M. UMUT KARAKÜLAH

Başkent Ankara’da 70 yılı aşkın bir süredir aynı dükkanda hizmet veren Asalet Erkek Kuaförü, geçmişten günümüze sektörün tüm gelişimini içinde barındırıyor.

Nostaljinin romantizmi ile sadeliğin güzelliğini birleştiren Asalet Erkek Kuaförü’nde çıraklıktan kalfalığa, kalfalıktan ustalığa uzanan yarım asra yakın bir süredir ömrünü bu mesleğe adamış Atilla Doğan ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Spordan siyasette, ekonomiden magazine kadar birçok sektördeki günlük gelişmelerin konuşulduğu ana merkezdir berber koltukları. Dolayısıyla da berber ustasının her sektöre ve her konuya ilişkin bilgisi vardır. Ama tabiki asıl bilgi ve becerisi, kuaförlükteki habaretidir.

Atila Doğan, Asalet Erkek Kuaförü’nün 70 yıllık mazisini anlatırken ağabeyi ve babasının kendisini buraya çırak olarak getirdikleri günü gözleri dolarak anlatırken ileride bugünlere gelip bir karma olacağını hiç düşünmediğini sözlerine ekledi.

Doğan; Cinnah Caddesi Farabi Sokak 34 numarada hizmet veren Asalet Erkek Kuaförü’ne kendisine ilişkin sorduğumuz soruları içtenlikle yanıtladı:

“MESLEĞE ADANMIŞ BİR HAYAT”

-Öncelikle bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

- Atila Doğan: “İsmim Atilla Doğan, 15 Eylül 1971’de Ankara’da doğdum ve 2 çocuklu bir evde büyüdüm. Şimdi ise 29 yaşında bir erkek ve 24 yaşında üniversite okuyan bir kızım var. 36 senedir bu dükkânda, mesleğe başladığım bu yerde bilfiil çalışıyorum.”

- 36 sene, 53 yaşındaki Atilla ağabeyin ömrünün 3’te 2’si… Bu uzunca sürenin bir başlangıcı olmalı.

- Atila Doğan: “Ortaokulda, karnemde zayıf notlar olduğu için bugün hemen karşıda yer alan otelin bulunduğu noktada esnaflık yapan babamın yakın arkadaşı rahmetli büyüğümüz Asalet ağabeyle babam, benim çıraklık yapmamı kararlaştırmışlar. Haberi aldığımın ertesi günü de işe başladım.  Bu olayın yaşandığı 1986’dan bu zamana dek Asalet’te çalışıyorum. Asalet Demirci ise 14 sene önce vefat etti. Duvarda resmi bulunan beyefendi, bizim kurucumuz Asalet ağabeydir.”

Duvardaki resim, mekâna girildiği anda dikkat çekecek şekilde konumlanmış, bunun yanı sıra ayna kaplı duvarı bölen tek şey, korunması adına cam çerçevenin ardında sergilenen sarı gazete kağıtları… En eskisinin tarihi 70’lere uzanıyor. Çoğu haber ise Asalet Demirci’ye ait… Atilla ağabey, ustasına duyduğu saygıyı hem sözlerinde hem tavırlarında çokça gösteriyor.

Atilla ağabey, haberlerden gördüğüm üzere dükkânın koca bir mazisi var. Senin tanık olduğun zamandan öncesi ve geldiğin ilk dönemler nasıldı?

- Atila Doğan: “Bu dükkân an itibariyle Ankara’nın en uzun süre faaliyet gösteren yerlerinden biri, belki ilki. Asalet ağabeyin anlattığına göre bu dükkânı 1970 yılında meslek büyüğümüz Raşit ağabeyin ricası ve ısrarı üzerine satın almış. Daha sonraki yıllardaysa işler hızla büyümüş, benim başladığım dönemde tam 9 kişi çalışıyorduk.”

“RIDVAN DİLMEN, TANJU ÇOLAK, SİNAN ENGİN GİBİ BİRÇOK ÜNLÜ MÜŞTERİMİZDİ”

- Fotoğraflardan gördüğüm üzere çokça ünlünün de sık sık ziyaret ettiği bir mekân olduğu anlaşılıyor.

- Atila Doğan: “Evet, çok ünlü müşterilerimiz vardı. Zeki Alasya, Kemal Sunal, Metin Akpınar buraya yolu düşmüş sanatçılarımızdandı. Trabzonspor kafilesi, başlarında Şenol Güneş olmak üzere bizim mekanımızda tıraş olmuşlardı. Yine Rıdvan Dilmen ve Tanju Çolak müşterimiz oldular. Sinan Engin’i ise her hafta tıraş ederdim. Tüm bu isimlerin yanı sıra Asalet ağabeyin arkadaşları olarak sayabileceğim Kayahan başta diğer ünlüler de ara ara uğrarlardı. Seda Sayan, Hülya Avşar, Hacı Sayar bunlardandı.”

- Sanki bir ünlüler geçidi gibi. Tüm bu isimlerin burayı keşfetmesi nasıl olmuştu?

- Atila Doğan: “Rahmetli ustam, Asalet ağabey kendi döneminin gerçekten ünlü kuaförlerinden biriydi. Vakko defilelerine katılır, ünlülerin masalarına konuk olurdu. Bu masalarda dostluklar inşa etmişti. Son olarak eklemem gerekir. Hayatım roman olur diyen çok insan vardır ama bu sözü söylemek en çok Asalet ağabeye yakışırdı.

-İşin çok maharetle yapıldığını söyledik. Asalet’te yükselmek ve işi öğrenme süreci nasıl gelişirdi?

- Atila Doğan: “Alttan yetişenler çok uzun emek vererek olgunlaşırlardı. Örneğin ben ancak beş senede çıraklıktan kalfalığa yükseldim. Birisi emekli olmadan ya da dükkândan ayrılmadan çıraklar kalfa olamazlardı.”

- Peki tarihsel bir yerde çalışma hissi...?

- Atila Doğan: “Asalet’e, 70’lerde ve 80’lerde uğramış insanlar belki bir rastlantı sonucu dükkanın önünden geçtikleri zaman başlarını şöylece bir uzatıp selam verirler. Ardından da ‘burası hala açık mı? Çok şaşırdık’ diyerek kendilerinin burayı ziyaret ettikleri zamanları anlatırlar. En çok aldığımız tepkilerden biriyse ‘burası hiç değişmemiş’ cümlesidir. Elbette bakım yaptırdık ama dükkân 50 sene önce nasıl dizayn edilmişse hala aynı şekilde devam ediyor ve insanların aynı havayı solumasını sağlıyor.”

- Eski isimler ve müdavimler, bu mesleğin en önemli taraflarından biri diye anlıyoruz..?

- Atila Doğan: “Evet. Aslında herkesin bağlandığı ve sıklıkla ziyaret ettiği bir kuaförü vardır ve bizim meslekte müşterilerinizin çoğu tanıdıktır. Hem tıraş eden hem tıraş olan bir yakınlık geliştirirler ve bu işimizin en keyifli taraflarından biridir.”

- O zaman bu mesleğe gönül vermenizin en önemli sebeplerinden birisi bu… ‘İyi ki bu mesleği seçmişim’ dediğiniz anıyı bizimle paylaşır mısınız?

- Atila Doğan: “Futbolcu Rıdvan Dilmen’in dükkana gelmesi, unutulmaz bir anıydı. Maalesef o dönemler kameralı telefonlar ya da kameralar hiç yaygın değildi. Bir fotoğrafım olsun isterdim. Bir diğer keyifli hadise, Kemal Sunal’ın ziyaretiydi. Çok ciddi bir kişiliği ve aurası vardı ve televizyonda gördüğümüz karakterden tamamen farklıydı ama o halde bile kendisini çok sevmiştik.”

“KUAFÖRLÜK MESLEĞİNİN MANEVİ KAZANÇLARI DAHA YÜKSEK”

- Tüm bunlar mesleğiniz maddi tatmininin yanı sıra manevi doyumunda da etki sağlıyor diye düşünüyorum.

- Atila Doğan: “Elbette, sonuç olarak emek verdiğiniz her işte para kazanma imkânı var. Ancak kuaförlük mesleğinin manevi kazançları da bulunuyor. Örneğin eski başkanımız Murat Karayalçın taşınmadan önce uzunca bir süre dükkanımızın ziyaretçisiydi. Bunun yanı sıra her 15 günde bir eski devlet bakanımız Kürşad Tüzmen’in saçları hala bana emanettir. Daha önce saydığım ünlüler, burada tanıştığımız ve ayda en az birkaç kez uzunca sohbet edebildiğimiz farklı insanlar eklendiğinde birçok mesleğin bu tatmini veremeyeceğini söyleyebilirim.”

- Son olarak, Atilla Doğan’ın kuaförlük hikayesine dönmek istiyorum. Yeteneğinden hiçbir şey kaybetmese de bir emeklilik planı var mı?

- Atila Doğan: “Asalet ağabeyi çok sevsem de kısa bir süre boyunca kardeşimin yeni açtığı dükkana yardım etmek için buradan ayrılmış ve onun mekanında çalışmaya başlamıştım. Daha sonra Asalet’in kapatılacağını duyunca çok üzüldüm. Gelen ricalar üstüne yerimizin adını yitirmemesi, burada yaratılan kültürün devam etmesi için dönmeye gönüllü oldum. Burası, baştan beri söylediğimiz üzere tarihi bir yer ve tarihi yerleri yaşatmak bir taraftan da sorumluluk… Dükkana döndükten sonra da yıllardır burada devam ediyorum. Binamız epey eski olduğu için kentsel dönüşüm programına alındı. Kısaca dükkan yıkılana ya da sağlığımın bu mesleği yapmaya el vermediği güne kadar, Asalet Erkek Kuaförü’nü yaşatmaya ve ziyaretçilerimize hizmet vermeye devam edeceğim.”

İçi tarih kokan ve hikayesini öğrenmekten keyif aldığımız bu yere, elimde gazeteyle döndüğüm zaman tıraş olmak üzere sözleşerek ayrılıyoruz. Ankara’nın kıyıda köşede kalmış küçücük mekanları, insanın bu şehre karşı duyduğu sevgiyi tek başına sırtlamaya dahi muktedir görünüyor.

Muhabir: Haber Merkezi