2013-2014 sezonuydu. Sporda şiddetin sonlandırılması, statlarda güvenlik ve kontrolün sağlanması ve tüm bunlarla birlikte provokatif eylemlerin önüne geçilebilmek amacıyla çıkarılan 6222 sayılı kanun çerçevesinde, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), tribünlere girişin anahtarı olarak Passolig sistemini devreye soktu.
Passolig o dönem, taraftarın maça ulaşmasını güvence altına alacak ‘en iyi çözüm’ olarak lanse edildi ve taraftar kitlelerine sunuldu. Ancak işin içinde fazla evrak, tekdüze uygulamalar ve taraftarı yabancılaştıran prosedürler vardı.
Doğrusunu söylemek gerekirse, itiraz edenlerden biriydim. Sistem kâğıt üstünde cazip görünse de pratikte hem ruhu hem de hareket alanını daraltıyordu. Nitekim haklı çıktığımı görmek çok uzun zaman sürmedi. Geçen on yılı aşkın sürede yaşanan binlerce olay, Passolig’in çözüm olması kadar, sorun üretme potansiyelinin de oldukça yüksek olduğunu gözler önüne serdi.
Bu durum giderek azalan taraftar sayısı ve o kitlelerin ortaya koyduğu coşkuyla birlikte, sistemin karaborsayı engellemekten öte, belirli bir oranda legalize eden yapısı da ortaya konan eleştirileri doğrular nitelikteydi.
Ve şimdi... Yepyeni bir dönemin eşiğindeyiz. 2025-2026 sezonuyla birlikte Passolig uygulamasına veda ediyoruz. Yerine gelen sistem daha sade, daha rasyonel ve daha çağdaş bir çözüm sunmayı hedefliyor. Artık taraftarlar, çipli T.C. kimlik kartlarına yüklenecek elektronik biletlerle stadyumlara giriş yapacak.
Bu yenilik, sadece bir kolaylık değil; aynı zamanda futbolun yeniden taraftar kitlelerinin tribünleri doldurması için ciddi anlamda bir umut. TFF’nin bu adımı, teknolojiyi doğru kullanan, güvenliği gözeten ve taraftarı süreçten dışlamayan bir anlayışın ürünü olmalı.
Elbette yeni sistemin, geçmişte yaşanan karaborsa problemlerine ve dijital adaletsizliklere de çok büyük ölçüde neşter vurması şart. Bu iş sadece bir geçiş değil, aynı zamanda bir arınma süreci olmalı. Türk futbolu artık tribünde daha az bariyer, daha çok samimiyet istiyor.
Dilerim ki bu yeni düzenleme, yalnızca tribün turnikelerinin değil, futbolun karakteristik ruhunun da ardına kadar açılacağı bir sürecin başlangıcı olur.
Kalın sağlıcakla…