Hepimizin hislerine tercüman olan D.P. İzmir Milletvekili Mehmet Salih Uzun’un tarihi meclis konuşması:


“ Değerli Milletvekilleri;
Geçtiğimiz bayram tatili boyunca 25-30 yaşlarında genç bir agnostik yazar peygamber efendimizle ilgili bir takım sözler etti. Onlar çok tartışıldı. Sosyal Medyada tepkiler büyüdü. Adalet Bakanı işin içerisine girdi. Yakalama kararına kadar iş götürüldü. Olacak iş değildi.

Ben o tartışmayı buradan yeniden açmak niyetinde falan değilim. Ben bambaşka bir şekilde meseleye yaklaşmak istiyorum…
…Şayet biz çocuklarımızın dinle ilişkisini önemsiyorsak çocuklarımızın gençlerimizin dinden uzaklaşmasını dert edi yorsak o zaman agnostik yahut deist yahut ateist yani kişisel pozisyonlarını açıklamış olan kişilerin dinimizle ilgili söyledikleri sözlerden endişe etmeyin.


Asıl zarar onlardan gelmiyor, asıl zarar din adına konuşanlardan geliyor, asıl zarar din adına iş görenlerden geliyor. Gerçekten asıl sıkıntımız bu. Türkiye’de öyle bir güruh var ki tasavvuftaki anlamından çok uzak dinimizin temel ilkelerinden çok uzak tarikat yapıları cirit atıyor.


Yahu, ancak sana kulluk ederiz ve ancak senden yardım isteriz diye temel bir düsturu olan bir dinde ve bu düsturunu beş vakit namazda günde toplam günde kırk defa tekrar edilmesini isteyen bir dinde müritlerinden koşulsuz sadakat bekleyen tarikat şeyhlerinin yeri olabilir mi?

Ama varlar, hem de çoklar, hem de çoğalıyorlar, hem de çok konuşuyorlar,
Onlar konuştukça çocuklarımız dinden, imandan soğuyorlar, onlar konuştukça gençlerimiz deist oluyorlar, ateist oluyorlar.
Değerli Milletvekilleri;
Bakın dikkatinizi çekti mi?
Türkiye’de bir ateizm derneği diye bir dernek var. Ama son zamanlarda hiç onun faaliyetini gördünüz mü? İşittiniz mi? Ben işitmedim, çünkü onlara ihtiyaç yok ki.

Türkiye’de ateizm derneğinin faaliyet göstermesine ihtiyaç yok ki. Neden Olsun?
Annenizin diz kapağına fazla bakmayın, hâllenirsiniz diye vaaz veren şeyhler varken, Türkiye’de ateizm derneğine ne ihtiyaç var?
Sadece onlar mı? Resmi din görevlileri var. Cami kürsülerinde sıcak siyasete girip her gün siyasetçilere ayar veren bu yüzden de toplumun en az yarısının nefretini kazanan sosyal medya fenomeni olmaya özenen hevesli din görevlileri varken,
Türkiye’de ateizm derneğine ne ihtiyaç var?

İsrafa ve şatafata düşkünlüğüyle diyaneti, dolayısıyla dinimizi sürekli tartışma konusu haline getiren Ali Erbaş varken,
Türkiye’de ateizm derneğine ne ihtiyaç var?

Birisi daha var ve ben onu çok daha fazla tehlikeli görüyorum, müfredatın her yerine olur olmaz her yerine din bilgisi sokuşturarak dindar nesil yetiştireceğini zanneden ama işin sonunda iddiayla söylüyorum, hem bilgisiz, hem dinsiz nesiller yetişmesine sebep olan Yusuf Tekin varken,

Türkiye’de ateizm derneğine ne ihtiyaç var?
Gerçekten çocuklarımızı dinden bunlar soğutuyorlar. Bunlara karşı çıkmalıyız.”
Gerçekten ayakta alkışlanması gereken bu tarihi konuşma gerçekleri ne kadar gözler önüne seriyor.
Kalın sağlıcakla…