Medipol Mega Üniversite Hastanesi Çocuk İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Hikmet Tekin Nacaroğlu, bahar aylarının gelmesiyle birlikte artan polen alerjisine karşı önemli uyarılarda bulundu. Nacaroğlu, alerjik şikayetlerin hafife alınmaması gerektiğini belirterek, uygun tedavi yöntemleriyle hastalığın kontrol altına alınabileceğini ifade etti.
Hastaneden yapılan açıklamaya göre, polen alerjisi olan kişiler bahar aylarında sabah saatlerinden itibaren yoğun şekilde hapşırık, burun akıntısı, gözlerde kaşıntı ve kızarıklık gibi belirtiler yaşıyor.
Polenler astımı tetikleyebilir
Polenlerin gözle görülemeyen ancak güçlü alerjik reaksiyonlara yol açabilen antijenler olduğunu belirten Nacaroğlu, solunum yoluyla vücuda giren bu partiküllerin özellikle hassas bünyelerde ciddi rahatsızlıklara neden olabileceğini söyledi.
Polenlerin; burunda kaşıntı, peş peşe hapşırık, öksürük ve gözlerde kızarıklık gibi şikayetlere yol açtığını aktaran Nacaroğlu, “Astım hastalarında ise bu durum atakları tetikleyebilir. Polen yoğunluğu özellikle sabah saatlerinde daha yüksek oluyor. Bu nedenle evlerin havalandırılması konusunda dikkatli olunmalı” dedi.
Korunmak için basit önlemler etkili
Polen mevsiminde alınabilecek basit önlemlerin şikayetleri azaltabileceğini vurgulayan Nacaroğlu, sabah erken saatlerde evi havalandırmamak gerektiğini ifade etti. Açık havada zaman geçirdikten sonra kıyafetlerin değiştirilmesi ve duş alınmasının polen temasını azaltacağını belirten Nacaroğlu, çamaşırların dışarıda kurutulmasının da alerjiyi artırabileceğine dikkat çekti.
Dışarı çıkarken gözlük ve şapka kullanımının da koruyucu olabileceğini dile getiren Nacaroğlu, alerji belirtileri yaşayan kişilerin mutlaka test yaptırması gerektiğini söyledi.
İmmünoterapi ile kalıcı çözüm mümkün
Tanı konulduktan sonra ilk aşamada korunma yöntemleri ve ilaç tedavisinin uygulandığını belirten Nacaroğlu, ileri vakalarda ise immünoterapi yöntemine başvurulduğunu ifade etti.
İmmünoterapinin, alerjen maddelerin kontrollü şekilde artan dozlarla hastaya verilmesi esasına dayandığını anlatan Nacaroğlu, bu sayede bağışıklık sisteminin alerjene karşı duyarsız hale getirildiğini belirtti. Uzun süreli bir tedavi olduğunu kaydeden Nacaroğlu, bu yöntemin hastalığın kontrol altına alınmasını sağladığını ve alerjinin astıma ilerlemesini önleyebilen tek tedavi seçeneği olduğunu sözlerine ekledi.




