Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yaşayan 39 yaşındaki Serhat Yıldırım, yaklaşık 5 ay önce çalıştığı sırada aniden bayıldı. İlk yaşadığı olayı yoğun iş temposu ve yorgunluğa bağlayan Yıldırım, yaklaşık bir ay sonra ikinci kez bayılması üzerine hastaneye başvurdu. Yapılan tetkiklerde beyninde arteriovenöz malformasyon (AVM) olarak adlandırılan damar yumağı tespit edildi.
Kıbrıs'ta tedavisinin mümkün olmadığının belirtilmesi üzerine Türkiye'ye gelen Yıldırım, Memorial Ataşehir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü'nden Prof. Dr. Zafer Toktaş ve Doç. Dr. Murat Atar'ın yürüttüğü iki aşamalı tedaviyle sağlığına kavuştu.
"İlk başta yaşadıklarımı yorgunluğa bağladım"
İlk bayılmasının ardından yaşadıklarını önemsemediğini anlatan Serhat Yıldırım, ikinci kez bayıldıktan sonra durumun ciddiyetini anladığını söyledi.
Arkadaşının, bayılma sırasında nöbet geçirdiğini ve ağzından köpük geldiğini anlattığını belirten Yıldırım, buna rağmen belirtileri uzun süre yoğun çalışma temposuna bağladığını ifade etti.
"Beynimdeki damarın patlama riski olduğunu öğrendim"
İstanbul'da yapılan ileri görüntüleme yöntemleri sonucunda beynindeki damarların yumak oluşturduğu belirlenen Yıldırım, doktorların bu yapının beyin kanamasına, görme kaybına hatta ölüme neden olabileceğini söylediğini aktardı.
Ameliyat kararını vermenin kolay olmadığını dile getiren Yıldırım, doktorlarının desteği sayesinde operasyonu kabul ettiğini belirterek, "Bugün geriye dönüp baktığımda iyi ki ameliyat olmuşum diyorum. Kendimi artık çok daha sağlıklı hissediyorum" dedi.
"Kimse sağlık sorunlarını yorgunluğa bağlamasın"
Yaşadığı sürecin ardından önemli uyarılarda bulunan Yıldırım, benzer belirtiler yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden doktora başvurması gerektiğini vurgulayarak, "Benim yaptığım hatayı kimse yapmasın. Sağlık sorunlarını yorgunluk ya da strese bağlayıp geçiştirmesinler. Erken teşhis hayat kurtarıyor" ifadelerini kullandı.
AVM nedir? Beyin kanamasına yol açabiliyor
Tedavi süreci hakkında bilgi veren Memorial Ataşehir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü'nden Prof. Dr. Zafer Toktaş, hastaya beyindeki damar yumağı anlamına gelen arteriovenöz malformasyon (AVM) tanısı konulduğunu söyledi.
AVM'nin atardamar ile toplardamar arasında anormal bağlantılar oluşması sonucu geliştiğini belirten Toktaş, hastalığın bayılma, epilepsi nöbetleri, baş ağrısı, görme bozukluğu ve hareket kaybı gibi belirtilerle ortaya çıkabileceğini ifade etti.
En büyük riskin ise damar yapısının zamanla bozulması sonucu gelişebilecek beyin kanaması olduğuna dikkat çeken Toktaş, birçok hastanın tanıyı ancak beyin kanaması geçirdikten sonra alabildiğini söyledi.
Tedavi iki aşamada gerçekleştirildi
Prof. Dr. Toktaş, tedavinin ilk aşamasında girişimsel radyoloji yöntemiyle damar yumağının ana besleyici damarlarının kapatıldığını, ikinci aşamada ise ileri navigasyon teknolojisi kullanılarak mikrocerrahi operasyonunun gerçekleştirildiğini belirtti.
Operasyon sonrası hastada herhangi bir nörolojik ya da görme fonksiyon kaybı gelişmediğini ifade eden Toktaş, hastanın kısa sürede sağlığına kavuştuğunu söyledi.
Uzmanlardan düzenli sağlık kontrolü uyarısı
Prof. Dr. Zafer Toktaş ve Doç. Dr. Murat Atar, özellikle nedeni açıklanamayan bayılma, nöbet ve şiddetli baş ağrısı gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Uzmanlar, yılda en az bir kez düzenli sağlık kontrolünden geçilmesinin birçok ciddi hastalığın erken evrede tespit edilmesini sağlayabileceğini belirterek, erken teşhisin tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığına dikkat çekti.




