Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM Grup Toplantısında iç ve dış gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin en düşük emekli aylıkları ve Suriye’deki gelişmeler konusunda neler söyleyeceği merak konusu olmuştu.
Bahçeli en düşük emekli aylığının arttırılması için CHP’nin önergesine katkı sağlamayacağını açık bir sözle dile getirdi.
CHP’yi hamaset politikası yaptığını emeklileri istismar ettiğini belirterek “CHP teneke tava gürültüsünden ibarettir. Tencere tava hepsi bir havadır” diye konuştu.
“MHP İKTİDAR ORTAĞI DEĞİLDİR”
Emekliler için daha önce söylediklerinin arkasında olduğunu söyleyen Devlet Bahçeli” Biz iktidar ortağı değiliz, Cumhur ittifakı ortağız. Hükümet en düşük emekliler konusunda çalışmalar yapıyor. İmkanları arttıkça, emeklilere ayrılan pay daha da artacaktır” dedi.
MHP Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli "CHP’nin işi gücü istismar ve inkârdır; Türk dünyasına ne kadar yabancı olduğu, Türk-İslam âlemine nasıl şaşı baktığı bizim nazarımızda bellidir, berraktır. CHP’nin mesleği ve meşgalesi, her millî meseleyi bağlamından koparmak, ülkemizi ve Türk dünyasını ilgilendiren gelişmelere yabancı durmak ve uzaktan bakmaktır; onların siyaseti enternasyonel hezeyanla perçinlenmiş, bizim siyasetimiz ise millî ve tarihî mirasımızla pekişmiştir." diye konuştu.

"KÜRT KARDEŞLERİMİZ BAŞKADIR, SDG-YPG BAŞKADIR"
Suriye’deki son gelişmeler konusunda geniş açıklamalar yapan Devlet Bahçeli şunları söyledi ”Özellikle Rakka ve Deyrizor’da ayağa kalkan Arap aşiretleri, Şam yönetimiyle el ele vermiş, SDG-YPG terörüne karşı olağanüstü bir mücadele sergilemişlerdir. Şunu tekrar açıklamak lazımdır ki Kürt kardeşlerimiz başkadır, SDG-YPG başkadır; SDG-YPG bir terör örgütüdür ve Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması kuyruklu bir yalan, A’dan Z’ye hayal mahsulüdür. 18 Ocak 2026 Pazar günü Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Şara’ın yayımladığı kararname ve Suriye’de yaşanan gelişmelere ilişkin yapmış olduğum yazılı değerlendirmede her mesele enine boyuna yorumlanmıştır.
Bir kez daha ve özetle ifade edecek olursam, Milliyetçi Hareket Partisi olarak yeni Suriye’de kapsayıcı, kucaklayıcı, uzlaşmacı; tüm etnik ve dinî unsurları Suriye’nin ortak geleceğinde buluşturan, Suriye vatandaşlığında bütünleştiren; demokratik, istikrarlı, temsil adaletine ve serbest seçimlere dayalı, temel hak ve hürriyetlerin korunmasını esas alan bir anlayışla anayasa yapılmasını önermiştik.
Suriye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkesin eşit hak ve özgürlüklere sahip olması, etnik ya da dinî farklılıkların devlet nezdinde hiçbir önem arz etmemesi çok mühimdir. En önemli ortak paydanın Suriye vatandaşlığı olacağı hususunda tüm sosyal kesimlere güvence verilmelidir. Suriye’de hiçbir kesim, hiçbir etnik veya mezhebî grup dışarıda bırakılmamalı, mağdur edilmemeli, yok sayılmamalıdır; tek bayrak, tek devlet, tek ordu anlayışıyla egemen eşitliği her karış toprağında tesis edilmiş Suriye Cumhuriyeti Devleti, bölgesel istikrar ve barışa çok değerli katkılar verecektir.”





