Yaklaşık dört aydır ülkede estirilen seçim havası sonunda bitti. Hayatın her alanında hissedilen seçim havası toplumda yüksek bir gerilim olmadan tamamlandı. Kazanmak ve iktidarını sürdürmek isteyenler, bir tarafta devletin bütün olanaklarını kullanarak rakiplerine bir üstünlük kurmak çabasıyla hareket edenler seçim sonuçlarına göre beklediği başarıyı elde edemediler.
Bir yıl önce yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde elde ettikleri üstünlüğü korumak, toplumda değişmez ve kaybetseler de gitmezler algısını yaratarak yerel seçimlerden başarı ile çıkacaklarına toplumu inandırmak istediler.
Ancak bir yıllık süre toplumda birçok şeyi değiştirmişti. AKP iktidarının yapmış olduğu sabit ücretle çalışanlara ve emeklilere ücret artışları daha ellerine geçmeden, alımı gücünü yitirmekteydi. Nispi oranlarla yapılan artışlar çokmuş gibi gözükse de reel olarak bir önceki fiyatlarla alım gücünde ciddi bir erimeye neden oluyordu.
Cumhurbaşkanı en son konuşmasında söylediği gibi ne kadar nispi ücret artışı yapılsa dipsiz bir kuyu gibi yapılan ücret artışı hemen eriyor, alım gücü düşüyor ve sabit gelirle çalışanları mutlu etmiyordu. Ülkeyi uzunca bir dönem yöneten AKP iktidarı, propaganda malzemesi yaptığı ve eleştirdiği geçmiş yıllara ilişkin, halkın geçim sıkıntısından daha kötü bir duruma düşürmesi( et kuyrukları, marketlerde ucuz gıda arayışı vb. ), kendi iddiası ile çeliyor duruma yol açmaktaydı.
Bir söylediğini, diğer bir söylemiyle boşa düşüren ve halkın yaşadığı ile söylenenler arasındaki büyük söylem uçurumu, artık ikna edici görünmüyordu. Bazen iktidar, muhalefet gibi davranıyordu. Yılların biriktirdiği sorunların artık sadece duygulara seslenmekle ortadan kaldırılamayacağı yavaş yavaş toplumda yerleşmeye, olumsuzluk kabullenir olmaya başlanıyordu.
AKP hükümetinin seçim konuşması değerlendirmesinde, EYT ile emekli edilen kesimlere verilen emeklilik hakkının ülkenin ekonomisine zarar verdiğini söylemesi de başka bir kolaycılıktı. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun çalışanlardan topladığı sosyal sigortalar kurumuna ödenen primlerin emeklilerin maaşlarını karşılama oranı gittikçe artmaktadır. Çalışanların, emeklilerin ücretlerini karşılama oranı birçok Avrupa ülkesindeki orandan daha yüksek olduğu çeşitli çalışmalarda görülmekte. Bütçeden emeklilere ödenen maşların, bütçeye çok da büyük yük olmadığı açıklanan çalışmalarda ortaya çıktı.
Her seçim sürecide halkın gerçek ihtiyaçları üzerinden değil ama ülkenin genel sorunları üzerinden söylemler üreterek, asıl meselelerin konuşmasına çok da müsaade edilmemekteydi. Güvenlik, beka, vatanın var olup olmaması, din, bayrak gibi milli değerlerin öne çıkarılarak toplumun beş yıldan beş yıla önüne gelen sandıkta gerçek sorunlarının değerlendirilmesi hep erteleniyordu. İktidarın uyguladığı ekonomik, sosyal ve siyasal programların değerlendirilip bir envanterinin çıkarılması halk tarafından yapılamıyordu.
Bu sorunlarının tespiti ve çözümlerinin bulunmasına çaba harcamak yerine, kolaycı yollar bulunmaya çalışılıyordu. Halkın önüne milli değerleri koyuluyordu. Ülkenin çevresinde yaşanan güvenlik sorunlarına karşı ulusal ve uluslararası önlemler alma yerine bunları iç siyasette kullanır hale getirilmekteydi.
Az gitti, uz gitti AKP iktidarı artık gerçeklerle karşılaşmak zorunda kaldı. Boş tencere hükümet götürür söylemi bu kez çalıştı.
Önlenemeyen enflasyon diye bir canavar çıktı ve ne yapsanız artık, AKP iktidarına güvenli bir alan bırakmadı. Sabit ücretle çalışanlara verilen ücretin, alım gücünü erittiği ve çalışanların yüzde altmışına yakın bir kesiminin asgari ücretle çalışması çalışanların memnuniyetsizliğini artırdı. Yoksullaşan kesimler artık yardımlarla sürdürülebilen bir hayatın çekilmez olduğunu görür oldu.
Emekliler, bağlanan emeklilik maaşlarının düşük olması, alım günün kalmaması yeni bir toplumsal kesimin umutsuzluğuna ve yaşamlarının sürdürülemediğine şahit oldu. Enflasyon, alım gücünün erimesi iktidara karşı büyük bir muhalefet yaratı. CHP ‘inde toplumsal kesimlerdeki bu memnuniyetsizliğe yönelik eleştirileri, toplumun her kesimlerde bir karşılık buldu.Ücretleri ve maaşları eriten, Enflasyonu patlatan ekonomik uygulamalar, AKP ‘yi çaresiz bıraktı.Seçim sonucunun özeti, Enflasyonun fendi AKP’yi yendi, seçimleri kaybetti.