Bu yılbaşında 3 Ocak 2022 tarihinde: Dolar kuru 13,42 bugün geldiği seviye 18,24 artış sadece % 35,91

Bu yılbaşında 3 Ocak 2022 tarihinde: Dolar kuru 13,42 bugün geldiği seviye 18,24 artış sadece % 35,91

Bu yılbaşında 3 Ocak 2022 tarihinde: Euro kuru 15,23 bugün geldiği seviye 18,42 artış sadece % 20,94

ENAGrup Tüketici Fiyat Endeksi, E-TÜFE’deki artış yılbaşından itibaren 8 Aylık (Ocak-Ağustos) dönemde % 91,62 olarak hesaplanmıştır.

TÜİK hesaplamalarına göre ise TÜFE bir önceki yılın Aralık ayına göre % 47,85 oranında artmıştır.

İhracatçılarımız için elbette Yİ-ÜFE verileri çok daha önemlidir, çünkü bu hesaplama üreticilerin maliyetinin ne kadar arttığını göstermektedir. TÜİK tarafından hesaplanan Yİ-ÜFE 2022 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre % 2,41, bir önceki yılın Aralık ayına göre % 74,13, bir önceki yılın aynı ayına göre % 143,75 ve on iki aylık ortalamalara göre % 105,39 artış göstermiş bulunmaktadır.

Yılbaşından bu yana Yİ-ÜFE % 74,13 E-TÜFE % 91,62 ve TÜFE % 47,85 oranında artmışken dolar kurunun % 35,91 ve euro kurunun % 20,94 oranında artmış olması ihracatçının rekabet şansını ortadan kaldırmaktadır.

Bugün itibariyle döviz fiyatları çok düşük ve Türk Lirası aşırı değerlidir. Bu yüzden de ihracat artışımız yavaş, ithalat artışımız ise çok hızlıdır. İthal mallar yurt içi pazarda rekabet şansını artırırken, ihraç mallarımız yurt dışı pazarda rekabet şansını yitirmektedir.

İhracatçılarımızın maliyetleri büyük bir hızla artarken kurlar paralel bir hızla artmadığı için ihracatçı fiyat tutturamamakta, döviz bazında zam yapmak zorunda kalarak rekabet şansını yitirmektedir.

Bu duruma işaret eden bir veri İstanbul Sanayi Odasından geldi. Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi Ağustos’ta 48,8’e gerileyerek son 19 aylık dönemde ilk kez eşik değer 50’nin altında kaldı ve Türk imalat ihracatçıları için daha zorlayıcı bir talep ortamına işaret etti. İhracat iklimindeki bozulma hafif olmakla birlikte Haziran 2020’den beri en belirgin düzeyde gerçekleşti.

Diğer bir veri ise aybaşında Ticaret Bakanlığından gelmişti. Bakanlığın açıklamasına göre ağustos ayında ihracat, geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 13 artışla 21,3 milyar dolar ithalatımız ise yüzde 40,8 artışla 32,6 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu dönemde yaklaşık 11 milyar 300 milyon dolarlık dış ticaret açığı verilmiştir, bu bugüne kadar aylık bazda verilen en yüksek dış ticaret açıklarından biridir.

Üstelik bu durum sadece mal ihracatını etkilememektedir, turizm ve benzeri hizmet ihracatını da aynı şekilde olumsuz yönde etkilemektedir.

İktidar enflasyon ile mücadele etmek için hiçbir gayret sarf etmemekte ama kurlar ile mücadele etmekte, dalgalı kur rejimi uygulanmasına rağmen kur seviyelerine müdahale ederek kurları baskılamaktadır. Kurlar baskılanınca da ortaya bu tablo çıkmakta, dış ticaret açığı artmakta ve cari açığın büyümesine neden olmaktadır.

Bu durum elbette sürdürülebilir bir durum değildir, bir nokta gelecek bu açık taşınamayacak açık vermek için bulunması gereken döviz bulunamayacak ve kıyamet ondan sonra kopacaktır.

Diğer yandan dolar ve euroya değer kazandıracak, bu paralara erişimi zorlaştıracak ve pahalı hale getirecek önlemler Fed ve AMB tarafından ciddiyetle alınırken Türk Lirasının değerini korumak, enflasyon ile mücadele etmek ve fiyat istikrarını sağlamak için yurt içinde hiçbir önlem alınmaması Türkiye’yi bataklığa çekmektedir.

Eğer herhangi bir önlem alınmamaya devam edilirse Türkiye’de bir döviz ve buna bağlı olarak bir dış borç krizi yaşanacağı kesindir. Şansımız yaver giderse bu krizi ciddi bir kur depremi ile savuşturabiliriz fakat işler çığırından çıkarsa Türkiye aynı 1958’de Adnan Menderes iktidarında olduğu gibi gene bir moratoryum ilan etmek zorunda kalabilir.

İster moratoryum ilan ettikten sonra isterse de önce fark etmez Türkiye çözüm için hızla IMF kapısına doğru gitmektedir. Gitmezse ne mi olur? Ne olacak arabaya koyacak mazotu, kalp ilacını, doğal gazı ya da gübreyi ithal edemez hale geliriz hepsi karaborsaya düşer…