İstanbul Bayrampaşa Devlet Hastanesi’nde yaşanan uzun randevu süresi, sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sıkıntıları bir kez daha gözler önüne serdi.
Sonsöz Gazetesi’nden Sümer Taşkıran’ın haberine göre; üroloji muayenesinin ardından ultrason çekimi talep edilen bir hastaya verilen randevu tarihi, tam 6 ay 20 gün sonrasını işaret etti. Bu durum, özellikle tanı süreçlerinde kritik öneme sahip görüntüleme hizmetlerinde yaşanan yoğunluğu ve kapasite sorunlarını tartışmaya açtı.

6 AY 20 GÜN SONRAYA RANDEVU
67 yaşındaki emekli polis Halis Kahraman, 1 Nisan 2026 tarihinde üroloji polikliniğinde muayene oldu. Doktorun ultrason istemesi üzerine hastanenin ilgili birimine başvuran Kahraman, aldığı randevu karşısında büyük şaşkınlık yaşadı. Kendisine verilen tarih 20 Ekim 2026 idi. Yani yaklaşık 6 ay 20 gün sonrası… Bu süre, özellikle ileri yaş grubundaki hastalar için ciddi bir risk olarak değerlendiriliyor.
“TANI SÜRECİ GECİKİYOR” UYARISI
Halis Kahraman, yaşadığı durumu yalnızca kişisel bir mağduriyet olarak değil, sistemsel bir sorun olarak ele aldı. Tanı sürecinin en önemli aşamalarından biri olan görüntüleme işlemlerinin bu kadar gecikmesinin ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Özellikle ileri yaşta olan bireylerde hastalıkların erken teşhisinin hayati önem taşıdığına vurgu yapan Kahraman, gecikmelerin sağlık risklerini artırabileceğini ifade etti. Gazetemize SONSÖZ'e konuşan Kahraman, yaşadığı sürecin sadece kendisiyle sınırlı olmadığını, birçok vatandaşın benzer sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirtti.

CİMER ÜZERİNDEN BAKANLIĞA BAŞVURU
Yaşadığı sorunun çözümü için resmi adım atan Kahraman, 3 Nisan 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden Sağlık Bakanlığı’na yazılı başvuruda bulundu. Başvurusunda yalnızca şikâyetini dile getirmekle kalmayan Kahraman, aynı zamanda çözüm önerisini de sundu.
ÇÖZÜM ÖNERİSİ: MESAİ DIŞI VE HAFTA SONU HİZMET
Kahraman’ın önerisinin merkezinde, devlet hastanelerindeki görüntüleme merkezlerinin çalışma saatlerinin genişletilmesi yer alıyor. Başvurusunda şu ifadeleri kullandı: “Tanı sürecinin en kritik aşamalarından biri olan görüntüleme işlemlerinin bu kadar ileri bir tarihe bırakılması, sağlık hizmetlerine erişimde ciddi sorunlar olduğunu göstermektedir. Özellikle ileri yaş grubundaki hastalar için bu gecikmelerin yaratacağı riskler göz önünde bulundurulmalıdır.” Kahraman, hasta mağduriyetlerinin önlenmesi ve hizmet kalitesinin artırılması adına görüntüleme merkezlerinin mesai saatleri dışında ve hafta sonlarında da hizmet vermesi gerektiğini belirtti.

VATANDAŞ MEMNUNİYETİ VE ERKEN TANI VURGUSU
Öneride dikkat çeken bir diğer nokta ise hasta memnuniyeti oldu. Sağlık hizmetlerinde yaşanan yoğunluğun azaltılması ve vatandaşların daha hızlı hizmet alabilmesi için çalışma düzeninde esnekliğe gidilmesi gerektiği ifade edildi. Uzmanlar da benzer şekilde, erken tanının birçok hastalıkta tedavi başarısını doğrudan etkilediğini vurgularken, görüntüleme hizmetlerindeki gecikmelerin zincirleme sorunlara yol açabileceğine dikkat çekiyor.
Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.



