Günümüzün en önemli problemlerinden bir tanesi, belki de en mühimi çevre. İklim değişikliği gezegende yaşayan her canlı için ciddi bir mesele. Burada üstünde durulması gereken unsurda enerji. Daha az zarar veren, daha uygun enerji sistemleri tercih edilmeli. Genelde doğal gaz temiz, rüzgâr enerjisi daha da iyi ve tabii ki kömür de en kirlisi, zararlısı. Hâlbuki sanayi devrimini düşünürsek aklımıza ilk kömür gelir. Niye? Çünkü kömür sayesinde buharlı motor icat edildi. Ve bu cihazlarla ulaşımda çağ atlandı. Artık denizlerde ne yelkenliye, karada da ata ihtiyaç kalmadı. Buharlı gemiler ve lokomotifler ile uzak mesafeler yakınlaştı.

Sanayi devrimine ev sahipliği yapan ülke de Britanya. İcatlar buradan çıkıyor. Özellikle demiryolları konusunda gerçek bir öncü. Ama iki asır sonra bu sektörde tabir-i caiz ise, nal topluyor. Yıllar yılı yeterince yatırım yapmadığından dolayı başka Avrupa ülkeleri ile mukayese edildiğinde epey geride kaldığı görülüyor.

İktidara 18 ay önce gelen sosyal demokrasiyi benimsemiş İşçi Partisi ‘Kuzey Güç Merkezi’ projesini hayata geçirmeye çalışıyor. Desteğini geleneksel olarak sendikal hareket ve çalışan kesimden alan İşçi Partisi ülkede fırsat eşitliğini kurmak için de ulaşıma ehemmiyet vermekte.

Londra ve güneydoğu bölgesi ülkenin en zengin, en müreffeh yöresi; kuzeye çıktıkça da yoksulluk artmakta. Halbuki sanayi devriminin merkezi ve ünlü şehirleri burada bulunuyor. Tarihi çelik, tekstil ve kömür şehirlerini birbirlerine bağlamak tüm bölge için bir artı değer olacağı kuşkusuz.

Bu planı gerçekleştirmek hiç de kolay olmayacak gibi görünüyor. Örneğin, Scarborough’dan York şehrine demiryolu var. Mesafe de 68 km. Yolculuk 50 dakika sürüyor. Yani saatte ancak 82 km hız yapmakta tren. Sorun yeni hatların döşenmesi ve hızlı trenler için uygun olması. Vagonların konforlu olması elbette olumlu bir gelişme ama trenin yavaş gitmesi sorun teşkil ediyor. Ve bu problem sadece ülkenin kuzeydoğusu ile de sınırlı değil.

Dünyada her bir ağızdan beraber söylenen iki üniversite varsa, bunlar da Oxford ve Cambridge. Bu iki güzide üniversitenin arasında demiryolu bağlantısı çok zayıf. Birinden birine gitmek için Londra’ya uğranması şart. Yeni planlanan Doğu-Batı hattı ile bu iki ünlü üniversite birbirlerine bağlanacak ve fiziki gidiş gelişlerin daha verimli, fikir alışverişleri ile pekiştirileceği ümit edilmekte. Burada tercih dizel trenlerden, şarj edilebilen elektrikli, daha yeşil alternatiften yana. Hedef sadece yolculuk süresini azaltmak değil, otoyol trafiğini de azaltmak, istihdamı artırmak, yeni kentler ve evler inşa etmek; dolayısıyla yarı çember veya hilal şeklindeki Oxford-Cambridge bölgesini inovasyon merkezi olarak belirlemek. Bilim ve teknolojiyi birleştirmek için yeni demiryolu projesi düşünülmüş.

Hasılı, Kuzey Güç Merkezi Projesi’nin temel amacı sanayi devriminden sonra ulaşım sektörüne en büyük yatırımı sağlamak. İngiliz Hükümeti de bunun finansmanını sağlamak için ciddi uğraş vermekte. Başarırsa kamuoyu anketlerindeki düşüşünü durduracağını ve gelecek seçimlere oldukça güçlü bir şekilde gireceğini düşünüyor. Ama büyük altyapı projeleri meyvelerini üç, beş yıl içinde maalesef vermiyor.