MIT ve Harvard Üniversitesi bünyesinde araştırmalarını yürüten Doç. Dr. Ömer Yılmaz, modern tıbbın en önemli sorunlarından biri olan kanserin oluşumunda beslenmenin rolünü inceleyen çalışmalarıyla öne çıkıyor. “Dünyayı değiştirecek 37 bilim insanı” arasında gösterilen Yılmaz, özellikle uzun süreli açlık dönemlerinin hücre sağlığı üzerindeki etkilerini hayvan deneyleriyle ortaya koydu.
Araştırmalarda, kanserin temelinde DNA mutasyonlarının yer aldığına dikkat çekilirken, genetik faktörlerin yanı sıra çevresel etkenler ve beslenme biçiminin bu süreci hızlandırabildiği vurgulandı. Laboratuvar ortamında yapılan deneylerde, hücrelerin sağlıklı yapıdan kanserli hale geçiş süreci detaylı şekilde incelendi. Özellikle şeker seviyeleri ve yağ yakım mekanizmasının, kanserli hücrelerin çoğalma hızını doğrudan etkilediği belirlendi.
Çalışmalarda, açlık sürecinde devreye giren ve hücrelerin kendini yenilemesini sağlayan “otofaji” mekanizmasının önemine dikkat çekildi. Bu süreçte hücrelerin hasarlı ve işlevini yitirmiş parçaları temizlediği, hücre bölünmesinin yavaşlamasıyla DNA’daki hata riskinin azaldığı ifade edildi. Bu durumun, kanser oluşumuna karşı vücudu koruyucu bir etki oluşturduğu belirtildi.
Deney sonuçları, kontrollü açlığın yalnızca kanser riskini azaltmakla kalmadığını, aynı zamanda yaşam süresini de uzattığını ortaya koydu. Fareler üzerinde yapılan çalışmalarda ömrün yüzde 10 ila 15 oranında arttığı gözlemlenirken, primatlar üzerinde de benzer şekilde sağlık göstergelerinde iyileşme tespit edildi. Doç. Dr. Ömer Yılmaz’ın araştırmaları, ilerleyen yıllarda beslenme temelli yeni kanser önleme ve sağlıklı yaşam yaklaşımlarının önünü açabilecek nitelikte değerlendiriliyor.



