Bir takım faşist diktatör Putin şakşakçısı büyük bir ümit ile Trump’ın başkanlığı devralmasını bekliyor, Trump başkan olur olmaz Ukrayna’ya desteğini kesecek ve Putin zafere ulaşacak hayali ile avunuyorlar.

Emin olun Trump da en az Biden kadar kararlı bir şekilde Ukrayna’nın bağımsızlık ve özgürlüğünü destekleyecek, emperyalist hayaller kuran Hitler özentisi diktatör Putin’in yenilmesi için mümkün olan her şeyi yapacaktır.

Öncelikle bu Trump’ın şahsi kararı ya da keyfine kalmış bir politika değil ortada bir Budapeşte memorandumu ve bu memorandum uyarınca Amerika, İngiltere, Çin ve Fransa gibi nükleer güçlerin Ukrayna’nın bağımsızlık ve toprak bütünlüğünü korumak için vermiş oldukları bir teminat var. 

Aslında bu memoranduma imza koyanlar arasında Rusya’da var fakat her diktatör gibi Putin’de imzasının arkasında durmadı, sözünden döndü dahası Ukrayna’yı işgal etti.

Bu noktada Budapeşte memorandumu konusunda birkaç kısa bilgi vereyim ki Trump’ın ne yapacağı konusundaki öngörümün altını doldurmuş olayım.

Budapeşte memorandumu:

Ukrayna, 1922-1991 yılları arasında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ne dâhil olmuş bir cumhuriyetti ve bir zamanlar topraklarında Sovyet nükleer silahlarına ve füze sistemlerine ev sahipliği yapıyordu. 

Eski Sovyetler Birliği'nin nükleer programı yalnızca dört cumhuriyete genişletilmişti: Belarus, Kazakistan, Rusya ve Ukrayna. 1991'deki SSCB’nin dağılmasının ardından Ukrayna dünyanın üçüncü büyük nükleer gücü haline geldi ve eski Sovyet nükleer silahlarının, teslimat sistemlerinin ve bunların tasarımı ve üretimine ilişkin önemli bilginin yaklaşık üçte birini elinde tutmaktaydı ve Ukrayna topraklarında yaklaşık 1.700 nükleer savaş başlığını bulundurmaktaydı.

1994 yılında Ukrayna bu silahları Rusya'ya devretmeyi kabul etti ve Rusya, Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık'ın mevcut sınırlar içinde Ukrayna'nın bağımsızlığına ve egemenliğine saygı göstereceğine dair güvenceler karşılığında Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması'na taraf oldu.

Zaten Ukrayna 1990'daki Devlet Egemenliği Bildirgesi ile Ukrayna'nın nükleer silahları kabul etmeyeceğini, edinmeyeceğini veya üretmeyeceğini belirtmiş ve Ukrayna hükümeti 24 Ekim 1991'de Ukrayna'nın nükleer silahsız bir devlet olacağını ilan etmişti.

5 Aralık 1994'te Ukrayna, Rusya, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri liderleri, Ukrayna'ya nükleer silah sahibi olmayan bir devlet olarak NPT'ye katılımıyla ilgili olarak güvenlik güvenceleri sağlamak için bir muhtıra imzaladılar. Dört taraf, bir önsöz ve altı paragraf içeren muhtırayı imzaladı. 

Muhtıra şu şekildedir: 

Amerika Birleşik Devletleri, Rusya Federasyonu ve Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı, Ukrayna'nın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesine Dair Antlaşma'ya nükleer silahsız devlet olarak katılımını memnuniyetle karşılayarak,

Ukrayna'nın belirli bir zaman dilimi içerisinde topraklarındaki tüm nükleer silahları ortadan kaldırma taahhüdünü dikkate alarak, soğuk savaşın sona ermesi de dâhil olmak üzere, dünya çapındaki güvenlik durumundaki değişikliklerin, nükleer güçlerde derin kesintilere gidilmesi için gerekli koşulları yarattığını kaydederek, aşağıdakileri teyit eder:

1. Rusya Federasyonu, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı ve Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı Nihai Senedi ilkeleri uyarınca, Ukrayna'nın bağımsızlığına, egemenliğine ve mevcut sınırlarına saygı gösterme taahhütlerini yinelerler.

2. Rusya Federasyonu, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı ve Amerika Birleşik Devletleri, Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı tehdit veya güç kullanımından kaçınma yükümlülüklerini teyit ederler ve hiçbir silahlarının Ukrayna'ya karşı, Birleşmiş Milletler Şartı'nda belirtilen durumlar dışında, meşru müdafaa veya başka türlü kullanılmayacağını teyit ederler.

3. Rusya Federasyonu, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı ve Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı Nihai Senedi ilkelerine uygun olarak, Ukrayna'nın egemenlik haklarını kullanmasını kendi çıkarlarına tabi kılmayı ve böylece her türlü avantajı sağlamayı amaçlayan ekonomik zorlamalardan kaçınma taahhütlerini yinelerler.

4. Rusya Federasyonu, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı ve Amerika Birleşik Devletleri, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesine Dair Antlaşma'ya taraf nükleer olmayan bir devlet olan Ukrayna'nın, nükleer silahların kullanıldığı bir saldırı eyleminin kurbanı olması veya saldırı tehdidinin hedefi olması halinde, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nden derhal yardım sağlanması yönündeki taahhütlerini yinelerler.

5. Rusya Federasyonu, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı ve Amerika Birleşik Devletleri, Ukrayna konusunda, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesine Dair Antlaşmaya taraf olan nükleer olmayan herhangi bir Devlete karşı nükleer silah kullanmama taahhütlerini, böyle bir Devletin nükleer silah sahibi bir Devletle işbirliği veya ittifak yaparak kendilerine, topraklarına veya bağımlı topraklarına, silahlı kuvvetlerine veya müttefiklerine saldırması durumu hariç, teyit ederler.

6. Ukrayna, Rusya Federasyonu, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı ve Amerika Birleşik Devletleri, bu taahhütlerle ilgili soru işareti doğuracak bir durumun ortaya çıkması halinde istişarede bulunacaklardır.

Fransa ve Çin’inde benzer taahhütleri var.

Yani bizdeki Putinperestlerin umduğu gibi olmayacak, çünkü bu anlaşma uyarınca ABD ve diğer ülkeler Ukrayna’yı faşist diktatör Putin’in barbarca saldırıları karşısında korumak ve desteklemekle yükümlüdürler!

Başkan Trump’ın da Putin gibi yapıp devletinin imzasının arkasında durmayacağını beklemek bence boşa hayal kurmaktır.