuz demektir.

· Bölgenin, halkını katleden ve dindar bir Nazi olan cani Ayetullaha karşı cesurca ve tutarlı bir şekilde karşı koymasının zamanı çoktan geldi.

· Türkiye, Katar, Mısır vb. ülkelere: Mevcut durumu koruma ve İran halkının haklı taleplerini görmezden gelme arzunuz, bence Amerikan ulusal güvenlik çıkarlarıyla bağdaşmadığı gibi, insan haklarıyla da bağdaşmamaktadır.

· Başkan Trump, "Protestolara devam edin, yardım yolda" dedi. Tarihin doğru tarafında yer alacak. Sözünün eri bir insan olduğuna inanıyorum. İran'a özgürlük.

Açıkçası ben Graham’ın bu paylaşımını dikkate almak ve İran ile ilgili öngörüleri buna göre şekillendirmek gerektiğini düşünüyorum. Bu çerçevede size soruyorum:

Bölgede son dönemde Saddam, Esad ve Kaddafi diktatörlükler yıkılmadı mı?

Yıkıldı...

Bunların hepsinde de Amerikan müdahalesi yok muydu?

Elbette vardı...

Peki, Hakan Fidan İran’da durumun neden farklı olacağını düşünüyor ki?