GONCAGÜL KONAŞ

 27 yıllık çevre mühendisliği kariyerinin 18 yılını Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürlüğü’nde geçirdiğini ifade eden Oktar, yaptıkları çalışmaları anlattı. Oktar, “Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürlüğü olarak doğal sit alanları ve özel çevre koruma bölgelerinde biyolojik çeşitliliğin korunmasına, yönetim planlarının hazırlanmasına ve deniz ekosistemlerini korumaya yönelik projelere odaklanıyoruz. Deniz çayırlarının transplantasyonu, mapa şamandıra sistemlerinin kurulması gibi uygulamalarla çevremizi koruma misyonunu yerine getiriyoruz. Amacımız, gelecek nesillere daha temiz ve yaşanabilir bir dünya bırakmak.” dedi.

“ÖZEL BİR PROJE YÜRÜTÜYORUZ”

Pina midyelerinin ne işe yaradığını anlatan Oktar, “Pina midyeleri, saatte 6 litre suyu filtre ederek temizler ve denizin oksijen seviyesini artırır. Bu özellikleriyle müsilaj oluşumunu önlemede önemli bir role sahiptir. Bakanlığımızın desteğiyle bu midyelerin çoğaltılması ve suyun doğal yollarla temizlenmesi için özel bir proje yürütüyoruz.” diye konuştu.

“TEKNE VE YATLARIN DENİZ ÇAYIRLARINA VERDİĞİ ZARARI ÖNLEMEYİ AMAÇLIYORUZ”

ABB engellileri unutmadı ABB engellileri unutmadı

Deniz ekosistemini koruma konusundaki gelecekteki hedeflerini açıklayan Oktar, şu ifadeleri kullandı: “Sayın Bakanımızın da öncülüğünde kıyılarımız için özel projeler geliştiriyoruz. Özellikle Göcek Körfezi gibi bölgelerde tekne ve yatların deniz çayırlarına verdiği zararı önlemeyi amaçlıyoruz. Deniz çayırları, karbon yutak alanları olarak iklim değişikliğiyle mücadelede kritik bir rol oynar ve denizlerin ormanları olarak adlandırılır. Bu alanları hem koruma altına almak hem de yaygınlaştırmak için üç bölgede transplantasyon çalışmaları yaptık. Ayrıca, mapa şamandıra sistemlerinin nerelere yerleştirileceğini belirlemek üzere fizibilite çalışmaları yürütüyoruz. Bu projelerin tamamlanmasıyla iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir katkı sunmayı hedefliyoruz.” dedi.

“KÜRESEL ISINMA YEREL TÜRLERİN YOK OLMASINA YOL AÇABİLİR”

İklim değişikliğinin deniz ekosistemleri üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Oktar, şunları dile getirdi: “Küresel ısınma denizlerin sıcaklık seviyelerini yükselterek istilacı türlerin çoğalmasına neden oluyor. Bu durum, doğal ekosistemleri bozarak yerel türlerin yok olmasına yol açabilir. İklim değişikliğiyle mücadelede sera gazı emisyonlarının azaltılması, yenilenebilir enerjiye geçişin hızlandırılması ve halkın bu konularda bilinçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Ayrıca, çocuklarımıza çevre bilincini küçük yaşlarda kazandırarak gelecekte daha sağlıklı bir çevrede yaşamalarını sağlamayı amaçlıyoruz.” şeklinde konuştu.

Muhabir: Haber Merkezi