Anımsarsanız, 20 Aralık 2024 tarihinde, “Gazetecilik Hak ve Özgürlükler” başlıklı yazımda, Gazetecilik alanının 12 demokratik kitle örgütü; Basın Konseyi, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Disk Basın-İş, Gazeteciler Cemiyeti, Haber-Sen, İzmir Gazeteciler Cemiyeti, Parlamento Muhabirleri Derneği, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Foto Muhabirleri Derneği, Türkiye Haber Kameramanları Derneği, Diploması Muhabirleri Derneği ve Ekonomi Muhabirleri Derneği’nin, Medya Dayanışma Grubu adı altında “Gazetecilik Hak ve Özgürlükler Deklarasyonu’nun (2024 Bildirisi) açıkladığını belirtmiş ve giriş bölümünü sizlerle paylaşmıştım.
Bugün sizlere metnin içinde yer alan önerileri, hedefleri yine özet olarak sunacağım.
Basın Kanunu, dijital habercilik ve serbest gazeteciliği de kapsayacak biçimde meslek örgütleriyle iş birliği yapılarak güncellenmelidir.
Avrupa Medya Özgürlüğü Yasası da dikkate alınarak, medya özgürlüğüne ve gazetecinin güvenliğine yönelik yasal hükümler getirilmelidir.
Gazetecilere yönelik tehdit ve şiddet, kamusal görevin engellenmesi ve halkın haber alma hakkının ihlalidir. Bunlara karşı yaptırım uygulanmalıdır.
Basın Kanunu’nda yer alan, gazetecinin haber kaynağını açıklamama hakkı ile ilgili hükme, “konusu suç olsa dahi” ibaresi eklenmelidir.
Düzeltme ve cevap hakkının esasları yeniden düzenlenmeli, düzeltme; yazıdaki haber ve konularla sınırlı olmalıdır.
Medya sahipleri kamu ihalelerine girememelidir.
Kamu ve Medya kuruluşları arasındaki, reklam gelirleri dahil tüm ilişkiler saydam (şeffaf ) olmalıdır.
Gazetecilerin sorularına, doğru bilgilerle yanıt verilmelidir. Cumhurbaşkanlığı başta olmak üzere, kamu kuruluşlarının bilgilendirme toplantılarında akreditasyon uygulamaları kaldırılmalı, basın kartı bulunan gazeteciler etkinliklere katılabilmeli, gazeteciler özgürce soru sorabilmelidir. İletişim Başkanlığı’nın gerekçesiz olarak iptal ettiği basın kartları hak sahiplerine iade edilmelidir.
Gazetecilerin bilgiye erişimi sağlanmalı, “Medya Okur Yazarlığı” eğitimi yaygınlaştırılmalıdır.
Yayın yasağı kararı, istisnai hallerde ve önceden duyurulan esaslara uygun şekilde sınırlı sayıda olmalıdır.
Erişim engellemeye ve içerik kaldırmaya, tek yargıç karar verememeli, yargı süreci saydam (şeffaf) olmalıdır.
Belirsizlik içeren ve gazeteciliği suç haline getiren “Halkı yanıltıcı bilgileri alenen yayma” başlıklı mad de Türk Ceza Kanunu’ndan çıkarılmalıdır.
Gazetecilerin üzerinde siyasi baskı ve hapis tehdidi yaratan düzenlemeler yerine medyanın özdenetim yöntemleri geliştirilmelidir.
Gazetecilik mesleği, terörle ilişkilendirilmemeli, Terörle Mücadele Kanunu, bu anlamda iş birliği içinde güncellenmelidir.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), siyasi partilerin seçtiği bir kurul olmaktan çıkarılmalıdır. RTÜK, yargı işlevi gören ve cezalandıran değil, eşgüdümü (Koordinasyon) esas alan bir uzmanlık kurulu haline getirilmelidir.
Basın İlan Kurumu, etik denetim yapamamalı, ilan ve reklam verirken saydam (şeffaf) olmalı, kamu kuruluşlarının reklamları da bu Kurumca verilmelidir. Kurum, denetleme değil, yönlendirme, özendirme ve destekleme işlevi görmeli, yerel gazeteleri ve haber sitelerini birleştirme baskısından vazgeçmelidir.
Basın-İş Kanunu’nda yer alan hakların gasp edilmesi engellenmelidir. Kanun, genel iş kanunu ile birleştirilmemelidir. İstifa halinde de kıdem tazminatı ödenmelidir.
Gazetecilerin sendika üyeliği ve işverenler de sendikalı gazeteci çalıştırmak konusunda özendirilmelidir.
12 meslek örgütünün hazırladığı ve Web sitelerinden ulaşılabilecek olan 2024 bildirisi, İfade ve Medya Özgürlüğü, Dijitalleşme ve Fikri Haklar ile Çalışma Yaşamı başlıkları altında 3 ana bölümden oluşuyor.
Bildiride (Deklarasyon); Basın Kanunu, Medya kuruluşlarının saydamlığı, Devletin medya karşısında saydamlığı, Erişim engelleri ve yayın yasakları, Medyanın özdenetimi, Terörle mücadele ve gazetecilik, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Basın İlan Kurumu, Fotoğraf ve görüntü sınırlaması, Telif hakkı, Dijital telif yasası, Adil dijital ortam, Yapay zeka içerikleri, Ulusal Hafıza Merkezi, Kişilik hakları ve unutulma hakkı, Basın İş Kanunu, Çalışma koşulları, Serbest ve dijital gazetecilik, Sendika üyeliğini özendirme ve basın kartları alt başlıkları yer alıyor.
Vicdan ve aklın, dahası, yazılarımda sıkça dillendirdiğim “melekleşmiş insanların” ürettiği tarihsel bir belgedir 2024 Bildirisi. İnanın, yapıtın her cümlesi, sadece basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı ile ilgili değil. Yapıttaki önerilenler ve yapılan değerlendirmeler karşılık bulduğu takdirde, insana, hayvana ve doğaya yönelik şiddetin azalmasına, sevgi, dostluk ve barış dolu bir ülkede ve Dünya’da yaşanmasına katkı verilmiş olacak.
Yapıtı, melekleşmiş bilim insanları, uzmanlar ve gazeteciler hazırladı.
Haydi, TBMM’de, siyasal partilerde, Bakanlıklar başta olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarında yer alan melekleşmiş insanlar, haydi…