MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, grup toplantısında dünyadaki gelişmeler, ABD, İsrail ve İran savaşı ve Rusya-Ukrayna savaşıyla ilgili görüşlerini dile getirdi.

Devlet Bahçeli, konuşmasının tamamını Ankara’da yapılacak NATO toplantısına ayırdı. Bahçeli, "NATO, Türkiye için ne bir biat senedi ne de kayıtsız şartsız boyun eğilecek bir emir komuta merkezidir" ifadelerini kullandı.

MHP Lideri Devlet Bahçeli, NATO ülkeleri arasında askeri hastanesi bulunmayan tek ülkenin Türkiye olduğunu belirterek “Askeri hastaneler acilen yeniden açılmalıdır” dedi.

“NATO BİAT SENEDİ DEĞİLDİR”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli şöyle konuştu:

NATO, Türkiye için ne bir biat senedi ne de kayıtsız şartsız boyun eğilecek bir emir komuta merkezidir. Ankara merkezli istikbal ve milli beka ufkumuz, kaynağını dışarıdan alan tüm ittifakların üzerindedir. NATO, güvenlik ihtiyaçlarının ve savunma zaruretlerinin doğurduğu bir ittifaktır. Bu ittifakın varlık sebebi; karşılıklı saygı, eşit muamele, hakkaniyetli yük paylaşımı ve tehdit algısında dürüstlüktür.

Kurtulmuş: NATO tarihi bir dönemeçte, dünya barışı için birlikte hareket etmeliyiz
Kurtulmuş: NATO tarihi bir dönemeçte, dünya barışı için birlikte hareket etmeliyiz
İçeriği Görüntüle

Türkiye, 1952 yılından beri NATO’ya yalnızca denizlerini, limanlarını, üslerini ve jeopolitik mevkiini değil; Metehan’dan bugüne uzanan muharebe sanatının tüm inceliklerini, alnı kınalı Mehmetçiğimizin kanıyla mühürlenmiş 3000 yıllık köklü askeri geleneğini ve kadim devlet nizamı ile terbiyesini de kazandırmıştır. Bu büyük askeri hafızanın en eski, en sağlam ve en müessir sütunu ise hiç kuşkusuz Türk Kara Kuvvetlerimizdir.

Whatsapp Image 2026 06 30 At 11.19.39

“TEK ÜLKE TÜRKİYE”

Ne hazindir ki, bugün NATO içerisinde askeri hastanesi bulunmayan tek ülke Türkiye’dir. Bu durum şanlı ordumuzun büyüklüğü ve hareket kabiliyeti karşısında kabul edilemez tarihi bir noksanlıktır. Cephede kazanılan her şanlı zafer, ancak cephe gerisinde kurulan köklü ve askeri tıbbın tüm imkân ve ilmiyle donatılmış bir akılla nihayete erecektir.

Bu sebeple askeri hastanelerin yeniden açılması ve ordu bünyesine kazandırılması meselesi hayati değerdedir. Çünkü askeri tıp; askeri iklimin görev koşullarının, operasyon psikolojisini, askeri disiplin düzenini ve sevk zincirinin içinde barındıran apayrı ve özel bir alandır.

Terörle amansız mücadelede, sınır ötesi şanlı operasyonlarda ve deniz aşırı mukaddes görevlerde Mehmetçiğimizin yanında; askerimizi evladı bilen, kardeşi sayan, onun değil yaralanmasına, saçına rüzgâr değmesine dahi yüreği razı olmayan, vatanı namus bilen Türk hekimlerinin görev yapması milli beka meselesidir.

Mayın ve patlama yaralanmalarında, yanık ve ağır travma vakalarında, uzuv kayıplarında uzmanlaşmış bir askeri hekim ordusu zarurettir. Mukaddes kıta geleneği; cephe gerisinden cephe hattına kadar uzanan askeri tıp disiplininin, Mehmetçiğe adanmış fedakâr hekimlik ruhunun ve harp şartlarında çelikleşmiş sağlık aklının da kendisidir.

Sivil sağlık sistemlerinin, hastanelerin; savaş cerrahisinin ve cephe gerisi lojistiğinin, ordumuzun bu kendine has ihtiyaçlarını tam manasıyla karşılaması mümkün değildir. Şüphesiz her hastanemiz kıymetlidir. Şehir hastanelerimiz, eğitim araştırma hastanelerimiz ve üniversite hastanelerimiz aziz milletimize büyük hizmetler sunmaktadır. Fakat askeri sağlık sistemi, savaş ve çatışma anında apayrı bir refleks ve seferberlik hazırlığı ortaya koymaktadır.

Bir ordunun topu kadar tabibi, tüfeği kadar tıbbı, zırhı kadar sıhhiyesi de o ordunun şanındandır, caydırıcılığındandır. Askeri hastanelerin yeniden yapılandırılması, Gülhane ruhunun çağın modern ihtiyaçlarına göre yeniden ihyası ve harp cerrahisinin güçlendirilmesini tekraren ifade ediyorum; milli beka meselesidir.

Muhabir: HABER MERKEZİ