12. Yargı Paketi içerisinde yer alması beklenen noter yardımcılığı düzenlemesine ilişkin Türkiye Cumhuriyeti Noterleri Personeli Yardımlaşma Vakfı Başkanı Yaşar Yaran, gazetemiz SONSÖZ’e kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Sonsöz Gazetesi’nden Sümer Taşkıran’ın haberine göre; Yaran, noterlik sisteminin tarihsel gelişiminden mevcut personel yapısına, dijitalleşme sürecinden gayrimenkul ve araç satış işlemlerine kadar pek çok başlıkta önemli mesajlar verdi. Ancak açıklamalarının merkezinde tek bir ana vurgu vardı: Noter yardımcılığı düzenlemesi eğitim ve altyapı tamamlanmadan yürürlüğe girmemeli.
1972’DEN BUGÜNE NOTERLİK SİSTEMİ
Başkan Yaran, noterlik mesleğinin köklerinin Selçuklu ve Osmanlı dönemindeki “katib-i adil” sistemine kadar uzandığını hatırlatarak, 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 1972 yılında yürürlüğe girdiğini ifade etti. Bu tarihten itibaren noterlik sistemi Türkiye Noterler Birliği bünyesinde sürekli güncellenerek bugünkü yapısına kavuştu.
Mevcut sistemde noterlik hizmetleri; noter, katip, yetkili katip ve başkatipten oluşan bir hiyerarşiyle yürütülüyor. Personel, büyük ölçüde usta-çırak ilişkisi içinde yetişiyor. Bir katibin başkatip seviyesine ulaşması 15 yıla kadar uzayabiliyor. Küçük illerde bu süre kısalabilse de dijitalleşen dünyada noterlik işlemlerinin karmaşıklığı, eğitim sürelerini daha da uzatıyor.
Noterler ise hukuk fakültesi mezunu olduktan sonra yaklaşık 10 yıllık deneyim sürecinden geçerek sınıflar arasında yükseliyor. 4. sınıftan başlayıp 1. sınıfa kadar ilerleyen bu yapı, mesleğin ciddi bir deneyim birikimi gerektirdiğini ortaya koyuyor.
12. YARGI PAKETİ VE NOTER YARDIMCILIĞI: ZORUNLU İSTİHDAM DÜZENLEMESİ
Yargı Paketi kapsamında gündeme gelen düzenleme ile 1. sınıf noterliklerde noter yardımcısı istihdamının zorunlu hale gelmesi öngörülüyor. Yaran’a göre asıl kritik soru şu: Bu yeni kadro, mevcut personel yapısına nasıl entegre edilecek? Yaran, kamu yönetimi, personel entegrasyonu, hukuki sorumluluk ve olası maddi-manevi zararlar açısından ciddi tereddütler bulunduğunu belirtti. Türkiye genelinde yaklaşık 17 bine yakın noter personeli ve bin 500 civarında birinci sınıf noter bulunduğunu hatırlatan Yaran, bu büyüklükte bir sistemde yapılacak yapısal değişikliğin aceleye gelmemesi gerektiğini söyledi.
“NOTER YARDIMCILIĞI OLMALI AMA NASIL?”
Yaşar Yaran, noter yardımcılığına ilkesel olarak karşı olmadıklarını özellikle vurguladı: “Avrupa’da bu sistem var. Türkiye’nin de uyum yasaları çerçevesinde sorumlulukları bulunuyor. Noter yardımcılığı mutlaka olmalıdır.”
Ancak Yaran’a göre mesele “olmalı mı?” değil, “nasıl olmalı?” sorusu. Mevcut personelin mesleki tecrübelerinden yararlanılmadan, başkatiplerin ve kıdemli personelin bilgi birikimi değerlendirilmeden sisteme yeni bir yapı eklenmesinin riskli olduğunu ifade etti. Özellikle 15-20-25 yıl hizmet vermiş başkatiplerin fark dersleriyle ve meslek içi eğitimle noter yardımcılığına dönüştürülebileceğini söyledi.
Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.