Kültür aslında kazanım bakımından farklılıkları olmaması gereken fakat aynı zamanda alış biçimi dahi kültüre entegre olmuş bir kavram. Sosyalleşme ile doğru orantılı algılanan bu durum kimi durumda haklı, kimi durumda ise haksız bir isyana doğru seyrediyor.

Kültür aslında kazanım bakımından farklılıkları olmaması gereken fakat aynı zamanda alış biçimi dahi kültüre entegre olmuş bir kavram. Sosyalleşme ile doğru orantılı algılanan bu durum kimi durumda haklı, kimi durumda ise haksız bir isyana doğru seyrediyor.

Örnek vermek gerekirse kitap basılı bir halde, sinema, tiyatro, konferans, sergiler salonlarda olmalı anlayışı alışkanlıklarımız doğrultusunda gelenek haline gelmiş durumda. Bunun üzerine ise burada kurulmuş bir düşünsel faşizm de mevcut.

Pandemi sonrası alışkanlıklarımız mecburi yollardan değişirken aslında bir yandan da bununla ilgili kimi zaman refah seviyelerine de kavuştuk. Kütüphanelere, sinemalara, tiyatrolara, konferans ve sergilere online biçimde ulaşabiliyor hale geldik. Pandemi içerisinde sosyalleşmenin açlığıyla bunlara ne kadar serzenişle yaklaşsak bile tekrar hayat normale döndüğünde aslında sosyalleşmeyi bir pandemi misali engelleyen iş hayatının tekrar farkına vardık.

Bu durumda aslında bir alışkanlık olarak kalan online faaliyetler ise şu aralar insanlara bir nimet etkisi verdiğini hepimiz fark ediyoruz. İnsan sosyal bir varlıktır veya olmalıdır bunu asla tartışmıyorum. Kimisi sosyalliği tercih ederken kimisi ise yalnızlıklar içerisinde sosyalleşmekten hoşnut olabilir. Fakat burada bir nimetle karşı karşıya olduğumuzu ve bunun da hayatımızda yer alması gerektiğini unutmamalıyız diye düşünüyorum.

Yaşadığımız gerçekler artık pandemi olgusunun hayatımızda bir süre daha aynı veya farklı sebeplerden devam edebileceğini gösteriyor. Ne yazık ki! Bu durumlardan tek çıkış yolu ise gerçekten sanal dünyadan ne kadar mutlu ve karlı çıkabileceğimizle alakalı. Çünkü sanal dünya ya bizi bir çamurun içerisine sürükleyecek ya da gerçek bir entelektüel içeriği bizlere tekrar sunacak.

Bunun için alışkanlıklarımız ve geleneklerimizi değiştirmesek dahi en azından yeni olana bir nebze olsun alışmak; alışmak veya bu duruma bürünmek istemiyorsak bile bunu kullanan ve bundan yararlanmak isteyen bireylere de saygı duymak hepimiz için en iyi çıkış yolu olacaktır. Evet, kitap Pdf’lerden okunur. Evet tiyatrolar online olarak da seyredilebilir. Kesinlikle insanlar sinemayı salon haricinde bir yerlerden de mutlu bir biçimde takip edebilir. Bunlar asla ve asla kültür algoritması içerisinde yerini almış hatta eski biçiminden çok daha yararlı hale gelenleri de mevcuttur.

Artık bunları tartışmanın yerine gerçekten bunlardan yararlanmanın vaktidir.

Kısacası bu alışkanlıklarda doğru olan insanın kendi tercihidir. Tartışmaya ve bunun üzerinden bir hegemonya kurmaya kapalıdır.

Kalın sağlıcakla…