Reh-i Aşk’ın sözcük anlamı; Aşk Yolu. Şair İlyas Demirboğa dostum kitabını bastıracağı zaman dosyasını benimle paylaşmış, düşüncemi almış beni onurlandırmıştı. Bazı kitapların isimleri, kapağı hatta kapaktaki rengiyle içindeki şiirlerin bir aynasıdır. Kapaktaki, renk, fotoğraf ve isim kitabın içindeki şiirleri öylesine bütünlüyor ki bunu ancak okuyan anlar.
İlyas Demirboğa’nın biyografisinde şöyle yazıyor: 25 Mart 1979 Ankara doğumlu. Aslen Yozgat Çayıralan Evciler köyü nüfusuna kayıtlı. İlköğretimi, İncirli ve Faik Erbağı İlkokulunda bitirdikten sonra liseyi İncirli Teknik ve Meslek Lisesi’nde 1996 yılında bitirdi. Yükseköğrenimini, Anadolu Üniversitesi Sosyal Hizmetler ve Sosyoloji Bölümü’nde tamamladı. Daha sonra hobi amaçlı fotoğraf ve kameramanlık ön lisans bölümünü bitirdi. Demirboğa, Evli, İkbal Ela adında bir kızı var. Halen Sağlık Bakanlığı’nda çalışmakta. Okumak ve yazmak dışında; müzik dinlemeyi, söylemeyi, seyahat etmeyi, sohbet etmeyi, ailesiyle ve arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi seven sosyal bir kişilik.

Şair Demirboğa, içi dışı bir has Anadolu insanı. Şiirlerinde; canlı cansız yaşamın her alanına dokunmuş. Kitabında; insanın duygu dünyası, sevgisi, maneviyatı ve aşkın insan hayatındaki yeri gibi konuları anlatmaktadır. Her şiirde farklı duygular ve düşünceleri dile getiren Demirboğa, okuyucuya hem duygusal hem de düşünsel bir yolculuğa çıkarmaktadır.
Kitabın ilk şiirinde, doğumundan başlayarak kendini anlatan şair hem kendini hem de doğduğu yıllardaki ülkenin durumunu özetliyor bir bakıma.

BENLİĞİMLE BEN
Doğmuşum
Doğa bile beyaza kaplamışken kendini
Kazma kürek yaktırırken yirmi beş mart
Darbeye ramak kala
Yıl bin dokuz yüz yetmiş dokuz
Ölene öldürene inat doğmuşum
Ağlamışım
Asılmış yakılmış yüzülmüş bedenlere
Susturulmak istenilenlere inat
Bağıra çağıra tüm çocukluğumda
Büyükler gibi ağlamışım
…
Önce yaşamışım
Sonra bakakalmışım
Geçirmişim süzgeçten hayatı
Bazen başa dönmüşüm bazen sıyrılmışım
Yine gün-ay-mış gece ka-rar-mış
Takmışım kafamı günlük yaşama
Bırakmışım akışına
Ardından seyreylemişim
Benliğimi
Yukarıda da söz ettiğim gibi Demirboğa şiirlerinde dostluğu, vefayı, aşkı, sevgiyi kısacası insana dair her şeyi dile getirmiş. Şair olmak da tolumun, çevrendeki canlıların yani insan, hayvan, ağaç, böcek, çiçek fark etmez farkına varmak, onların acısına üzülmek, mutluluğuna sevinmek bu duyguları da şiir olarak kâğıda dökmek değil mi?
Şair İlyas Demirboğa, Şair Kâzım Doğaner’in şiirlerinden üç tanesini kitabına koyarak dostluğunu vefasını Doğaner’e de göstermiş.
Doğaner’in, Demirel’e yazdığı hiciv içeren şiirinden iki dörtlükle yazıma son vermek istiyorum.
…
Kırk yıl önce meclise girdin
Ne çiçek yetiştirdin ne meyve verdin
Koltuğa yaslanıp yurduna kıydın
Bir kıyak da vatana yap sana baba
…
Doğaner Kâzım’ın doğrudur sözü
Çankaya’ya kadar biz çıkarttık sizi
Yüzde on beş ucuza kapattın bizi
Bir kıyak da işçiye yapsana baba
Sevgili dostum arkadaşım kardeşim İlyas Demirboğa; ilk kitabın ile hem kitap çıkarma konusunda hem de okuyucularınla buluşma konusunda eşiği aştın. Bundan sonrası çok daha kolay olacak diye düşünüyorum.
Daha nice eserlerinle edebiyat dünyasında yerini alman umudumla sonsuz başarılar diliyorum. Yolun açık olsun.