EBRU APALAK

Türkiye’nin ilk ve tek film arşivi binası olan Prof. Sami Şekeroğlu Sinema-TV Uygulama ve Araştırma Merkezi, 1962'de Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) bünyesinde kuruldu. Prof. Şekeroğlu, Türkiye’deki ilk sinema eğitimini burada başlattı. Merkez, yarım yüzyılı aşkın süredir eğitim, arşiv ve dijital restorasyon çalışmalarının evi oldu. Türk sinema tarihinde eşsiz bir yeri olan Merkez, aynı zamanda bir kültür hazinesi olarak görülüyor.

Whatsapp Image 2025 08 29 At 11.36.03

Merkezle ilgili hukuki sürecin devam etmesine karşın 17 Ağustos’ta yıkım başladı. Rektörlük “hurda karşılığı yıkım ihalesi” yaptı. Bu ihale yönteminde yıkımı üstlenen firma, bir bina ya da tesisi yıkarken ortaya çıkan demir, kapı, pencere gibi ekonomik değere sahip hurda malzemeleri alma hakkına sahip oluyor. Yıkımı yaptıran idare, hurdaları yıkım işinin maliyeti karşılığında firmaya bırakıyor.

ALTI GÜNDE YAKLAŞIK 8 BİN İMZA TOPLANDI

GSF Sinema ve Televizyon (TV) öğrenci ve mezunları, Merkez’in yıkımını durdurmak için change.org’da 23 Ağustos’ta “Sinemamızın Belleğine Sahip Çık! MSGSÜ Prof. Sami Şekeroğlu Sinema-TV Merkezi Yıkılmasın!” başlıklı bir imza kampanyası başlattı. Kampanya 29 Ağustos itibarıyla 7669 imzaya ulaştı.

Merkezin kapandığı tarihe dair net bir bilgi olmasa da MSGSÜ’nün 2023 Performans Programı ve 2024 İdare Faaliyet Raporu’nda Merkez’in “deprem riski nedeniyle boşaltıldığı” şöyle ifade edildi:

“GSF’nin Balmumcu’da bulunan Sinema ve TV Bölümü ile Prof. Sami Şekeroğlu Sinema-TV Araştırma Merkezi’nin bulunduğu Üniversitemiz binasında yapılan tetkikler sonucunda deprem dayanımının yetersiz olduğu tespit edilmiş olup proje Ulusal Film Arşivinin taşınması çalışmaları ile devam etmektedir.”

Üniversite’nin 2024 İdare Faaliyet Raporu’na göre Merkez’de 10 bin pelikül, 2400 afiş, 19 bin 74 fotoğraf ve 1000 film malzemesi bulunuyor. Film arşivi 2024’te Bomonti Kampüsü’ndeki otoparka taşındı.

Whatsapp Image 2025 08 29 At 11.36.52

“SAMİ ŞEKEROĞLU SİNEMA-TV MERKEZİ SAHİPSİZ DEĞİL”

Öğrenci ve mezunlar, yıkımın durdurulmasını istedikleri kampanya metninde yıkımı “telafisi imkânsız bir kayıp” ve “ihanet” olarak niteledi. Merkez’in sadece kendilerine ait olmadığını, Türkiye’nin ortak sinema mirası olduğunun altını çizdi.

Macron: Fransız-Alman Ortaklığı Avrupa İçin Mükemmel
Macron: Fransız-Alman Ortaklığı Avrupa İçin Mükemmel
İçeriği Görüntüle

Yıkıma dair kaleme aldıkları metni SONSÖZ’le paylaşan Mimar Sinanlılar, Prof. Dr. Handan İnci’nin rektör olarak atandığı 2019’dan beri Merkez’e müdahale ettiğini belirtti. Metinde “Türk Sineması’nın tek kurumsal yapısı film arşivciliği ve korumasıyla hiçbir ilgisi olmayan bir yönetimin eline bırakıldı” ifadeleri yer aldı.

Merkez’in Türk Sineması için tarihsel ve kültürel önemine dikkat çeken öğrenci ve mezunlar şu ifadeleri kullandı:

“… Bir kurum olarak bu mekân Türkiye’ de tek. Mekânların da ruhu vardır. Bu bina da öyle bir yerdir. Temelinde Lütfü Ö. Akad’ın koyduğu 2,5 lirasından tutun da her zerresine dek.

Türkiye’nin ilk sinema okulu olarak Prof. Sami Şekeroğlu'nun öncülüğünde kurulan ve Metin Erksan, Halit Refiğ, Nedim Otyam, Lütfi Ö. Akad, İlhan Arakon, Memduh Ün, Duygu Sağıroğlu, Feyzi Tuna gibi değerli sinemacılarımızın sinema bilgi ve deneyimleri ile ortak sinema geçmişimizi gelecek kuşaklara yıllarca aktardığı MSGSÜ Sinema ve TV Bölümü, Handan İnci’nin yıkıcı emellerine kurban gitmemelidir. Ya üniversite yönetimi sorunları uygun şekilde çözmeli ya da yetkililer mevcut yönetime son vermelidir. MSGSÜ, Prof. Sami Şekeroğlu Sinema-TV Merkezi, Türk Film Arşivi, MSGSÜ Sinema ve TV Bölümü sahipsiz değildir. Aksine sinematografik ve kültürel tarihimizin ayrılmaz bir parçası ve kendi içinde ayrılmaz bir bütündür.”

Whatsapp Image 2025 08 29 At 11.41.22

TÜRK FİLM ARŞİVİ’NİN AKIBETİ BELLİ DEĞİL”

Öğrenciler yıkıma ilişkin SONSÖZ’e konuştu. Sinema ve TV 3. sınıf öğrencisi, bugüne dek Merkez’de öğrenim göremeyen birçok öğrenciden yalnızca biri. Pandemi döneminde derslerin çevrim içi yapıldığı dönem dışında Fındıklı’da öğrenim gördü. Öğrenci, “Bizim için en ağır şey; bu yıkımın bölüm hocaları ve sinema uzmanlarının fikirleri alınmadan yapılıyor olması” dedi. Sürecin 2019’da Prof. İnci’nin rektör olmasıyla başladığını kaydetti. Hocalarına Merkez’in akıbetini sık sık sorduklarını ancak hocalarının kendilerine bilgi vermediklerini söyledi. “Birçok davayla uğraşıyorlardı, başımızın tehlikeye girmesini istemiyorlardı” ifadelerini kullandı.

Hurda karşılığı ihale yöntemini eleştirerek, şunları söyledi:

“Hurda dedikleri; tertemiz sinema koltukları, o salondaki ekipmanlar ve hocalarımızın özel eşyaları. Hocalarımızın eşyaları orada kaldı, onları bile alamadılar.”

Whatsapp Image 2025 08 29 At 11.38.46 (1)

İnci’nin rektörlüğü döneminde sinema öğrencilerinin faydası için hiçbir şey yapılmadığını kaydetti. “Bizim derdimiz sadece o binanın kendisi değil, o binanın içindekiler. Türk Film Arşivi’nin akıbeti şu anda belli değil” dedi.

Öğrenci, İnci’den öğrenciler, akademisyenler ve bölümün tüm bileşenleriyle diyalog kurarak onlarla birlikte hareket etmesini istedi. Bölümü MSGSÜ’ye ait yaklaşık 200 kapasiteli Ortaköy’deki Kız Öğrenci Yurdu’na taşıdıklarını aktardı. Yurtta kalan kadın öğrencilerin mağdur olduğunu, mekânda herhangi bir iyileştirme yapılmadığını belirtti.

MERKEZ, ÜNİVERSİTE TERCİHİNİ ETKİLEDİ

Son sınıf öğrencisi, MSGSÜ’yü tercih etmesinde Merkez’in etkili olduğunu söyledi. Okulun öğrencisi olduğu günden beri “Bir gün orası açılacak, orada derse gireceğiz” hayalini kurdu. Merkez kapalıyken birçok proje hazırlandı ancak üniversite yönetimi binanın yıkılacağından hiç söz etmedi. “‘Kim ne derse desin yıkacağız’ noktasına gelineceğini hiç düşünmemiştik” dedi. Süreç boyunca binanın restore edileceğini düşünen öğrenci, Merkez’de sinemayla iç içe geçmiş 63 yıllık bir kurum kültürü olduğunu vurguladı. “Binanın yıkılması Türk sinemasında bir kültürün yok edilmesi anlamına geliyor” dedi.

Merkez’in taşınması ve yenileme süreciyle ilgili 14 Nisan 2023’te yapılan bilgilendirme toplantısını anımsattı. Kaydı hâlâ MSGSÜ'nün YouTube kanalında bulunan toplantıda biri araştırma merkezi, diğeri eğitim alanı olmak üzere iki bloklu bir yapının planlandığı duyuruldu. Toplantının üzerinden iki yıl geçmesine karşın plan uygulanmadı.

Öğrenci, bölümün yurda taşınmak istenmesine dair “Orada sarpa sarmış bir durum var” dedi. Arşivin ve dersliklerin yeni yapılacak binada nerede yer alacağına dair herhangi bir detayın belli olmadığını dile getirdi. Rektörlüğün “O binayı yıkıp yerine iki tane bina dikelim daha fazla alanımız olsun, daha fazla öğrenci sıkıştıralım” mantığıyla hareket ettiğini kaydetti.

“EN KISA SÜREDE ÖĞRENCİLERE TEKRAR AÇILSIN”

Bölümün akademisyenleri binanın depreme karşı dayanıklı hâle getirilmesi için 2019’da adım attı. Merkez’in restorasyona uygun olduğunu belirterek, “Deprem raporuyla ‘Bu bina restorasyona uygundur, elden geçirilmelidir’ belgesi alınsın. En hızlı şekilde bu yıkım projesinden vazgeçilsin. Bu bina arşivi, salonları ve geri kalan her şeyiyle aslına uygun şekilde restore edilsin. En kısa sürede öğrencilere tekrar açılsın” diye konuştu.

“REKTÖRLÜKTEN NE TALEP ETSEM BOŞA ÇIKACAK”

Başka bir son sınıf öğrencisi ise, GSF’deki öğrenciliği boyunca Merkez’in eksikliğini hissettiğini şöyle anlattı:

“Dört yıldır doğru düzgün, olması gerektiği gibi ekipmanlarla eğitim alamadım. Stüdyoya hiçbir zaman giremedim. Bizim alanımızda dekorda çalışmak çok önemlidir, onu yapamadım, hâlbuki bunların hepsini yapabiliyorum. Restorasyonlarını yaptığımız filmleri hiçbir zaman kendi bünyemizde seyredemedik ki onlar eşi benzeri hiçbir yerde bulunmayan şeyler. Merkez’in yıkımı bu eksiklikleri ifade ediyor. Yaşamam gereken bir şeyi yaşayamadım. Rektörlükten ne talep etsem boşa çıkacak gibi. Bana bir hak tanınsa olması gerektiği şekilde kendi bölümümüzün bünyesindeki değerli hocalarımıza danışılarak orayı tekrar revize etmelerini isterim.”

Whatsapp Image 2025 08 29 At 11.59.49Not: Rektör İnci’ye telefonla ulaşmaya çalıştık ancak kendisinden yanıt alamadık.

Muhabir: Haber Merkezi