Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği (TİGAD) Genel Başkanı Okan Geçgel, yazılı bir açıklama yaparak gazetecilik mesleğinin hem ekonomik hem de etik boyutuna dair değerlendirmelerde bulundu. Gazeteciliğin yalnızca bir iş kolu değil, aynı zamanda güçlü bir karakter ve sorumluluk gerektiren bir duruş olduğunu belirten Geçgel, mesleğin saygınlığını zedeleyen yaklaşımlara tepki gösterdi.

“Gazetecilik, Hakikatin Peşinden Gitmektir”

Gazeteciliğin ağır bir sorumluluk taşıdığını ifade eden Geçgel, bu mesleğin çıkar hesaplarıyla yapılamayacağını dile getirdi. Doğruyu savunmanın ve gerektiğinde bedel ödemenin gazeteciliğin doğasında olduğunu kaydeden Geçgel, toplum adına denetim görevini üstlenen basının, demokrasinin temel taşlarından biri olduğuna dikkat çekti.

Meslek onuruna zarar veren her davranışın, işini hakkıyla yapan binlerce basın emekçisine gölge düşürdüğünü söyleyen Geçgel, birkaç olumsuz örnek üzerinden tüm gazetecilerin zan altında bırakılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.

“Gazeteci de Geçinmek Zorunda”

Toplumda gazetecilerin gelir elde etmesine yönelik farklı bir bakış açısı oluştuğunu belirten Geçgel, bu yaklaşımın çifte standart içerdiğini savundu.

Siyasetçilerin, iş insanlarının ya da esnafın kazancının doğal karşılandığını; ancak konu gazeteci olduğunda haksız eleştirilerin gündeme geldiğini ifade eden Geçgel, gazeteciliğin gönüllülük esasına dayanan bir faaliyet gibi görülmesinin yanlış olduğunu dile getirdi.

Gazetecilerin de herkes gibi ailesinin geçimini sağlamakla yükümlü olduğunu belirten Geçgel, “Emek veren herkes kazancını hak eder. Gazetecinin alın terini sorgulamak adil değildir” mesajını verdi.

“Sahada Olan Hep Gazetecidir”

Mesleğin zorlu koşullar altında icra edildiğini hatırlatan Geçgel, afetlerde, kriz anlarında ve seçim dönemlerinde en ön safta yer alanın gazeteciler olduğunu belirtti.

Bakan Gürlek'ten "Terörsüz Türkiye" Mesajı!
Bakan Gürlek'ten "Terörsüz Türkiye" Mesajı!
İçeriği Görüntüle

Toplumun gelişmeleri ekran başında takip ettiğini ancak gazetecinin olayın merkezinde, çoğu zaman risk altında görev yaptığını söyleyen Geçgel, gece gündüz demeden çalışan basın mensuplarının büyük fedakârlıklar yaptığını kaydetti. Bu şartlar altında elde edilen gelirin helal emek olduğunun altını çizdi.

“Ekonomik Gücü Olmayan Basın Özgür Olamaz”

Bağımsız medyanın ayakta kalabilmesi için ekonomik sürdürülebilirliğin şart olduğunu belirten Geçgel, gelir kaynakları daraltılmış bir basın yapısının kamu denetimini sağlıklı biçimde yerine getiremeyeceğini ifade etti.

Basın özgürlüğünün güçlü demokrasilerin vazgeçilmez unsuru olduğunu vurgulayan Geçgel, gazetecilerin emeğine saygı gösterilmesinin aynı zamanda demokratik değerlere sahip çıkmak anlamına geldiğini dile getirdi.

Meslektaşlara Dayanışma Çağrısı

Basın camiası içindeki gereksiz rekabet ve kırıcı tutumlara da değinen Geçgel, gazetecilerin birbirine zarar vermesinin mesleğin itibarını zayıflattığını söyledi. Meslektaş dayanışmasının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Geçgel, “Bir gazetecinin başarısı diğerini rahatsız etmemeli. İtibar kaybı herkesi etkiler” değerlendirmesinde bulundu.

Etik ilkelere bağlılığın gazeteciliğin temel taşı olduğunu ifade eden Geçgel, şantaj ve iftira gibi yöntemlerin gazetecilik olarak adlandırılamayacağını vurguladı. Güvenin en önemli sermaye olduğunu belirten Geçgel, güven kaybının telafisinin zor olduğuna dikkat çekti.

Açıklamasının sonunda gazeteciliğin onur ve sorumluluk gerektiren bir meslek olduğunu yineleyen Geçgel, kalemini kişisel menfaatine göre yönlendirmeyen, hakikatten sapmayan her gazetecinin kazandığı her kuruşu hak ettiğini belirtti.

Muhabir: Şeval Ateş