Tulumtaş Mağarasını, Tulumtaş Köyü Muhtarı Kazım Koç'un konuğu olarak gezdik. Bu buluşmayı Ankaralılar ve Ankara'yı Tanıtma Vakfı Başkanı Seyfettin Aslan ile düşünmüştük, değerli dostlarla Koç'un konuğu olduk ve Ankara'nın bu doğal güzelliğinin içinde yürüdük.
Yazıdan önce günün videosunun bağlantısını vereyim:
https://www.youtube.com/watch?v=yNT57Uwszc4
Pangea, Süper Kıta
Milyonlarca yıl önce süper kıta Pangea'nın parçalandı. Kuzeyde Laurasia, güneyde Gondwana kıtaları arasında bir okyanus vardı; Tetis!
İşte bu Tetis antik okyanusu, bugünkü Anadolu topraklarını ve dolayısıyla Ankara/Tulumtaş bölgesini de sular altında tutuyordu.
Çekildi!
İki okyanus iki yanda, Tetis oldu Akdeniz!
Müthiş değil mi?
Peki başlıktaki Angara?
335 milyon yıl önce
Pangea, yaklaşık 335 milyon yıl önce Paleozoik ve Mezozoik dönemlerde var olan ve Dünya'daki kara kütlelerinin çoğunu tek bir devasa kütle halinde birleştiren en son süper kıtaydı.
Adı Yunanca "tümü" anlamına gelen pan ve "Dünya/Gaia" anlamına gelen ge/gaia kelimelerinden türetilen Pangea, "tüm Dünya" veya "tüm topraklar" anlamına geliyor. Bu süper kıtanın çevresi de Panthalassa adı verilen uçsuz bucaksız tek bir dev okyanusla çevriliydi.
Gel zaman git zaman (yaklaşık 335 milyon yıl önce önceki kıta parçalarının bir araya gelmesiyle toplanıp, 250 milyon yıl önce en geniş boyutlarına ulaşan bu süper kıta, yaklaşık 175-200 milyon yıl önce) parçalanmaya başladı.
Parçalandı, önce iki sonra da bugünkü yedi kıtayı oluşturdu.
Bu durumu ilk çözen Alfred Wegener oldu.
Kıtalar yapboz parçaları gibi birbirine uyuyordu. Bu keşfinin adını ‘kıtasal sürüklenme teorisi’ koydu. Farklı kıtalarda aynı tür bitki ve hayvan fosilleriyle benzer kayaç yapıları en büyük kanıt oldu.
Ve Angara!
İşte burada harika bir jeolojik detay saklı!
Pangea'nın yapbozunu tamamlayan en kritik ve devasa parçalardan birinin adı Angara’ymış. Bilimsel adıyla Angara Kratonu / Angaraland Kara Kütlesi.
Jeoloji tarihinde Angara, bugünkü Sibirya'nın kalbini (Orta Sibirya Platosu) oluşturan çok eski ve istikrarlı bir kıtasal çekirdeğin adı ve Pangea'nın oluşumunu tamamlayan son büyük parça.
Angara, yaklaşık 290-280 milyon yıl önce, bu birleşik kara kütlesine kuzeydoğudan çarparak eklenen son büyük kıta olmuş ve süper dev kıta Pangea'nın montajı tamamlanmış…
Bugün
Bugün haritaya baktığınızda Pangea yerine 7 kıta, Panthalassa yerine iki okyanusla Akdeniz görüyoruz. Bir de Ural Dağları...
Ural Dağları’nın oluşumu doğrudan Angara’nın çarpmasıyla bağlantılı. Yani Ural Dağları, Angara'nın Pangea'ya kaynaklandığı dikiş izi!
Tulumtaş Mağarası’ysa karalar birleşip devasa okyanus çekilince suyun dibinden çıkan parçanın günümüzdeki hatırası. Hiç canlı yaşamamış. İçerden içerden açılarak boşluklar oluşmuş. Boşluklara direnenler bugün ilginç sarkıt ve dikitler olarak ahşap yürüyüş yolunda renkli ışıklandırmalarla hayranlıkla görülüyor.
Gün gelmiş (1992) Ankara çevre yoluna başlanmış. Taşa ihtiyaç varmış hemen yakında taş ocağı açılmış dağ dinamitlenmiş ki dağ taşa dönüşsün. Derken bir boşluk fark edilmiş, yapılan durdurulmuş.
İşte böylece o güne dek içten içe açılan mağaranın dış dünyayla ilk teması olmuş.
Fotoğraf: Necip Evlice
O ilk temas noktası bugün Tulumtaş Mağarası’nın kapısı.
Mağara 550 metre kadar gidiyormuş, ziyaretçiler 250 metre kadarını yürüyebiliyor.
Sarkık ve dikitler oluşmaya devam ediyor.
Milyon yıl sonra mağara içinde kaç metre daha yürünür bilmem ama bugünlerde, yaz kış 10-11 derece sıcaklığa sahip bu müthiş ortam içinde yapılacak bir yürüyüş harika!
Kaynaklar
Tulumtaş Mağarası, https://www.ankaragolbasi.bel.tr/tulumtas-magarasi
Süper-Kıta PANGEA Hakkında Her Şey, BBC Science Focus Türkiye. https://www.youtube.com/watch?v=qNpW_5hayAU