
Uzay faaliyetleri, toplumumuzun işleyişi ve günlük yaşamımız için giderek daha önemli hale gelmekte. Artemis II hem gençlerin hem de yaşlıların gözlerini Ay’a çevirdi. Uzaydan gelen bilgi ve hizmetler, tüm altyapıya giderek daha fazla entegre edilmekte. Uzay faaliyetlerinin güvenlik ve savunma politikası açısından önemi de sürekli artmakta. Büyük güçler ve yükselen büyük güçler arasındaki uzay keşfi yarışı son yıllarda epey hız kazandı.
Küresel ısınma hızlanıyor ve yaşamı sürdüren ekosistem hizmetleri bozuluyor; iklim değişikliğinin etkisi, dünya genelinde hava ve iklim aşırılıklarının görülme sıklığını zaten değiştirdi. Birçok aşırı hava olayı daha sık ve daha şiddetli bir şekilde meydana geliyor. İklim değişikliği, gıda güvenliği ve su güvenliğini etkilediği için çatışmalar ve göçle yakından bağlantılı. İklim ısındıkça daha yaygın hale gelen sıcak hava dalgaları, artan ölüm oranlarına, kötü çalışma koşullarına ve azalan verimliliğe neden oluyor.
Dünya genelinde ve özellikle ülkemizde sıcak hava dalgaları, kuraklıklar ve orman yangınları daha yaygın hale gelerek tüm doğal ekosistemleri etkiliyor. Hava ve su koşullarındaki değişiklikler, aşırı olaylar, hayvan ve bitki hastalıkları, orman hasarı ve istilacı türlerle ilgili riskler, toplumları değişen koşullara uyum sağlamaya zorluyor. İklim değişikliği, İskandinavya gibi kuzey bölgelerindeki doğa için özellikle büyük bir tehdit oluşturuyor. Son on yıllarda küresel ısınma en çok Arktik bölgesinde hissedildi.
Doğanın kaybıyla birlikte, yaşamı sürdüren ekosistem hizmetleri zayıflıyor. İklim değişikliği, çeşitli etki mekanizmaları yoluyla doğa kaybını daha da güçlendiriyor. Doğa kaybının en büyük nedenleri arasında insan faaliyetlerinden kaynaklanan habitat tahribatı, türlerin aşırı kullanımı, kirlilik, iklim değişikliği ve istilacı türler yer almakta.
Doğanın kaybı ve ekosistem hizmetlerindeki bozulmalar, halihazırda küresel ölçekte ülkelerin ekonomik büyümesini yavaşlatıyor ve iklim veya sağlık krizi olasılığını artırıyor.
İklim değişikliği, yaşam alanı kaybı ve kirlilik; gezegenin üçlü krizinin bileşenleri olup, birbirleriyle güçlü bir şekilde bağlantılı. İnsan faaliyetleri, Dünya'nın birçok biyofiziksel sistemini ve refahını giderek daha fazla etkilemekte ve gezegen genelinde daha da dramatik değişiklikler riskini artırmakta.
Kötüleşen ve giderek kötüleşen çevre koşulları, yaşam koşullarını kötüleştirerek ve çatışmalara yol açarak ulusal ve uluslararası istikrarsızlığı artırmakta. Su kaynaklarının ve doğal çevrenin kullanımına yönelik tehditler, ülkeler arasındaki gerilimleri artırmakta. Küresel olarak, iklim değişikliği ve ekilebilir arazilerin azalması, gıda üretimini daha küçük bir alana sınırlamakta. Son olarak da toprak bozulması Avrupa'da ciddi bir sorun zira Avrupa topraklarının %60-70'i sağlıklı durumda değil ve bu durum da giderek kötüleşmekte.
Hukukun üstünlüğü ve demokrasi küresel ölçekte geriliyor ve zayıflıyor. Demokrasinin durumu küresel olarak zayıflamış ve gerileme göstermektedir: Otoriter devletlerin etkisi ve sayısı artmakta ve bu devletlerin eylemleri, özellikle dış politikaları, öngörülemez hale gelmekte. Açıkçası hukuk devleti yapılarının zayıflatılması, devlet etkisinin araçlarından biri haline gelmiş. Seçimlere müdahale ve seçimlerle ilgili etki, uluslararası alanda giderek büyüyen bir sorun olmuştur. Özellikle on sene evvelki ABD’deki başkanlık seçimi ve İngiltere’nin 2016 AB Referandumu bu konuda örnek olarak gösterilmektedir. Haklara erişim, hukuk devleti ve demokrasinin işleyişi ve güveninin temel taşlarından biridir.
Yapay zekâ sistemleri, demokratik süreçleri ve kurumların bağımsızlığını baltalamak için giderek daha fazla kullanılabilir ve bu da hukukun üstünlüğünün işleyişini etkileyebilir. Toplumun genel güvenliğini zayıflatan ve kırılganlığı artıran faktörler arasında vatandaş güveninin azalması, artan eşitsizlik ve düşük katılım yer almaktadır.
Ülkelerin geleceğini kritik derecede etkileyen belirsizlikleri üç kategoride sıralayabiliriz:
A) Jeopolitik ve Yasal belirsizlikler: AB, ABD, Çin, Rusya, Güvenlik, Demokrasi ve Hukukun Üstünlüğü gelişimi;
B) Teknolojik ve Ekonomik belirsizlikler: Teknolojik Dönüşüm, Küresel Ekonomi, Yeşil Geçiş;
C) Çevresel ve Toplumsal faktörler: Sınırlar, Beceriler ve Ar-Ge, Göç, Refah Devleti, Değerler ve Tutumlar.
Bu gelişmelerden esinlenen çok farklı dünyalar hayal etmek veya yaratmak mümkün. Dört tanesini ele almakta fayda var.