PERGAMON ZEUS SUNAĞI

Zeus Sunağı, ​Pergamonluların Galatlara karşı kazandıkları büyük zaferin anısına, tanrılar tanrısı Zeus adına yapılmış Helenistik Dönem’in en görkemli yapıtlarındandır. 2. Eumenes zamanında (MÖ 197-159) inşa edilen Zeus Sunağı, dönemin heykelcilik sanatının en görkemli örneklerini sergilemektedir. Sunak hakkında ilk bilgi verenlerden biri Romalı yazar Lucius Ampeliua’tur. “Dünya Harikaları” adlı yapıtında: “Bergama’da mermerden kırk ayak yüksekliğinde, görkemli kabartmalarla süslü büyük bir sunak vardır. Tanrılarla Gigantların savaşını göstermektedir.” demektedir. Zeus Sunağı, 1800’lü yılların sonunda Alman Yol Mühendisi Carl Humman tarafından Almanya’ya götürülmüş olup bugün bütün görkemiyle Berlin’deki “Pergamon Museum”da konuklarını ağırlamaktadır. Bu sunağın bulunuşu ve Berlin Pergamon Müzesine götürülmesi ile ilgili süreci bu yazıda anlatacağım.

1990’ların başında Bergama Sunağı, Sunağın Berlin’e kaçırılışı ve geri iadesi için harcanan çabaları, Bergama Belediye Başkanı’nın müze önünde gecelemesi konu ile ilgili hemen herkes tarafından bilinmektedir. Bergamalılara verilen cevap daha da ilginç ve acıdır: “Sunağı geri verirsek inşaatlarda kullanırsınız !” 

Bergama Antik Kent Akropolü’ndeki en önemli olan yapı, Bergama Krallarının Galatlar üzerindeki büyük zaferlerini simgeleyen Zeus Sunağı’dır 

PERGAMON GIGANTOMACHY 

“Bergama’nın Galatlar’a karşı kazandığı büyük utku (zafer)üzerine Akropol’de Zeus (Athena ya da tüm tanrılar) adına bir sunak yapıldı. Bergama-Galat Savaşı (I. Attalos zamanında kazanılmıştı) üzerine kurulan bu görkemli sunaktaki kabartmalarda, Galatlarla olan savaşı değil, tanrılarla devlerin boğuşmasının gösterilmesinin nedeni, Bergamalıların tipik Hellen görüşüne uymalarından ileri geldiği düşünülebilir.”  

Helenler zamanın tarihsel olaylarını sanatta betimleme konusu yapmaktan çekinmişlerdir. Onlarca önemli olan, tarihsel olaylardan öte onun vurguladığı düşüncedir. Bu nedenle Kral II. Eumenes, Hellen olmayan barbar bir dünya üzerindeki yengiyi değil, Helenliğin ruhsuz, duygusuz, barbar bir dünya üzerindeki utkusunu sanatsallıkla betimleme ve anlatımı önemsemiştir. Burada tanrılarla devlerin sınırsız, ölçüsüz, öfke ve coşkusu ilk kez mermere yansıtılmış oluyordu.”

Osman Bayatlı, “Bergama Tarihinde Akropol”, 1991, s. 14.

BERGAMA ZEUS SUNAĞI (REKONSTRÜKSİYON MAKETİ / BERLİN PERGAMON MÜZESİ) 

(Kaynak : https://www.visitizmir.org/tr/ilce/bergama/nasil-gelmeli/zeus-sunagi)

Zeus adı GÜN IŞIĞI anlamına gelen Hint-Avrupalı bir kökene bağlanır. O, Gök’ü ve hava olaylarını yönetir. Kendisine bazen Ombrios (fırtına getiren) ya da Akraios (en yüksekteki) denmiştir. Nitekim tapınakları çoğunlukla yükseklerdedir. Sınırsız güçlü Zeus, Polietus yani otoritenin ve Polis’in (site) koruyucusudur. Yüzyıllar geçtikçe bütün tanrıların üstü olan Zeus, filozofların gözünde dünya düzenini yönlendiren düşünceyi temsil etmiştir.  Helenler giderek Zeus’u adaletle bir saymışlardır. Yemini güvenceye alır, konuklarla yolcuları korur. Olimpia’da ona adanan oyunlar Yunanistan’ın politik ve kültürel birliğini simgeler.

120 M UZUNLUĞUNDAKİ KABARTMALARIYLA ÜNLÜ PERGAMON ALTAR (ZEUS SUNAĞI)

(Kaynak : https://twitter.com/bergama2020/status/933551792654254080)

II. Eumenes zamanında tamamlanan Zeus Sunağı hakkında Roma’lı yazarlardan L. Ampelius ilk bilgi verenlerdendir. 

“Dünya Harikaları” adlı yapıtında “Bergama’da mermerden 40 ayak yüksekliğinde, görkemli kabartmalarla süslü büyük bir sunak vardır. Tanrılarla Gigantların savaşını göstermektedir.”  demektedir. Yüzyıllarca toprak altında kalan bu kabartmalardan birkaçının bulunması, Akropoldeki bilimsel çalışmalara neden olmuş ve 1877 yılında başlayan kazılarda sunak ortaya çıkarılmıştır.

1878,
Alman yol mühendisi Carl Cumann İzmir-Bergama arası yol inşaatını yapan Alman heyetin başında yol mühendisi, boş zamanlarında Kale bölgesinde bulunduğu yönünde daha önce okuduğu tarihsel yazılara göre Zeus Sunağını arar ve bir kaç kabartma bulur. Bunu Almanya’ya yazar, Alman hükümeti bürokratlarından Alexandre Conze devreye girer. İzmir valiliğine müracaat eden Alman Konsolosluğu gereken kazı iznini verir. Zamanın İzmir Valisinin sözü "bırakın kazsınlar, bizde bu taşlardan çok var" olur. Bir yıl süren kazı sonrası ortaya çıkarılan Zeus sunağı yapılan anlaşma gereği bahar aylarında kağnılar ile Dikiliye taşınmak üzere sökülür. Söküm sırasında mermer parçalar numaralandırılır ve kağnılarla nakil başlar. 2 konvoy halinde devam eden nakil sırasında kağnı sahipleri iş bırakır. Tekerlekler kırılır, dikili yolundaki eski köprü yıkılır. 

Ama tüm bu sorunlara karşı mücadele azmi ile kış gelmeden tapınağın parçaları Dikili limanına taşınır. tapınak savaş gemisi ile Türkiye’den ayrılırken anlaşma gereği Türkiye’ye bırakılacak olan "kazıda çıkarılanların yarısı Türkiye’nin yarısı Almanya’nındır" hükmü gereği sütun başları, kayalar ve temeller Bergama’ya kalırken, 114 kabartması ile 12 metre boyundaki sunak Almanya yolcusudur..... Bunu zamanın Türk bürokrasi başarısı olarak anlattım. Şimdi aynı Türk bürokrasisi aynı başarıyı

Allianoi’de gösteriyor. "bizde bu taşlardan çok var.." ayrıca eklemeliyim. Kazı sırasında Bergama’ya hayranlığı nedeniyle ölümünde Bergama’ya gömülmek istediğini vasiyet eden Carl Humann artık Bergamalıdır.

İbrahim Türker

“Great Altar of Zeus and Athena at Pergamon” videosunu izlemek için:

https://www.youtube.com/watch?v=L3SIooVHV8E

BERGAMA KAZILARI BAŞLANGICI (9 Eylül 1878)

(Kaynak : http://www.egepostasi.com/haber/pergamon-a-davet/195440)

CARL HUMANN’IN HAZIRLADIĞI BERGAMA PLANI (1870)

Eski kentin kalıntılarını, 1870’lerde Batı Anadolu’da demiryolu döşenmesinde çalışan Alman mühendis Carl Humann bulmuştur. Pergamon'da ilk araştırma ve kazı çalışmalarına da 1878'de başlanmıştır. Bu kazılar ve onarım çalışmaları günümüzde de sürmektedir.

Akropol’ün birinci surlarının dışında, Athena Tapınağı’ndan 24 metre aşağıda bulunan taraçada kurulmuş olan sunak, yukarı Agora’nın biraz üstünde bulunmaktaydı. Sunak yapısı 300 metre yükseltili bu taraçanın ortasında inşa edilmiştir. Taraça, kuzeyden güneye 37.70 m., batıdan doğuya 36.60 metrelik bir dikdörtgendir. 

Sunak taraçasına doğrudan girilmekteydi. Sunağın genişliği 34.20 m. ve eni, 36.44 m. olup beş basamaklı bir altlık üzerinde 12 m. yüksekliği vardır. Selinos Vadisi’ne bakan cephesinde 20 m. genişliğinde 28 basamaklı merdiveni bulunmaktaydı.

Bugün Akropol’de yalnız temelleri görülebilen Zeus Sunağı’nın tüm mimari parçaları ve kabartmaları, Berlin Müzesi’nde aslına yakın bir şekilde tamamlanarak neredeyse yüz yirmi yıldan bu yana sergilenmektedir. Almanlar o tarihten sonra müzenin adını Pergamon Müzesi olarak değiştirmişlerdir.

Carl Humann ve ekibi, Zeus Sunağı’nın bölümlerini numaralandırıp özenle sökerek, 1886 yılına kadar aralıklarla parça parça Berlin’e taşımıştır. Taşınma işlemleri sırasında aylarca yıllarca katırlarla, develerle Akropol’den aşağıya indirilmiş, oradan mandaların çektiği kağnılarla Çandarlı Limanı’na götürülmüştür. Daha büyük gemilere yüklenmek üzere İzmir Limanı’na taşınmış ve Sonra da Kuzey Denizi’ndeki Limanlara indirilerek demiryoluyla Berlin’e götürülmüştür[3]. Bu yolculuk serüveni yaklaşık on yılı bulmuştur. Sunağın sergilenebilmesi için Berlin Müzesi’nin salonu yeniden düzenlenerek; tavanı yüksek ve camdan bir örtüyle kaplanmıştır.

Kaçırılan Tarihi Eserimiz Zeus Sunağı belgeselini izlemek için:

https://www.youtube.com/watch?v=k2wc87YNhGg

Zeus Sunağı’nın ait olduğu yere Bergama’ya geri getirilmesi için çok değişik kanallardan çabalar sarfedilmiştir. 1970 yılında Belediye Başkanı Adem Özelli zamanında Zeus Sunağı Doğu Berlin Belediyesinden geri istenmiştir. Kardeş şehir Böblingen’ den Zeus Sunağı yerine itfaiye gelmiştir.

Bergama Koruma Planını hazırladığımız yıllarda (1994-95) Bergama Belediye Başkanı Sefa Taşkın  ve Belediye meclis üyelerinin de aralarında bulunduğu 150 kişilik bir grup “Kardeş Kentler Olimpiyatı” na katılmıştır. Berlin’de, hem Dresdner Bank’ın ve hem de Zeus Sunağı’nın bulunduğu “Pergamon Müzesi” önünde eylem gerçekleştirmiştir. 

Pergamon Müzesi önünde tatsız olaylar yaşanmıştır. Sefa taşkın, aynı yılın ekim ayında da bir kere daha eylem yapmak üzere Almanya’ya gitmiştir. 

ZEUS SUNAĞI OLMASI GEREKLİ TOPRAKLARDA : BERGAMA AKROPOLÜNDE (Canlandırma)

(Kaynak : https://www.visitizmir.org/tr/ilce/bergama/nasil-gelmeli/zeus-sunagi)

Zeus Sunağı’nın kuzeyinde yer alan Athena Tapınağı'nın anıtsal giriş kapısı ile tapınak içindeki çok güzel kabartmalar da aynı dönemde yurt dışına kaçırılmıştır. Tapınak bahçesinde yer alan Athena heykeli ve anıtsal kapı şimdi Zeus Sunağı ile aynı yerde Berlin Pergamon müzesinde sergilenmektedir. Tapınağın ikinci katının sütunları, alınlığı ve balkon duvarı gibi yerleştirilmiş duvar kabartmaları da kaçırılmıştır.

Levhaların üst süvelerinde tanrıların, altında da sanatçıların ve Gigantların adları yazılmıştır. Bu görkemli anıtın yapılmasında emekleri geçen sanatçıların adlarını taşıyan alt söveler elde edilememiştir. Ancak, kalıntılardan bazı sanatçıların Bergama’lı ya da Atinalı olduğu öğrenilmiştir. Menekrates, Dionysiades, Orestes ve Theorretos gibi isimlerin işaretleri bulunmuştur.

GİGANTOMACHY FRİTZİ DIŞ DUVARLARDA YER ALAN MUHTEŞEM SANAT ESERLERİDİR 

(Kaynak:https://ahmetustanindefteri.blogspot.com/search/label/Bergama%20Zeus%20Suna%C4%9F%C4%B1)

Çevresi 140 metreyi bulan bu ulu anıtın geniş merdivenleri batı tarafında bulunuyordu. Doğudan sunak alanına giren kurban alayı kutsal yerin önüne gelmeden önce sunağın yarısını dolaşmak zorunda idi. Bergama Sunağı hiçbir tapınağa bağlanmamıştır. Ortaya çıkarılan bağımsız sunakların hiçbiri bu Sunak kadar büyük ve görkemli değildi.

Zeus Sunağı,  Bergama’nın kültürel varlığıdır ve Zeus Sunağı Bergama’lılara iade edilinceye kadar, Türkiye’de Alman arkeologlarının kazı yapmalarına izin verilmemelidir. Ayrıca, Zeus Sunağı ile birlikte Berlin Pergamon Müzesi’nde bulunan Bergama’dan götürülmüş olan tüm kültür varlıklarının iadesi için çaba gösterilmelidir. 

Bu çaba uluslar arası adalet mahkemelerinde Bergama’lıların açacakları davalarla güçlenecek ve kaçırılan eserlerimiz ait oldukları topraklara geri dönecektir.

Pergamon (Bergama)'daki Zeus Tapınağı belgeselini izlemek için:

https://www.youtube.com/watch?v=HSvN4CSFSbg

KAYNAKLAR 

Estin, C., Laporte, H., 2007, Yunan ve Roma Mitolojisi”, TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları,

Bayatlı, B., 1991, “Bergama Tarihinde Akropol”, Düzenleyen Eriş, E., Bergama Belediyesi Kültür Yayınları , s. 14.

Çubuk, N., “Bergama Zeus Sunağı”,  http://sanattarihi.net/forum?topic=681.0

Bayatlı, B., 1991, “Bergama Tarihinde Akropol”, Düzenleyen Eriş, E., Bergama Belediyesi Kültür Yayınları , s. 15.

Tunçer, M., 2014, “Tarihi Çevre Yok Olurken; Amasra, Bergama, Kaş, Uçhisar Örnekleri”, Alter Yay., Ank. (S.91- 98) 

https://www.visitizmir.org/tr/ilce/bergama/nasil-gelmeli/zeus-sunagi

https://twitter.com/bergama2020/status/933551792654254080