2026-2027 eğitim-öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala Türkiye’nin eğitim gündemindeki kronik sorunlar yeniden tartışma konusu oldu.

Sonsöz Gazetesi’nden Goncagül Konaş’ın haberine göre; Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay; öğretmen açığı, ücretli öğretmenlik, 40-50 kişiye ulaşan sınıf mevcutları, ikili eğitim, okul güvenliği ve temizlik hizmetlerindeki yetersizliklerin yeni eğitim yılında da devam ettiğini belirtti. Eğitimde yaşanan sorunların kaynak yetersizliğinden değil, yanlış siyasi tercihlerden kaynaklandığını savunan Özbay, “Eğitim-öğretim takvimi tamam, eğitime hazırlık yine tamam değil” diyerek kamusal, laik, bilimsel ve parasız eğitim çağrısında bulundu.

“EĞİTİME HAZIRLIK YİNE TAMAM DEĞİL”

Ankara’da öğrencilere 1,25 milyar liralık eğitim desteği
Ankara’da öğrencilere 1,25 milyar liralık eğitim desteği
İçeriği Görüntüle

Yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde eğitim sisteminin genel görünümünü değerlendiren Özbay, “Yeni dönemde de tablo değişmiyor: Eğitim-öğretim takvimi tamam, eğitime hazırlık yine tamam değil” ifadelerini kullandı. Öğretmen açığı, ikili eğitim, kalabalık sınıflar, derslik yetersizliği, temizlik ve güvenlik sorunlarının artık kronikleştiğini belirten Özbay, eğitim politikalarının da kamusal eğitim anlayışından uzaklaştığını söyledi.

Özbay, “İktidar, eğitimi kamusal bir hak olmaktan çıkarıyor. Devlet okullarını bütçesiz bırakıyor. Aileleri eğitimin finansörü hâline getiriyor. Eğitim bir yandan piyasalaştırılıyor, diğer yandan laik ve bilimsel niteliğinden uzaklaştırılıyor” dedi. Eğitim sisteminin gençlere gelecek konusunda güven vermediğini belirten Özbay, “Üniversite mezunu olmak iş bulmaya yetmiyor. Diplomalar değersizleştiriliyor. Çocuklar yıllarca okuyor ancak mezun olduklarında onları işsizlik, güvencesizlik ve belirsizlik bekliyor. Böyle bir sistem öğrenciye umut değil, kaygı üretiyor” diye konuştu.

“KAYNAK YOK DEĞİL, SİYASAL TERCİH YANLIŞ”

Eğitim sorunlarının çözümünde kaynakların doğru kullanılmadığını savunan Özbay, “Bir iktidarın ülkenin geleceğini düşünüp düşünmediği, eğitime yaptığı yatırımla anlaşılır. Kaynak yok değil. Siyasal tercih yanlış. Kaynaklar devlet okullarına, öğretmene ve çocuklara ayrılmıyor” ifadelerini kullandı.

Okullardaki güvenlik sorununa da dikkat çeken Özbay, Türkiye’de 60 binden fazla devlet okulu bulunmasına karşın 30 bin geçici güvenlik personelinden söz edildiğini belirtti. Özbay, “Matematik ortada: Her iki okula bir güvenlik görevlisi bile düşmüyor” dedi. Güvenliğin geçici personelle sağlanamayacağını belirten Özbay, “Okul güvenliği geçici bir iş değildir. Birkaç aylık görevlendirmelerle, İŞKUR takvimiyle ya da proje süresiyle güvenlik sağlanamaz” diye konuştu. Okullarda görev yapacak güvenlik personelinin öğrencileri, öğretmenleri ve velileri tanıması gerektiğini belirten Özbay, “Biz okul kapılarında silahlı kişiler istemiyoruz. Okulun iklimini bilen, çocukları tanıyan; ancak güvenlik konusunda eğitimli, kadrolu ve sürekli görev yapan personel istiyoruz” dedi.

Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.

Muhabir: Haber Merkezi