İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında konuşmasına 19 Mayıs’ın önemine değinerek başladı.

Dervişoğlu, 19 Mayıs’ın yalnızca Samsun’a çıkış değil, teslimiyete karşı direniş olduğunu ifade ederek, “Karanlığa doğan güneştir. Millete umut, vatana olan aşktır! Makamlara sarılmışların, milletten kopmuşların, esaret altında dağılmış bir imparatorluğun ardından milletin ‘devlet başa’ deme iradesidir! 19 Mayıs, ‘Saray sustuysa millet konuşur’ demektir. ‘Payitaht teslim olduysa vatan teslim olmaz’ demektir. ‘İstiklal, düşmanın lütfuna bırakılmaz’ demektir!” dedi.

BAHÇELİ’YE AĞIR SÖZLER

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin “Terörsüz Türkiye” ile ilgili olarak Abdullah Öcalan’a statü arayışı içinde olduğunu söyleyen Dervişoğlu, PKK terör örgütü için dünyadan örnekler verildiğini belirterek, “Kuzey İrlanda diyorlar, IRA diyorlar, İspanya diyorlar, ETA diyorlar… Hayır. Türkiye’nin tarihini, devlet yapısını, terörle mücadelesini başka ülkelerin şartlarıyla sulandıramazsınız.

Kuzey İrlanda başka bir tarihtir. IRA başka bir örgüt yapısıdır. Oradaki mezhepsel, tarihsel ve siyasal zemin bambaşkadır. Kesindir ki Türkiye, bir sömürge imparatorluğunun ardılı değildir. Anadolu, bir ada değildir. Kürtler İrlandalı değildir. Ama bir şey artık tescillidir ki: Sen içimizdeki İrlandalısın.” diye konuştu.

İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu’nun konuşması şöyle:

Buğra Kavuncu’dan iktidara sert eleştiri
Buğra Kavuncu’dan iktidara sert eleştiri
İçeriği Görüntüle

“ÖCALAN’IN SON SUÇU SON ŞEHİDİMİZDİR”

Terör hükümlüsü katile “memuriyet” vereceklermiş! Hükümlüye “vasi” atanır! Vasi! Bunlar, terör hükümlüsünü kendilerine vasi atıyorlar! Lafı uzatmaya, süslü cümleler kurmaya, uzun uzun laflar edip koca koca paragraflar yazmaya gerek yoktur! PKK bir terör örgütüdür! Abdullah Öcalan, 25 yıldır terörü İmralı’dan yöneten elebaşıdır! Umut hakkı diye milleti alıştırmaya çalıştığınız ihanete yegane cevabım ise açık ve nettir: Öcalan’ın son suçu son şehidimizdir!

“BU YOL İMRALI’DAN GEÇMEZ”

Terörsüz Türkiye’nin yolu İmralı’dan geçmez. Terörsüz Türkiye’nin yolu Türk milletinin iradesinden geçer. Türk devletinin kudretinden geçer. Hukukun üstünlüğünden geçer. Amasız, fakatsız mutlak adaletten geçer! Yasaklardan arınmış Türkiye’den geçer! Tam ve kamil demokrasiden geçer! Cumhuriyetin üniter yapısından geçer. Şehitlerimizin aziz hatırasından, gazilerimizin onurundan geçer. Onların ne için neyi feda ettiğini anlamaktan geçer.

Ne şehit, ne gazi, ne de onların aileleri sadece kayıplarıyla, kaybettikleriyle mübarek değildir. Feda ettikleriyle, her birimize hayat bahşettikleri için mübarektirler.

“CUMHURİYET SAVCILARINI GÖREVE ÇAĞIRIYORUM”

Öcalan’ın statüsü bellidir: Bir terör hükümlüsüdür. Kürtlerin temsilcisi de, lideri de değildir. Siyasallaşma başlığı altında ona rol biçilemez. Örgüt mensuplarına ulaşması, talimat iletmesi, temas etmesi kabul edilemez. Bu, örgütü yönetmek, talimat vermek demektir.

Sarayın savcıları oturadursunlar, Cumhuriyetin savcılarını göreve çağırıyorum! Malum şahısların ellerine tutuşturulan, menşei meçhul istihbarat raporlarının altına imza atarak dolaşıma sokması da teröre yardım ve yataklıktır. Terör propagandasıdır. “Terörü galip göstermektir. Cumhuriyete sahip çıkmak için daha neyi bekliyorsunuz!”

Muhabir: Haber Merkezi