Bakan Murat Kurum barınma krizi yaşayan öğrencilere “ev kiralamayın, ev alın” diye öğüt vermiş…
Bakan Murat Kurum barınma krizi yaşayan öğrencilere “ev kiralamayın, ev alın” diye öğüt vermiş…
Bu söylem nasılda meşhur Fransa Kraliçesi Marie Antoinette’nin halkın ekmek bulamadığını duyması üzerine “ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” demesine benziyor değil mi?
İktidar sarhoşluğu ile ülke gerçekliğinde tamamen kopan, vatandaşın yaşadıklarından, içinde bulunduğu durumdan habersiz kalan, olan biteni etraflarında toplanmış bir eli yağda bir eli balda yeni zengin taifeden öğrenen popülist bir politikacının bu söylemi sanırım barınma krizi yaşayan ülke gençlerini epey öfkelendirmiştir.
Bunu söyleyenin ya ülkedeki gelir seviyesinden haberi yoktur veyahut da ev fiyatlarından…
Bakın bu gün ülkede müthiş bir barınma krizi var gelirler bir konut satın almayı bırakın kiralamaya bile yetmiyor. Üstelik bu işi gücü olup çalışıp düzenli bir gelir elde eden insanlar için böyle birde herhangi bir geliri olmayan, KYK bursu ve ailesinin desteği ile evinden uzakta, başka bir şehirde okumaya çalışan öğrencilerin durumunu varın siz düşünün.
Ülkede üniversitelerde öğrenci sayısı 10 milyona yaklaşırken devlet yurdu kapasitesi sadece ve sadece 800 bin o da sıkış tıkış koşullarda. Büyükşehirlerde örneğin İstanbul’da özel yurt ücretleri ortalama 6-7 bin liradan, merkezi ilçelerde 1+1 dairelerin kiraları ise 8-10 bin liradan başlıyor.
Ayda 850 lira KYK kredisi alarak geçinmeye çalışan öğrenciler için bu tutarları ödeyebilmek ise mümkün değil. Asgari ücretin 5 bin 500 lira olduğu bir ülkede kaç aile çocuğuna bu seviyede bir yurt ücreti ödeyebilecek ya da ev kiralayabilecek bir bütçe ayırabilir? Sonuç tarikat cemaat yurtlarında abilerin ablaların kucağına düşen bir gençlik…
İktidar mensuplarının gerçeklerden bu kadar kopmasının bir diğer örneği de geçtiğimiz aylarda BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’den gelmiş Destici “kasaptan kilo ile et alacağıma kuzu kestiriyorum daha tasarruflu oluyor” demişti. Kasaptan eti kilo ile alabilenlerin istisna olduğu, insanların kasaptan utana sıkıla 10 – 20 liralık kıyma istediği bir ülkede bu lafı etmenin ayıplığı bir yana ülke gerçeklerinden ne kadar bihaber olunduğunun da işaretidir.
İktidar mensupları o kadar pervasız ki bu ülkede meclis lokantasında bonfileyi lüpletip sonra çıkıp meclis kürsüsünde “kuru ekmek buluyorlarsa aç değillerdir” demeye utanmayan iktidar mensupları bile gördük değil mi?
Son 20 yılda AKP iktidarı insanları hem yoksullaştırdı ve hem de yoksulluğa alıştırdı. Ne yazık ki insanımızın bir kısmı ben kimim ki çocuğumu şehir dışında okutacağım, ev bark otomobil sahibi olacağım, kasaptan kilo ile pirzola alacağım diye düşünmeye kuru ekmek bulunca şükretmeye şartlandırıldı. Bu elbette bir tesadüf değil bütün otoriter rejimler insanları kendini değersiz hissettirecek şekilde şartlandırmak ister bu sayede kitleler otoriteye kolayca biat eder, boyun eğer ve muktedirlerin şatafatlı yaşamlarını sorgulamaz.
Sonuç olarak sosyal devlet hem vatandaşlarının ve hem de öğrencilerin barınma krizini çözmek zorundadır. Bunun için yapılması gereken ilk şey vatandaşların gelir seviyesini yükseltmektir. AKP iktidara geldiği zaman asgari ücret ile 12 gram altın alınıyordu bu gün asgari ücret o günkü seviyenin aşağı yukarı yarısına kadar düşmüş bulunmaktadır. AKP iktidara geldiği zaman en düşük emekli aylığı asgari ücretin üstündeydi bu gün oda asgari ücretin altında kalmıştır. Ücretler yerlerde sürünüyor üstelik sadece niteliksiz ve kıdemsiz elemanların değil nitelikli ve kıdemli çalışanlarında ücretleri geçinemeyecek düzeye inmiştir. İktidar bu durumu değiştirecek önlemleri acilen almak zorundadır.
İkinci olarak yapılması gereken ise rant yükü taşımayan sosyal konutların kamu tarafından inşa edilmesi ve kiralık ya da satılık olarak piyasaya arz edilmesidir.
Son olarak yapılması gereken ise konut talebini aşırı arttıran mültecilik ve açık sınır politikalarından vaz geçilmesidir. Mültecilerin kentleri işgali ve konut talebini patlatması engellenmeli, mülteciler acilen mülteci kamplarına nakledilmelidir.
Bunlar derhal yapılmazsa bu kış barınma sorunu çok daha ağırlaşacaktır.