Bahreini, BM Cenevre Ofisi’ne akredite gazetecilerle bir araya gelerek, saldırganlığa güçlü bir yanıt verme kararlılıklarını dile getirdi. Saldırının hukuki açıdan BM Şartı’nın ikinci maddesinin dördüncü fıkrasını ihlal ettiğini belirten Bahreini, saldırının ilk gününde Minhab kentindeki bir ilkokulun hedef alındığını ve 160’tan fazla kız öğrencinin hayatını kaybettiğini aktardı.
“Bu katliam, bir okulda gerçekleşen en büyük katliamdır. İran milleti bu olay karşısında büyük üzüntü yaşadı.”
ABD ve İsrail’in Saldırıları ve İran’ın Yanıtı
Bahreini, ABD ve İsrail’in bir dizi hastaneyi de hedef aldığını ve saldırıların İran ile müzakereler sürerken gerçekleştiğini ifade etti. İran’ın savaşın kendi tercihi olmadığını, kendilerine ve halkına dayatıldığını vurgulayan Bahreini, şu ifadeleri kullandı:
“Bu, herhangi bir ülkeye yönelik saldırı değil, İran’ın kendini savunma hakkının kullanılmasıdır. Bu saldırganlık durdurulana kadar savunmamıza devam edeceğiz.”
Uluslararası Topluma Çağrı: İsrail’i Kınayın
İran, saldırılara karşı yalnızca kendini savunmakla yetiniyor. Bahreini, uluslararası toplumu öncelikle İsrail’i kınamayaçağırdı ve sessizliğin daha fazla saldırıyı cesaretlendireceğini belirtti.
Ayrıca Bahreini, Çin ile iyi ilişkiler olduğunu ancak güvenlik politikalarının tamamen iç yeteneklere dayandığını vurguladı. BM İnsan Hakları Konseyi’nin Cenevre’de devam eden 61. Oturumu kapsamında, İran ile ilgili acil toplantı girişimlerinin de olduğuna dikkat çekti.
ABD-İsrail Saldırıları ve İran’ın Karşılığı
28 Şubat’ta İran’a başlatılan ABD ve İsrail saldırıları sonrasında, İran da bölgedeki bazı hedeflere karşılık verdi. Bu saldırılarda İran lideri Ayetullah Ali Hamaney dahil çok sayıda üst düzey yetkili hayatını kaybetti. İran Kızılayı, saldırılarda 787 kişinin yaşamını yitirdiğini açıkladı.




