Üzerimde koyu bir toprak kokusu var hayatımın anlamı,
Senin evine misafir olmayalı geçen saniyeler seneler aldı.
Arkama bakarak gittiğimde senden emanet bir duygu kaldı.
Yanımda anca cebime saklanan toprak kokusu yoldaştı.

Geri gelmeni istemeyi unuttum güzeller güzelim,
Sesindeki meleğin yumuşacık dokunuşunu tükettim.
Bana verdiğin hediyeleri kalbimden alıp depoya hapsettim.
Seni tanımayan yıldızları gezdim, hayaller biriktirdim.

Ama ben seni özlemeyi değil, ben seni hak ediyordum.
Sana gösteremeyeceğim bir kaderi alnıma yazmamalıydım.
Seni hatırlattığı için soğuğa âşık olup içime çekmemeliydim.
Üşümüyorum diyerek kış aylarında kendimi bir çocuk gibi kandırdım.

Hatırlar mısın rüzgârlı günlerde uçuşan mor uçurtmaları,
İbadetim olur, hatırlarım bazı göz kırpışı tadındaki anıları.
Elimde bir dua, içimde bir saygı ile tavaf ediyorum senden kalanı.
Birazcık kayboldun sanırım can dostum, mektupların zarfları kapalı.

Yolumu kaybettikçe ay ışığı altındaki geceler arkadaşım oldu
O gecelerden birinde tek başına benimle konuşan ay bir soru sordu
Hani nerede kendisini benim ile karşılaştırdığın? ben özledim onu
Sadece ben özlemiyorum seni, gelebilirsen gel kalbimi hatalar çok yordu.