Bugünkü yazımda, evim, ana yurdum Türkiye’de 15 Temmuz 2016 Cuma gecesi yaşatılan, annelerin, eşlerin ve yakınlarının, hatta hepimizin acılarına, özlemlerine, korkularına, gözyaşlarına neden olan, ayrıca çok daha ayrıntılı araştırılması ve halkımızla eksiksiz paylaşılması gereken kanlı kalkışmanın ürettiği şiddetsiz, yürekli, haklara ve yasalara uygun bir birliktelikten yükselen, gürültüsüz, beste gibi bir çığlığı, seslenmeyi paylaşıyorum.
Bu konuyu, silahlı veya silahsız şiddetin her türüne karşı olan, içinde şiddet barındırmayan inanç ve görüşleri, her alanda tam demokrasiyi savunan, insan, hayvan ve çevre haklarını benimseyen benim gibi bir insana, ülkemin kurumlarına ve Platformu oluşturan güzel yürekli insanlara yakışır bir şekilde yazmayı sürdüreceğim, yaşadıkça, elbette suçlu olmayanların ailelerine, annelerine, eşlerine, çocuklarına, işlerine ve özgürlüklerine kavuşmalarına dek. Suçluların ise “iyi”leşmelerini dileyerek.
Kulaklardan gözlere, gözlerden, sevgi dolu, vicdanlı yüreklere yönelen bu çığlığın, bu sesin, yitirilen uzun yıllara karşın umudun aydınlığında ve mutluluğun doruklarında, salt Türkiye’ye değil, Dünya’ya örnek oluşturacak şekilde, başka bir besteye, şiire, şarkıya, türküye, öyküye, romana, belgesele, tabloya, fotoğrafa dönüşeceği ve bir daha yinelenmemek üzere tarihin derinliklerinde kalacağı güveni ile aynen sunuyorum.
Bu Saldırıyı Reddediyoruz
“Bizler, “15 Temmuz Mağduru Asker Aileleri” platformu olarak, ülkemizin yaşadığı en acı olaylardan biri olan 15 Temmuz darbe girişimini açık ve net bir şekilde kınıyoruz. Demokrasiye, milli iradeye ve insan hayatına yönelmiş bu saldırıyı reddediyoruz.
Ancak, bu sürecin ardından yaşanan yargılamalar ve uygulamaların, bizler açısından derin bir mağduriyet ve 10 yıldır devam eden adalet arayışını da beraberinde getirdiğinin bilinmesini istiyoruz.
Askerlik mesleği; konusu açıkça suç teşkil etmiyorsa, komutanın emrinin tartışılmadığı, yazılı ve sözlü kanunlar ve diğer mevzuat üzerine kuruludur. Emir-komuta zinciri içinde “Terör-Tatbikat” denilerek hareket ettirilen, birliğinden çıkarılan ya da birliğine çağırılan başta erler, askeri öğrenciler, kursiyerler, uzman çavuşlar, astsubaylar, asteğmenler, teğmenler, üsteğmenler gibi alt kademe askeri personelin, yaşanan olayların gerçek mahiyetinden haberdar olması düşünülemez.
Faili Değil, Mağduru
“Silah ve şiddet kullanmama” ile “kastın yokluğu” ilkelerinin görmezden gelinerek bu alt kademe askerin darbe girişiminin faili olarak değerlendirilmesi hukuken ve fiilen mümkün değildir ve vicdanları yaralamaktadır. Ayrıca darbe kalkışmasının içinde olmadığı somut delillerle ispatlanan bazı suçsuz üst rütbeli askerlere bile müebbet hapis cezaları verilmiştir. Bu kişiler, darbenin faili değil, mağdurdurlar.”
Bizler, yargılamaların adil şekilde yürütülmediğini düşünüyoruz. Somut delillerin yeterince dikkate alınmadığı; hukuka göre kişisel sorumlulukların ayrıştırılmadığı; emirlere mutlak itaat kültürü ile yetişmiş emir kulu erlerin, asker öğrencilerin ve alt rütbelilerin tam yetkiye sahip komutanlar gibi yargılandığı ve “Yaş ile kurunun ayrılmadığı/at izinin it izine karıştırıldığı” bir yargılama süreci yaşanmıştır. Bu durum, hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
Yargılamalarda, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin İç Hizmet Kanunu ve Yönetmeliği’nin dikkate alınmamış olması ve mahkemelerin uzman olmadığı askerliğin gerekleri konusunda bilirkişi incelemesi yapılmaması eksikliği önemli hukuki ve yargısal hatalara sebep olmuştur. Emir-komuta ilişkisi, askeri yapı ve görev tanımları dikkate alınmadan yapılan değerlendirmeler, toplamda 3 bin kişiyi bulan birçok suçsuz askerin müebbet ceza almasına yol açmıştır.
Bizim Talebimiz Nettir:
Darbeyi planlayan, yöneten ve icra eden kim varsa cezalandırılmalıdır. Ancak, hiçbir yetki ve sorumluluğu olmayan binlerce suçsuz askerlerin de aynı kapsamda değerlendirilmesi adalet duygusunu ve kamu vicdanını zedelemektedir. Adil yargılama için yeniden yargılamanın önünün açılması gerekmektedir. Bizler ne darbeciyiz, ne de herhangi bir terör yapılanmasının parçasıyız. Ailelerimizin ve müebbet hapislerle 10 yıldır hücrede tutulan yakınlarımızın bu şekilde yaftalanmasını kabul etmiyoruz.
15 Temmuz gecesi yaşananların tüm boyutlarını bilmek ve hukukun maddi delillerine göre ortaya çıkarmak, devletin sorumluluğundadır. Bizler kendi gerçeğimizi biliyoruz. Yakınlarımız darbeye kalkışmamıştır ve bu kapsamda sorumlulukları bulunmamaktadır.
10 yıldır devam eden bu meselenin daha fazla derinleşmeden ve toplumsal bir yaraya dönüşmeden çözülmesi gerektiğine inanıyoruz. “Çözüm Süreci” ve “Toplumsal Barış” kapsamında; PKK ve Öcalan ile çözüm arayışında olan Devlet Büyüklerimizin Darbe Mağdurları ve KHK’lılar konusunda da adil, kapsayıcı ve vicdanı bir çözüm üretmelerini talep ediyoruz. Atılacak adımların, oluşabilecek kalıcı toplumsal kırılmaları önleyeceği kanaatindeyiz.
Bizler Bu Vatanın Evlatlarıyız. Ülkemizi seviyoruz ve ayırmadan-ayrıştırmadan yapılacak kapsayıcı bir adaletin tesis edilmesini bekliyoruz. Bu konuda insani ve vicdanı açıdan sorumluluk duyacağınızı ve adaletin tecellisi için bizlere destek olacağınızı umuyoruz. Saygılarımızla. 15 Temmuz Mağduru Asker Aileleri Platformu.”
Platformun, 1 Mayıs 2026 tarihinden başlayarak ve yüz yüze iletişim kurarak yurttaşlarla paylaşmaya çalıştığı basılı belgelerde ise şunları görüyoruz.
“Kamuoyuna Duyurumuzdur''
15 Temmuz darbesini kınıyoruz.
Demokrasiye ve insan hayatına yapılmış bu saldırıyı şiddetle reddediyoruz. Darbeyi kim yaptı ise müebbeti o yatsın.
Dosyasında tek bir somut delil olmayan suçsuz askerler var. Suçlu ile suçsuz ayrılmadı. Suyu bile emirle içen erler, askeri öğrenciler, kursiyer teğmenler, uzman çavuşlar, astsubaylar ve darbeye karşı geldiği belgeli/tanıklı olan rütbelilere bile darbeye teşebbüsten müebbet hapisler verildi.
Adil yargılanmadılar. Terör veya tatbikat denilerek yasal emirlerle hareketlendirilen askerler hiçbir şey bilmiyordu. Somut deliller görmezden gelindi ve toptancı bir anlayışla cezalar verildi.
Sayın Devlet yetkililerimizden bu sorunu kangrene dönüşmeden çözmesini bekliyoruz.
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Çıkarılan Kanun Bizi de kapsamalı.
Eşit Yasa Eşit Kapsam talep ediyoruz. Kamuoyunun vicdanına sesleniyoruz. Bizler bu vatanın evlatlarıyız. Ülkemizi çok seviyoruz. Askerine sahip çık Türkiye.”
Haydi, suçsuzların umut ve yaşama sevinci ile ailelerine ve topluma geri döndüğü, suçsuzların artık ceza görmediği, suçluların “iyi”leştiği, şiddetin değil, sevgi, dostluk ve barışın yaşandığı Türkiye ve Dünya için her yerde ve her zaman, kadın-erkek birlikte, dayanışma içinde… Haydi…
İletişim İçin: E-Posta: [email protected] INSTAGRAM:@asker.adalet X(TWITTER):@AskerAdalet YOUTUBE: 15 Temmuz Mağduru Asker Aileleri Platformu