Kamu çalışanlarında 15 Mayıs’ta başlayacak yetki süreci öncesinde değerlendirmelerde bulunan BTS Genel Başkanı Tonguç Özkan, 2010’dan bu yana uygulanan toplu sözleşme sisteminin çalışanların lehine sonuç üretmediğini söyledi.
Sonsöz Gazetesi’nden Goncagül Konaş’ın haberine göre; Özkan, artan yaşam maliyetlerine karşı maaşların yetersiz kaldığını, mevcut yasal çerçevenin ise örgütlenme, toplu sözleşme ve grev hakkı açısından ciddi eksiklikler barındırdığını vurguladı.
“YETKİ SÜRECİ YAKLAŞIRKEN SENDİKALAR SAHADA”
Yeni yetki dönemine girildiğini hatırlatan Özkan, sendikaların örgütlenme çalışmalarına hız verdiğini belirterek, “Kamu çalışanlarının sendikalarında yetki süreçleri her yıl 15 Mayıs’ta belirleniyor. 2026 yılı Mayıs ayında da yeni bir yetki dönemiyle karşı karşıyayız. Bu süreç yaklaşırken tüm sendikalar iş kollarında örgütlenme çalışmalarını sürdürüyor” dedi.Ancak Özkan’a göre bu süreç, görünürde bir rekabet ortamı yaratsa da, sistemin yapısı nedeniyle çalışanlar lehine sonuç üretmiyor.

“16 YILDA 8 TOPLU SÖZLEŞME YAPILDI, SONUÇ: DAHA FAZLA YOKSULLUK”
2010 yılından bu yana yürürlükte olan sistemin sonuçlarını değerlendiren Özkan, tabloyu şu sözlerle özetledi:“2010’dan 2026’ya kadar 8 dönem toplu sözleşme yapıldı. Yaklaşık 16 yılın sonunda kamu çalışanları her yıl biraz daha yoksullaştı, biraz daha güvencesiz hale geldi.”
Kamuda istihdam yapısının da değiştiğini belirten Özkan, “Kamuda istihdam daha esnek hale getirildi, güvenceli istihdam ortadan kaldırıldı. Birçok kamu kurumu özelleştirildi.” dedi.
“MAAŞLAR YOKSULLUK SINIRININ ALTINDA KALDI”
Ekonomik tabloya dikkat çeken Özkan, kamu çalışanlarının gelirlerinin yaşam maliyetleri karşısında eridiğini vurgulayarak, “Bugün ortalama kamu çalışanı maaşı 80 bin civarında, en yüksek memur maaşı 90 bin lira seviyesinde. Ancak yoksulluk sınırı 106-110 bin liraya dayanmış durumda. Kamu çalışanlarının yaklaşık yüzde 90’ı yoksulluk sınırının altında maaş alıyor.” ifadelerine yer verdi.
Enflasyon verileri ile sahadaki gerçekler arasındaki farkın derinleştiğini belirten Özkan, “Ulaşım, kira ve gıda fiyatlarındaki artışlar resmi enflasyona bire bir yansımıyor. Bu nedenle kamu çalışanı adeta resmi verilere mahkûm edilmiş durumda.” şeklinde konuştu.
Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.




