İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bazı sanatçı ve oyuncuların menajerliğini yapan Ayşe Barım hakkında sosyal medya paylaşımları ve haberlerdeki iddialar üzerine soruşturma başlattı. Soruşturma, maddi gerçeğin ortaya çıkması amacıyla resen devam ediyor. Oyuncu Burak Haktanır da, pek çok ünlü isim gibi Ayşe Barım ve sektördeki tekelleşme hakkında bildiklerini paylaştı. Sabah'a konuşan Haktanır, şu şekilde açıklamalarda bulundu:

"Sektördeki tekelleşme, elde edilen tanınırlık, güç ve ekonomik gücün, devlet aleyhtarlığı ve kötü amaçlar için kullanılmasıyla sonuçlanıyor. Bu oyuncular, birer aparat olarak sahaya sürülüyor. Kültür sanat camiasının, devletin güvenliğiyle ilgili meselelerdeki duruşuna bakarsanız, bu organizasyonu ve tekelleşmeyi görürsünüz. Kültür sanat camiasının dindarlarla çözmesi gereken bir sorunu var. Bu kavga bu şekilde devam edemez. Kültür sanat camiası, dindarlarla problemini çözmek zorunda. Alaycı, küçümseyici ve dalga geçici tavırlardan vazgeçmeliler."

Burak Haktanır, 2 yıl önce Boğaziçi Film Festivali'nde Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) kimyasal silah kullandığı yönünde açıklama yapan Türk Tabipler Birliği Başkanı Şebnem Korur Fincancı'ya bazı oyuncuların destek verdiğini belirtti. Haktanır, yaşananları şu sözlerle anlattı: "Silahlı Kuvvetler bizim için gözbebeğimizdir; onlar canları pahasına mücadele ediyorlar. Onlara verebileceğimiz tek şey moral ve motivasyon. Bizden tek bekledikleri şey, onlara destek olmamız. Zaten en güçlü teçhizatlar ellerindedir ve her türlü operasyona canlarını hiçe sayarak giriyorlar. Ama böyle çirkin iftiralar onların moralini bozuyor. Ben buna karşı çıktım. TSK'ya iftira atanlara tepki verdiğimde, yalnız değildim. O salonda Ayşe Barım'ın oyuncuları da vardı ve onlar, TSK'ya iftira atanları alkışladılar."

Haktanır, sanat camiasının Gazze'deki soykırıma karşı sessiz kaldığını ifade ederek, "Dünyanın birçok yerindeki sanatçılar sesini çıkardı. Ama bizim sanatçılarımız maalesef sınıfta kaldı. Bunu üzülerek söylüyorum. Birçok konuda ses çıkarabiliyorsunuz, ancak Filistin’deki soykırıma karşı neden ses çıkarmıyorsunuz? TSK ile ilgili bir meselede barıştan bahsederken, bu konuda da birkaç şey söylemeniz bekleniyor. Ama siz susuyorsunuz" dedi.

"ORGANİZE BİR HAREKET VAR"

Haktanır, sanat camiasındaki bazı tepkilerin organize bir şekilde verildiğini de dile getirdi. "Sanat camiasında ağızdan çıkan her cümleye ve tepkiye bakıldığında bunun organize ve talimatla yapıldığı belli oluyor. Bunun en büyük örneğini orman yangınlarında gördük. Türkiye tarihinin en büyük orman yangını yaşandı ve bu yangınların organize bir şekilde başlatıldığı ortada. Yangınlar hepimizi üzüyor, ancak bu tür suçlamalar devletimize karşı olmamalı. Birçok oyuncu, ellerine verilen metinleri sosyal medyada paylaşarak kendi ülkelerini dünya çapında şikayet etti, yetersiz göstermeye çalıştı. Sen bir sanatçısın, kendi ülkeni nasıl böyle küçük düşürürsün? Bu alçakça bir hareket. Ellerine verilen metni paylaşarak, organizasyonun bir parçası olduklarını gözler önüne serdiler."

"BU BİLİNEN GERÇEKLERDİ"

Haktanır, sektörde yaşananlara dair daha önce dile getirdiği bazı bilgilere de değindi: "Ayşe Barım ve menajerler meselesi, Rekabet Kurumu'nun başlattığı soruşturmayla tekrar gündeme geldi, ancak bunlar zaten bilinen şeylerdi. Sanat camiası açısından bu durum bir sır değildi. Bu yaşananlar, çaresizlikle kabullenilmişti. Ben yıllar önce bunu dile getirmiştim. Şimdi bu süreçten fayda sağlayan oyuncular, ben de yaşadıklarımı anlatayım diye açıklamalarda bulunuyorlar. Ayşe Barım'a bağımlı kalmak, yetersiz kalmaktır. O ismin yetiştirdiği ve yerleştirdiği menajerler var. Yurt dışı bağlantıları da olduğu duyuluyor, fonlar oradan sağlanıyor. Önce Ayşe Barım'a, sonra da onun yetiştirdiği menajerlere gidiyor."

Baharı müjdeleyen kuzu ve oğlaklar büyüyor Baharı müjdeleyen kuzu ve oğlaklar büyüyor

"NETFLIX ZORLA CİNSEL SAHNE EKLETTİ"

Haktanır, sektörle ilgili önemli bir örnek de verdi. "Yakından bildiğim iki örnek var. Netflix'e iki senaryo götürülüyor. Senaryo beğeniliyor ama şart koşuluyor, LGBT sahnesi ekleyin. Senarist, ‘Hikaye buna uygun değil’ diyor, ancak platform ısrarcı oluyor, ‘Ne yapın edin, LGBT karakteri ekleyin’ diyorlar. Senaryo uygun olmadığı için senarist direniyor. O zaman diyorlar ki, ‘O zaman cinsel içerikli bir sahne koyun.’ Senarist, ‘Hikaye bunu gerektirmiyor, tutmaz’ diyor. Bunun üzerine platform, ‘O zaman dekolte bir kadın koyun’ diyerek baskı yapıyor" şeklinde konuştu.

Muhabir: Haber Merkezi