Başlığı William Shakespeare’den ödünç aldım. O Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele (To be or not to be, it is all matter) demişti. Ben de bu yazının başlığını böyle uygun buldum. (To write or not to write, it is all matter) Neden diye soracak olursanız, çevirilerde öylesine büyük hatalar yapılıyor ki, okuduğunuzda kafanız karmakarışık oluyor. Bu nedenle yazıp yazmamakta kararsız kaldım.


Geçenlerde İnternet’te çeviri şiirlere bakarken gözüme Ahmed Arif’in “İçerde” şiiri ilişti. Şiirin başlığını okuduğumda şok oldum. Arif bu şiirinde hapishaneyi anlatır. İçerde’nin başlığı normal içerde biçiminde çevrilmişti. Yani “On the inside” biçiminde. Halbuki Ahmed Arif hapishaneyi anlattığı için bu şiirin başlığının “In prison” olması gerekirdi.
Bir de “the” article”ı (tanımlık) o kadar olmadık yerlerde kullanılıyor ki şaşıp kalıyorsunuz. Örneğin eğer binanın ya da bir yerin kendi amacından bahsediyorsanız the tanımlığı kullanılmaz. Bu tanımlık kullanıldığında binanın kendi amacı dışında başka bir şeyi anlatır. Bunu İngilizce bir cümle içinde anlatacak olursak; They are in the prison. (Onlar hapishanedeler.) dediğimiz zaman orada bulunan kişilerin hapishaneyi ziyarete gittiğini anlatmış olursunuz. Eğer onların mahkum olduğunu anlatmak istersek aynı cümleyi tanımlık olmaksızın kullanmak zorundayız. Yani; They are in prison dememiz gerekir.


Zaman zaman çeviri romanlar ve şiirler okuyorum. Öylesine büyük hatalarla karşılaşıyorum ki anlatılması olanaksız. Eğer bir şiirin ya da bir öykünün tamamını okumadan, cümle cümle çeviri yapılırsa o şiir ya da öykünün anlamı kaybolur. Bunu göz önüne alarak Prost der ki: poetry is what gets lost in translation (Şiir çeviride yiten şeydir). Buna karşın tamamını okuyan ve bütün çevirilerinde bu kuralı titizlikle uygulayan Talat Halman –ışıklar içinde uyusun- öğretmenimiz: Şiir çeviride ortaya çıkan şeydir (Poetry is what found in translation) demiştir. Eğer çevirdiğiniz dilin kurallarını biliyorsanız ve çevireceğiniz dilin kurallarını da hakimseniz, çevirdiğiniz şiir, öykü ya da roman yeniden yaratılmış kadar güzel olabiliyor.


Ortaokul 2. sınıfta okurken Türkçe öğretmenimiz Dursun Akçam –ışıklar içinde uyusun, saygı ve özlemle anıyorum- John Steinbeck’in Cennetin Doğusu (East of Eden) kitabını okumamızı istemişti. Bir yarıyılda bu kitabı okuyacak ve özetini çıkaracaktık. Kitabı yaklaşık iki ay içinde okuyup bitirmiş ve özetini de çıkararak ödevimi tamamlamıştım. Gazi Eğitim Enstitüsü (GEE) İngilizce Bölümü’nde okurken adı geçen kitabın İngilizce baskısını kütüphaneden alarak okumaya başladım. Çocukluğumda okuduğum bölümlerle uyuşmayan yerleri not alarak karşılaştırdım. Bazı bölümler çevrilmemişti. Tüm aramalarıma rağmen o bölümler çeviride yoktu. Bunu öğretmenlerime de ilettim. Onlar da şaşırmıştı. Yeni çevirilerde bu bölümlere dikkat ettim, çevrilmişti. Ya çevirmen ya da dizgici yaklaşık dört sayfayı eksik bırakmıştı.
Çevirilerde bir de dikkatimi çeken bir diğer şey –özellikle Rus klasiklerinde sık sık karşılaşıyorum bu cümle ile- İngilizce aslından çeviren cümlesi kullanılıyor. O eserin aslı Rusça’dır. Bunun yerine İngilizce çevirisinden çeviren cümlesi kullanılırsa yerinde olacaktır.


Kitapçıları dolaşırken eğer çeviri kitap alıyorsam önce çevirmenine bakarak alıyorum artık. Çeviride yapılan hatalar zamanla okuyanı okumaktan da soğutuyor. Kendi adıma ben böyle düşünüyorum. İyi bir okur olmak iyi bir gözlemci olmayı da gerektiriyor.
Yazımı bitirirken Çiçek Eriş’in nefis çevirisi ile Anton Askerc’in güzel bir şiirini paylaşmak istedim. (Eğer bir çeviri şiir ya da öyküden alıntı yapıyorsanız lütfen çevirmeninin adını da belirtiniz.)
Sadece ölümden sonra, orada, başka dünyada değil,
Cenneti hemen burada istiyoruz.
Birbirimizi kardeşçe ve yaşadığımız sürece sevelim,
Bu dünyayı da bir cennete çevirelim.
(Not only after death, there, in the other World,
We want to have our paradise already here.
Let us love each other, brothers, as long as we live,
And turn this World into paradise ourselves.)
Not: Bu yazıyı 2019 yılında yazmıştım. Aradan geçen yaklaşık 6 yıla rağmen çeviri hataları devam ediyor. Bu nedenle tekrar paylaşmak gereğini duydum.
Hatasız çeviriler okuyacağınız yeni bir yıl diliyorum.