İstanbul’un silüetini bin beş yüz yıldır süsleyen, mimarlık tarihinin "dokuzuncu harikası" olarak kabul edilen Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda dünya siyasi tarihinin en keskin dönüşümlerinin de merkez üssü konumunda.

Bir Cümleyle Değişen Günler: Dünya İltifat Günü’nün Gücü
Bir Cümleyle Değişen Günler: Dünya İltifat Günü’nün Gücü
İçeriği Görüntüle

İmparatorluklar kuran, çağlar kapatan bu dev yapı; katedralden camiye, müzeden tekrar camiye uzanan serüveniyle bugün de tüm dünyanın ilgi odağı.

CUMHURİYETİN MODERN YÜZÜ OLAN MÜZE

Cumhuriyet’in ilanından sonra Türkiye, Batılılaşma ve laiklik yolunda büyük adımlar atıyordu. Bu süreçte Ayasofya, bir ibadethane olmanın ötesinde, insanlığın ortak mirası olarak konumlandırıldı.

Ayasofya 4

  • Neden Müze Oldu? Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğindeki Bakanlar Kurulu, 24 Kasım 1934’te Ayasofya’nın müzeye çevrilmesine karar verdi. Amacı; hem Bizans hem de Osmanlı mirasını aynı anda sergileyerek Türkiye’nin "medeniyetlerin buluşma noktası" olduğunu dünyaya göstermek ve Doğu-Batı arasındaki barış köprüsünü güçlendirmekti.
  • Thomas Whittemore ve Restorasyon: Müze kararından önce Amerikalı arkeolog Whittemore’un Bizans mozaiklerini gün yüzüne çıkarma çalışmaları, binanın "sanat tarihi" açısından önemini dünya gündemine taşımıştı.

MÜZE DÖNEMİ

Ayasofya, müze olduğu dönemde Türkiye’nin en çok ziyaret edilen mekanı oldu.

  • UNESCO Mirası: 1985 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne dahil edildi.
  • Bilimsel Kazılar: Müze döneminde zemin etütleri yapıldı, kubbe altındaki melek figürleri temizlendi ve binanın strüktürel güvenliği için devasa restorasyon projeleri yürütüldü.

YENİDEN İBADETHANE DÖNEMİ

Ayasofya’nın tekrar cami olması, muhafazakar kesimin on yıllardır süren en büyük davasıydı. Bu süreç hukuki bir kararla sonuçlandı.

Ayasofya 3

  • Danıştay Kararı: Danıştay 10. Dairesi, 10 Temmuz 2020’de 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti. Kararın gerekçesi; Ayasofya’nın Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı’na ait olduğu ve vakfiyesindeki "cami" kullanım amacının değiştirilemeyeceğiydi.
  • Açılış: 24 Temmuz 2020 tarihinde, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın elinde kılıçla okuduğu hutbe ve binlerce kişinin katılımıyla kılınan Cuma namazı, yeni bir dönemin başlangıcı oldu.

AZ BİLİNENLER

  • Padişahın Kedisi ve Ayasofya’nın Gardiyanı: Ayasofya’nın müze döneminin dünyaca ünlü sakini kedi Gli, cami açılışından kısa süre sonra öldü. Ancak Ayasofya’da kedi varlığı bir gelenek olarak devam ediyor.
  • Zemindeki "Dünyanın Merkezi": Ayasofya’nın zemininde "Omphalion" adı verilen daire şeklinde renkli mermerlerden oluşan bir alan bulunur. Bizans imparatorlarının burada taç giydiği ve o dönem buranın "dünyanın merkezi" kabul edildiği bilinir.
  • Ağlayan Sütun: Yapının içindeki terleyen ya da ağlayan sütunun (St. Gregory sütunu), Hz. Hızır’ın parmağını buraya sokarak binayı kıbleye çevirdiği efsanesiyle ünlüdür.

Ayasofya 2

  • Fatih’in Bedduası: Ayasofya’nın cami yapılması tartışmalarında en çok gündeme gelen unsurlardan biri, Fatih Sultan Mehmet’in Ayasofya vakfiyesinde, buranın cami dışı kullanımı durumunda ettiği iddia edilen bedduadır.
  • Mozaikler Nasıl Korunuyor? Cami olduktan sonra Hristiyan figürlü mozaiklerin üzeri kapatılmadı; namaz saatlerinde özel bir perde/ışık sistemiyle gölgeleniyor, namaz dışı saatlerde ziyaretçiler tarafından görülebiliyor.

Ayasofya bugün hem bir ibadethane hem de dünya mirası olarak yaşayan bir tarih laboratuvarıdır. Kubbesinin altında bin beş yüz yılın yankılarını barındıran bu devasa yapı, her fatihin, her imparatorun ve her ziyaretçinin ruhunda ayrı bir iz bırakmaya devam ediyor.

Muhabir: Haber Merkezi