Bayburt, sahip olduğu stratejik konumu, verimli arazileri ve su kaynaklarına yakınlığıyla tarih boyunca önemli yerleşim alanlarından biri oldu. Bu özellikleri sayesinde kentte farklı dönemlerde inşa edilen kaleler ve gözetleme kuleleri günümüze kadar ulaştı.

Kentte bulunan tescilli 5 kale arasında en dikkat çekeni, şehir merkezine hakim yüksek bir noktada yer alan Bayburt Kalesi olarak öne çıkıyor. Mor ve mavi çinilerle süslü dış yüzeyi nedeniyle “Çinimaçin Kalesi” olarak da bilinen yapıda yeni bir arkeolojik kazı süreci başlatılıyor.

Kazılarda Yeni Bulgular Bekleniyor
Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi tarafından yürütülecek kazı çalışmalarının, kalenin bilinmeyen yönlerini gün yüzüne çıkarması hedefleniyor.

Bayburt Valisi Mustafa Eldivan, kalenin yalnızca savunma amacıyla değil, aynı zamanda şehirle bütünleşmiş bir yaşam alanı olarak kullanıldığını belirtti. Eldivan, geçmiş kazılarda cami ve kilise kalıntılarına rastlandığını, bu durumun bölgede yoğun bir yaşamın varlığına işaret ettiğini ifade etti.

Turizme ve Kent Belleğine Katkı Sağlayacak

Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden izler taşıyan Bayburt Kalesi’nin Anadolu’daki en büyük üçüncü yerleşim alanına sahip kale olduğuna dikkat çeken Eldivan, yapılacak kazılarla askeri ve sivil mimariye dair önemli bulgular elde edilmesini beklediklerini dile getirdi.

Kazı çalışmalarının önümüzdeki ay başlayacağını belirten Eldivan, daha önce yapılan çalışmalarda ortaya çıkarılan eserlerin Erzurum Şehir Müzesi’nde muhafaza edildiğini söyledi. Yeni kazılarda bulunacak eserlerin ise Dede Korkut Şehir Müzesi’nde sergilenmesi için girişimlerin sürdüğü aktarıldı.

Yetkililer, kazıların tamamlanmasıyla birlikte Bayburt Kalesi’nin hem tarihi değerinin daha iyi anlaşılacağını hem de turizm açısından daha fazla ilgi göreceğini vurguluyor.

Kaynak: AA