Önce ben size sorayım kurların yükselmemesi için herhangi bir sebep var mı? İktidar Türk Lirasına değer kazandıracak herhangi bir ciddi politika uyguluyor mu? Bu sorulara sizler ne yanıt vereceksiniz?

Önce ben size sorayım kurların yükselmemesi için herhangi bir sebep var mı? İktidar Türk Lirasına değer kazandıracak herhangi bir ciddi politika uyguluyor mu? Bu sorulara sizler ne yanıt vereceksiniz?

Birçok makale ve söyleşimde değerini altın, gümüş ve benzeri bir kıymetli madenden almayan kâğıt paraların değerinin o paranın dolaşımdaki miktarı ve o parayı basma imtiyazına sahip otoritenin itibarından aldığını anlatmışımdır.

Türk lirası, dolar, euro ya da yen gibi kâğıt paralar Bretton Woods sisteminin 70’li yıllarda çökmesinden bu yana birbirleri karşısında serbestçe dalgalanmakta ve enflasyon karşısında sürekli olarak değer kaybetmektedirler.

Örneğin bu gün rezerv para olarak birçok mal ve hizmetin uluslararası ticaretinde kullanılan dolar 1975 yılında altına karşı 1 ons altın eşittir 35 dolar paritesinden işlem görmekteydi. Bu gün ise aynı parite 1 ons altın eşittir 1750 dolara kadar yükselmiştir. Yakın geçmişte bu parite 2000 doların üstünü bile görmüş, Ağustos 2020 tarihinde 2070 dolar seviyesine kadar yükselmişti.

Kâğıt paralar yavaş yavaş emtialar karşısında değer kaybederken birbirlerine karşı olan değerleri de devamlı olarak değişir. Ekonomisi iyi yönetilen ülkelerin paraları diğerlerine karşı gücünü korurken, ekonomisi kötü yönetilen ülkelerin parası diğerleri karşısında değer kaybeder, satın alma gücünü yitirir.

Basitçe tanımlamak gerekirse kâğıt paralar bir ticaret erbabının senedine benzer. Ticaret erbabının mal varlığı çok, işi gücü yerinde ise bu kişi işini bilen, iyi iş gören, iş ahlakı yüksek bir kişi ise doğal olarak imzası, senedi, çeki değer taşır. İstediği mal ya da hizmeti imzaladığı bir sözleşme, çek ya da senet ile vadeli olarak rahatça satın alabilir. Bu ticaret erbabının itibarı yüksek olduğu için herkes ona güvenir, itibar eder ve onunla iş yapmak ister.

Kıyaslamak için bir başka ticaret erbabı düşünün mal varlığı yok, borcu çok, işini iyi bilmiyor, iyi yapmıyor, verdiği sözleri tutmuyor olsun bu tüccarın senedi bir önceki örnekte olduğu gibi her yerde geçer mi?

Elbette geçmez ilk tüccarın imzası ile rahatça satın aldığı birçok şeyi vadeli olarak satın alamaz, işleri vadeli olarak yaptıramaz. Neticede bütün bu işler bir itibar meselesidir.

Kısacası nasıl itibar bir tüccar için çok önemliyse devlet içinde bir o kadar önemlidir. İtibarı yüksek devletlerin parası değerlidir, her yerde geçer ve her şeyi satın almakta kullanılabilir.

Elbette böyle bir itibar, itibardan tasarruf olmaz anlayışı ile satın alınan VIP uçaklar, lüküs araçlar ve binlerce odalı saraylar ile temin edilebilecek bir şey değildir.

İtibar dışında bir önemli parametre de elbette miktar meselesidir, senedin miktarı arttıkça da kabul görme değeri düşer.

Şöyle bir örnekle konuyu açayım yıllık cirosu 10 milyon olan bir bakkal dükkânı, işi iyi malı mülkü bolsa 1 milyonluk bir sözleşme, senet ya da çek ile istediği şeyleri rahatça vadeli olarak alabilir. Ama aynı bakkal 100 milyonluk bir sözleşme ya da senet imzalarsa aynı şekilde kabul görmeyecek insanlar vadesi geldiğinde bu parayı ödeyip ödeyemeyeceğine dair bir tereddüt gösterecektir.

Benzer bir durum devletler içinde vardır bu yüzden de devletlerin piyasaya sürdüğü, dolaşıma soktuğu para miktarı artınca paranın değeri düşer. Aynı şekilde devletlerin varlığı az borcu çoksa, iş bilmeyen liyakat sahibi olmayan kişiler tarafından yönetiliyorsa o devletin itibarı düşer buna bağlı olarak da parasının değeri düşer.

Şimdi bu açıklamaların eşliğinde düşünürseniz; banknot matbaasını harıl harıl çalıştırıp para basan, dolaşıma sokan, borcu çok, liyakat ehli olmayan insanlar tarafından yönetilen bir devletin parası değer kazanabilir mi?

Bu sorulara vereceğiniz cevaba göre kurlardaki artışın sürüp sürmeyeceğini sizlerde kolayca öngörebilirsiniz.