GONCAGÜL KONAŞ
Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde bir araya gelen çok sayıda konfederasyon ve sivil toplum kuruluşu (STK), engelli haklarına yönelik sistematik hak kayıplarına dikkat çekmek ve bu sorunların bir an önce giderilmesi için bir basın açıklaması yaptı. Eyleme; Türkiye Sakatlar Konfederasyonu, Memur-Sen Konfederasyonu, Engelliler Konfederasyonu, Hak-İş Konfederasyonu, Özel Eğitim Kurumları Konfederasyonu, Anadolu Kardeşlik Teşkilatı, Otizm Konfederasyonu ve diğer sivil toplum kuruluşları katıldı.
Basın açıklamasında tüm sivil toplum kuruluşları adına konuşan Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Genel Sekreteri Ayhan Metin, engelli bireylerin yaşadıkları hak kayıplarını ve bunların yaratmış olduğu sorunları çarpıcı ifadelerle dile getirdi. Metin, "Son dönemde engelli haklarına yönelik yapılan sistematik hak kayıplarına karşı durmak, engellilerin unutulduğu fakat engel olmanın hayat felsefesi haline geldiği bir dönemdeyiz. Bugün burada sesimizi duyurmak için toplandık" dedi.
“BAGAJINA TEKERLEKLİ SANDALYE SIĞMAYAN OTOMOBİLLERE ÇEKİ DEMİRİ Mİ TAKACAĞIZ?”
Metin, ÖTV Kanunu’nda yapılan değişikliklerin engelli bireyleri ne kadar olumsuz etkilediğine dikkat çekerek, "ÖTV Kanunu değişikliğiyle otomobillerin yeniden temininde süre 5 yıldan 10 yıla çıkarılmış, bu durum engellilerin eski teknolojiye mahkûm edilmesine neden olmuştur. Gelişen güvenlik donanımlarına sahip araçlara erişim engellenmiştir. Engelliler soruyor: ‘Bagajına tekerlekli sandalye sığmayan otomobillere çeki demiri mi takacağız? Erişilebilir olmayan bir ülkede, erişilebilir olan tek şey olan otomobilleri de elimizden alırsanız biz ne yapacağız?’" ifadelerini kullandı.
“SUİSTİMALCİLER YERİNE GERÇEK ENGELLİLER CEZALANDIRILIYOR”
Yerlilik oranının %40’a çıkarılması ile suistimaller yerine engelli bireylerin cezalandırıldığına vurgu yapan Metin, "ÖTV düzenlemesiyle suistimalcileri engellemek yerine gerçek engelliler cezalandırılmaktadır. Biz devlet ve millet için her şeyi göğsümüzle karşılamaya hazırken, yerli adı altında fakat asla ‘milli kimliğe sahip olmayan fırsatçılar’ engellilerin alabileceği otomobil fiyatlarını fahiş seviyelere yükseltti bile." diyerek değerlendirmede bulundu.
Araç Tadil ve Satış Yönetmeliği’nde yapılan değişikliklerin aile bütünlüğünü tehlikeye attığına da değinen Metin, "Otomobili bizzat kullanan ortopedik engelli bireyin aracını eş ve çocuklarının kullanması yasaklanarak aile bütünlüğüne ağır bir darbe vurulmuştur" dedi.
“BU DÜZENSİZLİK, ENGELLİ BİREYLERİN YAŞAM KALİTESİNİ DÜŞÜRMEKTE”
Sürücü Yönetmeliği’nde yapılan değişikliklere de dikkat çeken Metin, "Yıllardır sürücü olan birçok ortopedik ve işitme engelli bireyin ehliyetleri iptal edilmiştir. Bu bireyler, zaten yeterince erişilebilir olmayan toplu taşıma araçlarından yararlanamazken, temel ulaşım haklarından ve sosyal hayata eşit katılımdan mahrum bırakılmıştır" şeklinde konuştu.
Metin, engelli bireylerin sosyal desteklerinin gelir kriteri bahanesiyle kesildiğine de vurgu yaparak, "Binlerce bakıma muhtaç engelli bireyin sosyal destekleri kesilmiş ve bu bireyler kaderine terk edilmiştir. Bu düzensizlik, engelli bireylerin yaşam kalitesini düşürmekte ve adaletsizliği derinleştirmektedir" ifadelerini kullandı.
“VİCDANINIZIN SESİNİ DİNLEYİN”
Ayrıca, Metin protez, ortez, tekerlekli sandalye, beyaz baston ve işitme cihazı gibi malzemelerin SGK ödemelerindeki yetersizliklere de dikkat çekerek şu eleştirilerde bulundu:"Bu malzemeler engelli bireyler için hayati öneme sahiptir. Ancak SGK tarafından ödenen tutarlar, engellilerin ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaktır ve bu durum, zaten zorlu şartlar altında yaşayan engelli bireylerin daha da mağdur olmasına neden olmaktadır."
Metin, karar alıcılara seslenerek, "Engellilerle ilgili aldığınız her kararın, altına imza attığınız her düzenlemenin ve kurduğunuz her cümlede vicdanınızın sesini dinleyin. Tasarruf değil, adalet istiyoruz! Engelli haklarından, temel ihtiyaç malzemelerinden tasarruf edilemez." diye kaydetti.
“VAR OLAN HAKLARIMIZIN DEVAM ETMESİNİ İSTİYORUZ”
Açıklamanın sonunda Metin, "Biz aslında yeni bir şey talep etmiyoruz. Var olan haklarımızın devam etmesini, engelimizin zaaf olarak görülmemesini, yaşam hakkımızın elimizden alınmamasını istiyoruz. Bu haksızlıklara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bizi yok sayamazsınız!" çağrısında bulunarak sözlerini noktaladı.