MELİSA SAPAZ 

6 Şubat 2023’te Türkiye'yi sarsan büyük Kahramanmaraş merkezli depremler, milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine ve büyük yıkıma yol açtı. Türkiye'nin dört bir yanından yardıma koşan gönüllülerden biri de İnşaat Mühendisi Andaç Burak Karakoç'tu. Bölgeye giderek hem yardım çalışmalarında bulundu hem de mesleğinin sorumluluğunu derinden hissetti.

Sonsöz Gazetesi’ne konuşan Karakoç, o zor günleri ve yaşadığı duygusal süreci şu sözlerle anlattı: "6 Şubat sabahı ofisime gittiğimde deprem haberlerini gördüm. Şiddeti ve yaşananları duyduğumda büyük bir şok yaşadım. Depremzede vatandaşlarımıza yardım etmek için elimden geleni yapmak istedim. İşverenimiz Sercan Yılmaz’ın maddi ve manevi desteğiyle, yardım malzemeleri alıp, gece geç saatte bölgeye hareket ettik. Yolda iken kendimizi yetersiz hissettik çünkü orada yapılacak çok şey vardı. Gittiğimizde, felaketin boyutları karşısında, tüm ekibimizle birlikte insanlara yardımcı olmak için seferber olduk."

Yıkımın İçinde: Felaketin Boyutları

Bölgeye vardıklarında gördükleri manzara ise unutulmaz oldu. Karakoç, "Yıkılan binalar, enkazlar, yolları kapatan çöküntüler... İnsanlar ne tarafa gideceklerini bilemiyor, çaresizce hayatta kalmaya çalışıyordu. Çıkarılan cesetler, yol kenarlarına sarılmış battaniyelere bırakılıyordu. Ölüler arasında, hayatta kalanlar ailesini arıyordu. Çocuklara öncelik vererek gıda dağıtmaya başladık, sonra ise enkazlarda arama-kurtarma çalışmalarına katıldık. Bu anları kelimelerle anlatmak çok zor; ancak insanın ruhunda derin izler bırakan bir deneyim olduğunu söyleyebilirim," dedi.

"Kendime söz verdim!"

Karakoç, aynı zamanda mesleki sorumluluklarını bir mühendis olarak daha derinden hissettiği o anları da aktardı: "Depremin ikinci gecesi, mesleğimin sorumluluğunun ne kadar ağır olduğunu ve sonucunun çok kötü olabileceğini hissettim. O an, kendime mesleğimi tüm etik kurallarına ve sorumluluklarına uygun şekilde yerine getireceğime dair söz verdim."

"İhmallerin önüne geçmeliyiz!"

Sözlerine devam eden Karakoç, yaşadığı bu deneyimin ardından meslektaşlarına şu mesajı verdi: "Bizim işimiz sadece iki tuğlayı üst üste koymak değil. O tuğla, insanların hayatını sürdürebileceği bir yuva olmalı. İnsan hayatı, inşaat sektöründe verdiğimiz her kararın merkezinde yer almalı. Yapılar, projelere ve yönetmeliklere uygun olmalı. İhmaller, can kayıplarına yol açabiliyor. İnsan hataları, yanlış zemin seçimleri, eksik malzeme kullanımı gibi ihmallerin önüne geçmeliyiz."

"Bir şey olmaz düşüncesi bize büyük bedeller ödetti!"

Karakoç, daha sonra Kahramanmaraş’ta deprem konutları inşaatında görev alarak, şantiyelerdeki kontrolsüzlükleri ve ihmalleri de gözler önüne serdi. "Yanlış zeminlere inşa edilen binalar, eksik malzeme kullanımı, vitrin yapmak amacıyla kesilen kolonlar… Tüm bunlar, felaketin en büyük sebeplerindendi. Bir şey olmaz düşüncesi, bizlere büyük bedeller ödetti" şeklinde konuştu.

TÜRASAŞ “776 Daimi İşçi” alacak TÜRASAŞ “776 Daimi İşçi” alacak

"İhmallerin bedeli ağır olabilir"

Son olarak, deprem bölgesine gitmesine izin veren ve tüm maddi-manevi desteğini sunan eski işverenine ve Samart Peyzaj ailesine teşekkürlerini ileten Karakoç, meslektaşlarına şu çağrıyı yaptı: "İhmallerin bedeli ağır olabilir. Hep birlikte daha güvenli yapılar inşa edebilmek için üzerimize düşeni yerine getirmeliyiz."

Muhabir: Melisa Sapaz