Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren ve kuvvet komutanlarının öncülüğünde gerçekleştirilen darbenin ardından TBMM ve hükümet feshedildi, siyasi partiler kapatıldı, yüz binlerce kişi gözaltına alındı ve 1982 Anayasası yürürlüğe girdi. Peki 12 Eylül 1980 darbesi neden yapıldı, darbe günü neler yaşandı ve Türkiye'yi nasıl etkiledi?
12 Eylül 1980 darbesi nedir?
12 Eylül 1980 darbesi, Türk Silahlı Kuvvetlerinin dönemin Başbakanı Süleyman Demirel'in başında bulunduğu hükümeti görevden alarak yönetime el koymasıyla gerçekleşti.
Darbe, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren başkanlığındaki askeri komuta kademesi tarafından gerçekleştirildi. Evren'in yanı sıra Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun darbenin yönetim kadrosunda yer aldı.
12 Eylül sabahı Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koydu. Milli Güvenlik Konseyi oluşturuldu ve siyasi faaliyetler durduruldu. TBMM ve hükümet feshedilirken ülke genelinde sıkıyönetim uygulaması genişletildi.
12 Eylül darbesi neden yapıldı?
12 Eylül'e giden süreçte Türkiye, 1970'li yılların ikinci yarısından itibaren ağır bir siyasi, ekonomik ve toplumsal kriz içerisinde bulunuyordu.
Sağ ve sol gruplar arasındaki çatışmalar giderek büyürken siyasi cinayetler ve silahlı saldırılar arttı. Ülkede güvenlik sorunları derinleşti. Aynı dönemde siyasi partiler arasındaki uzlaşmazlıklar nedeniyle Meclis uzun süre cumhurbaşkanını seçemedi.
TBMM, 1980 yılında cumhurbaşkanlığı seçimi için çok sayıda tur gerçekleştirmesine rağmen darbe gününe kadar sonuç alamadı. Bu siyasi tıkanıklık, askeri müdahalenin gerekçeleri arasında gösterildi.
Askeri yönetimin darbe sırasında öne sürdüğü temel gerekçeler ise artan terör ve şiddet olaylarını sona erdirmek, devlet otoritesini yeniden sağlamak, siyasi istikrarsızlığı gidermek ve kamu düzenini tesis etmek oldu. Dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren de yönetime el koymanın gerekçesini devlet otoritesinin yeniden kurulması ve demokrasinin daha sağlam temellere oturtulması şeklinde açıkladı.
Ancak 12 Eylül'ü yalnızca güvenlik sorunlarıyla açıklamak, dönemin bütün koşullarını ortaya koymaz. Darbe öncesindeki ekonomik kriz, siyasi kutuplaşma, hükümetlerin yaşadığı istikrarsızlık ve toplumsal çatışmalar da müdahaleye giden sürecin önemli unsurları arasında yer aldı.
12 Eylül 1980'de ne oldu?
Darbe ile birlikte Türkiye'deki demokratik siyasi düzen askıya alındı.
TBMM ve hükümet feshedildi. Milli Güvenlik Konseyi ülkenin yasama ve yürütme yetkilerini büyük ölçüde kendi bünyesinde topladı. Siyasi partilerin faaliyetleri durduruldu ve parti yöneticileri gözaltına alındı.
Dönemin siyasi liderleri de çeşitli sürelerle gözetim altında tutuldu. Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan ve Alparslan Türkeş gibi siyasi liderler darbe sonrasında farklı yerlerde tutuldu.
Darbe yönetimi, ülkenin siyasi ve hukuki yapısını baştan aşağı değiştiren çok sayıda düzenlemeyi hayata geçirdi. TBMM'nin yetkileri Milli Güvenlik Konseyine devredilirken yeni anayasa hazırlıkları da başlatıldı.
12 Eylül döneminde kaç kişi gözaltına alındı?
12 Eylül döneminin en ağır sonuçlarından biri kitlesel gözaltılar, tutuklamalar, işkence iddiaları ve idamlar oldu.
TBMM kayıtlarında yer alan verilere göre darbe sonrasında yaklaşık 650 bin kişi gözaltına alındı, 1 milyon 683 bin kişi fişlendi ve açılan 210 bin davada yaklaşık 230 bin kişi yargılandı.
7 bin kişi hakkında idam cezası istendi, 517 kişiye idam cezası verildi ve bunlardan 50 kişinin idamı infaz edildi. TBMM tutanaklarında ayrıca işkence sonucu öldüğü belgelenen 171 kişiden söz ediliyor.
Darbe döneminde çok sayıda kamu çalışanı görevinden uzaklaştırıldı. Öğretmenler, akademisyenler, gazeteciler ve diğer meslek gruplarından binlerce kişi çeşitli yaptırımlarla karşı karşıya kaldı. Sendikalar ve çok sayıda dernek kapatıldı.
1982 Anayasası nasıl ortaya çıktı?
12 Eylül yönetiminin en kalıcı sonuçlarından biri yeni anayasanın hazırlanması oldu.
1981 yılında Kurucu Meclis oluşturuldu. Milli Güvenlik Konseyi ve Danışma Meclisinden oluşan Kurucu Meclis, yeni anayasanın hazırlanması için çalıştı. Hazırlanan 1982 Anayasası, 7 Kasım 1982'de yapılan halkoylamasıyla kabul edildi.
1982 Anayasası, darbe döneminin siyasi ve hukuki düzenlemelerini önemli ölçüde şekillendirdi. Siyasi yasaklar, devletin kurumları üzerindeki askeri vesayet tartışmaları ve temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması, anayasanın sonraki yıllarda en çok tartışılan başlıkları arasında yer aldı.
12 Eylül darbesinin sonuçları neler oldu?
12 Eylül 1980 darbesinin Türkiye üzerindeki etkileri yalnızca darbenin gerçekleştiği yıllarla sınırlı kalmadı.
Başlıca sonuçları şöyle sıralandı:
- TBMM ve hükümet feshedildi.
- Siyasi partilerin faaliyetleri durduruldu ve daha sonra partiler kapatıldı.
- Çok sayıda siyasetçi gözaltına alındı veya siyasi yasaklarla karşı karşıya kaldı.
- Yüz binlerce kişi gözaltına alındı ve on binlerce kişi tutuklandı.
- 50 kişinin idamı gerçekleştirildi.
- İşkence ve kötü muamele iddiaları dönem boyunca önemli bir insan hakları sorunu oluşturdu.
- Sendikalar ve çok sayıda demokratik kitle örgütü kapatıldı.
- Basın, eğitim ve üniversite hayatı üzerinde ciddi baskılar oluştu.
- Binlerce kamu çalışanı görevlerinden uzaklaştırıldı.
- 1982 Anayasası kabul edildi.
- 1983 seçimleriyle yeniden parlamenter siyasi hayata geçildi ancak darbe döneminin getirdiği birçok düzenleme uzun yıllar yürürlükte kaldı.
TBMM'nin yayımladığı çalışmalarda, Milli Güvenlik Konseyinin yönetimde bulunduğu yaklaşık 39 aylık dönemde yüzlerce kanun ve düzenlemenin hayata geçirildiği belirtiliyor.
12 Eylül darbesi ne zaman sona erdi?
12 Eylül'ün ardından yaklaşık üç yıl süren askeri yönetim döneminden sonra 1983 yılında genel seçimlere gidildi.
6 Kasım 1983 seçimlerinin ardından TBMM yeniden açıldı ve sivil siyasi yönetime geçiş başladı. Ancak darbe döneminin oluşturduğu anayasal ve siyasi düzen uzun yıllar Türkiye'nin siyasal hayatını etkiledi.
12 Eylül darbesi neden hâlâ tartışılıyor?
12 Eylül 1980, Türkiye'nin yakın tarihinde yalnızca bir askeri müdahale olarak değil, demokrasi, hukuk, insan hakları ve siyasi özgürlükler açısından bıraktığı sonuçlarla da tartışılıyor.
Darbe sonrasında yaşanan gözaltılar, tutuklamalar, idamlar, işkence iddiaları ve siyasi yasaklar, 12 Eylül'ün toplumsal hafızadaki yerini belirleyen başlıca unsurlar oldu.
Darbe yönetiminin uygulamalarını araştırmak amacıyla TBMM bünyesinde de çalışmalar yürütüldü. 12 Eylül dönemine ilişkin Meclis belgelerinde, darbenin Türkiye'nin siyasi ve toplumsal yapısı üzerinde uzun süreli etkiler oluşturduğu vurgulandı.
12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen, dönemin oluşturduğu anayasal düzen, siyasi yasaklar ve yaşanan hak ihlalleri Türkiye'deki demokrasi tartışmalarının önemli başlıklarından biri olmaya devam ediyor.




