Kadına yönelik şiddet, kadınların yanı sıra çocukları ve toplumun geleceğini de etkileyen önemli bir sorun olarak gündemdeki yerini koruyor.
Sonsöz Gazetesi’nden Goncagül Konaş’ın haberine göre; Klinik Psikolog Murat Abaoğlu, şiddetin fiziksel saldırının ötesinde psikolojik, ruhsal ve ekonomik boyutları bulunduğunu belirterek, görünmeyen şiddet biçimlerinin de kadınlarda uzun vadeli travmalara yol açabildiğini söyledi. Şiddet ortamına tanıklık eden çocukların da bu süreçten derinden etkilendiğine dikkat çeken Abaoğlu, “Daha fazla kadın ölmesin istiyorum. Bu bir insanlık sınavıdır” mesajını verdi.

“ŞİDDET SADECE FİZİKSEL DEĞİL”
Şiddetin yalnızca fiziksel saldırıdan ibaret olmadığının altını çizen Abaoğlu, psikolojik, ruhsal ve maddi şiddetin de kadınlar üzerinde ağır sonuçlara yol açabildiğini söyledi. Abaoğlu, “Benim burada bahsedeceğim şiddet, hiçbir koşulda yalnızca fiziksel saldırı değildir. Şiddet fiziksel olabileceği gibi psikolojik, ruhsal ve maddi şekilde de uygulanabiliyor” ifadelerini kullandı.
Psikolojik şiddetin kadınların özgüvenini hedef aldığını belirten Abaoğlu, “Psikolojik şiddet, kadının özgüvenini yok eden, sürekli aşağılayan, kontrol eden ve değersiz hissettiren bir baskı biçimidir” dedi. Ruhsal şiddetin ise kadınları korku ve kaygı içerisinde bırakabildiğini ifade eden Abaoğlu, “Ruhsal şiddet ise kadını yalnızlaştırarak, korku atmosferi yaratarak ve sürekli kaygı içinde tutarak iç dünyasını hedef alır” diye konuştu.
Ekonomik şiddetin çoğu zaman göz ardı edildiğine dikkat çeken Abaoğlu, “Maddi şiddet çoğu kez göz ardı edilir. Kadının ekonomik özgürlüğünü elinden almak, çalışmasına engel olmak, parasını kontrol etmek ya da yoksun bırakmak, bağımlılığı artırarak şiddet döngüsünü besler” açıklamasında bulundu.

“GÖRÜNMEYEN ŞİDDET DE YIKICI”
Klinik gözlemleri ve terapilerinde bu şiddet biçimlerinin etkilerine tanık olduğunu belirten Abaoğlu, “Klinik gözlemlerim ve terapilerimde gördüğüm, bu üç şiddet türünün fiziksel şiddet kadar yıkıcı olduğu ve çoğu kez görünmez kaldığını göstermektedir” dedi. Bu tür baskıların kadınların yaşamında uzun vadeli sonuçlar doğurabileceğini söyleyen Abaoğlu, “Bu baskılar kadınlarda ilerleyen yaşlarda derin travmalara, kendine güvensizliğe ve sosyal hayattan kopuşa yol açmaktadır” ifadelerini kullandı.
Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.





