Gazeteci Fatih Altaylı, Haluk Levent hakkında yürütülen soruşturmanın ardından yayımladığı köşe yazısında çarpıcı ifadeler kullandı. Altaylı, yazısında hem kamuoyuna yansıyan soruşturma iddialarını hem de geçmişte yaşandığını öne sürdüğü olayları değerlendirerek, Ahbap Derneği ve Haluk Levent'e ilişkin ağır eleştirilerde bulundu.
Altaylı, yazısında özellikle iş insanı Hüseyin Başaran'ın şikayetine konu olan ve yaklaşık 60 milyon dolar değerinde olduğu iddia edilen 22 taşınmazın devrine dikkat çekti. Bu büyüklükte bir gayrimenkul devrinin, anlatıldığı şekliyle gerçekleşmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını savunan Altaylı, olayın arka planında farklı ilişkiler bulunabileceğini öne sürdü.
Haluk Levent'in kamuoyunda tanınmadan önce de mali suçlar ve kumar bağımlılığı nedeniyle adli süreçler yaşadığını iddia eden Altaylı, deprem döneminde Ahbap Derneği'ne duyulan güven sayesinde milyonlarca liralık bağış toplandığını hatırlattı. Altaylı, aradan geçen sürede bu bağışlara ilişkin ayrıntılı mali raporların kamuoyuyla paylaşılmadığını savunarak, şeffaflık çağrısını yineledi.
Köşe yazısının en çok konuşulan bölümü ise Haluk Levent hakkında kullandığı sert ifadeler oldu. Altaylı, "Ama Levent'in geldiği nokta iyi niyet suistimalinde bambaşka bir boyut. Bireysel bir ahlaksızlıktan çıkıp örgütlü suça evrilmiş bir suç lideri. Anlaşılan o ki, Haluk Levent gerçek bir suç dehasıymış. Şarkıcı olmasa Daltonların da, Casperların da pabucunu dama atarmış." ifadelerine yer verdi.
Öte yandan Altaylı, yazısında Ahbap Derneği'nin deprem bağışlarına ilişkin kapsamlı ve bağımsız denetim raporlarının kamuoyuna açıklanmasının, tartışmaların sona ermesi açısından önem taşıdığını da dile getirdi.
Not: Haberde yer verilen değerlendirmeler Fatih Altaylı'nın köşe yazısında dile getirdiği görüş ve iddialardan oluşmaktadır.




